Üç günlük aradan sonra yeniden görev başında olmanın mutluluğuyla herkese merhaba.
Bir mevsim rahatsızlığı nedeniyle Pazar gününden düne kadar yatakta istirahat etmek zorunda kaldım. Üç gün boyunca Kalavaç köyündeki evimden dışarıya bile çıkamadım. Bereket ki hastanelik bir durumumuz olmadı. Malum hastanemiz de bu sıralarda sıkıntılı.
Rahatsızlığım sırasında haliyle basım dünyasından biraz uzak kaldım. Bu üç günlük süre içinde ülkemiz basınında neler olmuş neler!
Bazı gazetelerde bizden de bahsedilmiş!
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın adaylığını açıklamak için düzenlediği etkinlikte yaptığım kısacık konuşmadan yola çıkılarak bizimle ilgili yorumlar yapılmış!
Bizim gibi toplum içinde göz önünde duran kişilerle ilgili olarak yorumlar ya da değerlendirmeler yapılmasını yadırgamıyorum. Elbette ki yapılabilir, yapılmalıdır da. Ancak yapılan yorumlara karşı bizim de bir söz hakkımız olmak durumundadır.
İlk olarak şunu net ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymakta yarar olduğu düşüncesindeyim; Cumhurbaşkanlığına bağımsız adaylığını açıklayan Mehmet Ali Talat’a destek veren tavrım tamamen kişisel olarak kendi kararımdır. Bu kararı alırken eşimden başka hiç kimseyle danışmada bulunmadım. Barıştan ve demokrasiden yana değişmez bir duruşa sahip bir yurttaş olarak Sayın Talat’ın Cumhurbaşkanlığı görevini bir dönem daha sürdürmesinin Kıbrıs Türk halkının lehine olacağı düşüncesindeyim. Bu düşüncemden hareketle, bu toplumun bir aydını olarak kişisel tavrımı ortaya koymak istedim ve yaptım.
Benim kişisel tavrım, çalıştığım medya kurumunun bir kararı değildir ve kurumu bağlamaz. Bu yönde basında yer alan yorumlar yersizdir. Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptığım Star Kıbrıs gazetesi ve bağlı bulunduğumuz Star Kıbrıs Medya Grubu tüm siyasi partilere ve Cumhurbaşkanlığı bağlamında tüm adaylara eşit mesafede durmayı kendine temel ilke sayan bir kurumdur. Star Kıbrıs Medya Grubunun bu değişmez tavrı izlediği yayın politikasıyla da gözler önündedir. Medya grubumuz bundan sonra da “güçlünün değil haklının yanında olma” politikasını sürdürmeye devam edecektir.
Bizi yakından tanıyanlar için önemli değil belki ama herkesin bizi yakından tanımak durumunda olmadığını göz önünde tutarak, buradan önemli saydığım bir hususu da net olarak ortaya koymakta yarar görüyorum. Bazı gazetelerde yapılan yorumlarda, benim Star Kıbrıs Medya Grubu tarafından görevlendirilmiş olabileceğim şeklinde ifadelere yer verilmiş! Hatta Star Kıbrıs Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ali Özmen Safa tarafından görevlendirilmiş olabileceğime kadar yorumlar yapılmış!
Böyle bir şeyin çift taraflı olarak mümkün olmadığını altını çizerek ifade etmek istiyorum. Çok açık ve net olarak belirtiyorum ki, ne Sayın Ali Özmen Safa benden böyle bir talepte bulunur ne de ben böyle bir görevi kabul ederim.
Benim siyasi bir geçmişim vardır. Son milletvekilliği seçimlerinde bir partiden kontenjan aday oldum. Benim siyasi geçmişim de, son seçimlerde aday oluşum da Star Kıbrıs Medya Grubu’nda sorgulanmadı ve sorun yapılmadı.
Kişi olarak da, bulunduğum görevle ilgili olarak da sorumluluklarımın bilincindeyim. Temel felsefesi yurtta ve dünyada barış olan bir aydın olarak kişisel tavrımla, üst düzeyde görev taşıdığım gazetedeki kurumsal sorumluluklarımın bilincindeyim. Bundan kimsenin en küçük bir şüphe duymasına gerek yoktur.
Benim kişisel tavrım nedeniyle yapılan bazı yorumlarla, hiç hak etmediği halde adı geçen ve yansızlığı tartışma konusu edilerek bir anlamda yıpratılmak istendi. Bu nedenle Sayın Ali Özmen Safa’nın şahsında Star Kıbrıs Medya Grubu’na bir özür borcum doğdu. Gerçeğin ötesinde yorumlara neden olduğum için özür dilerim. Kişisel tavrımın sonuna kadar arkasındayım; buna paralel olarak Star Kıbrıs gazetesi ve gurup olarak siyasilere eşit mesafede olma tavrımız da aynen devam edecektir.