Politikaci eşi olmak

Okyanusların, denizlerin ötesinde iki adada kıyasıya bir seçim mücadelesi sürüyor..
Okyanusların, denizlerin ötesinde iki adada kıyasıya bir seçim mücadelesi sürüyor..
18 Nisan’da siz bol adaylı, rengarenk bir seçime hazırlanıyorsunuz..
Birken, iki, ikiyken üç denirken birden sekiz aday oluverdi cumhurbaşkanlığı adayları..
Haydi hayırlısı.
Britanya adasında bildiğimiz 6 Mayıs’taki yerel seçimler.. Belediye meclis üyelerinin seçimi.. Bir nevi genel seçim hazırlığı..
Ancak aynı gün, ülkeyi 5 yıl yönetecek milletvekillerinin de seçimi yapılabilir.. Genel seçimin tarihi resmen açıklanmadı.. Nisan ayında açıklanması ise şart..
Yasalar gereği en geç haziran ayında genel seçimin yapılması gerekiyor..
Konumuz politikacı eşi olmak..
Genelde politikacılar bey olduğundan hanımlar , seçimler öncesinde daha bir ön plana çıkıyorlar..
Dünyanın dört bir yanından politikacıların eşlerinin haberleri, daha çok gazete sattırıp, daha çok manşetler yaratıyor..İşte alın bir Carlo Bruni Sarkozy’yi..
Günlerdir karı-kocanın çapkınlıklarını okuya okuya bitiremedik..
Bir Michelle Obama, en az eşi kadar her gittiği yerde ilgi görüyor..
Genel seçimler var dedim ya, şimdi bizde de lider eşleriyle ilgili haberler çok popular....
Başbakan Gordon Brown’nın eşi Sarah Brown ne yapmış , ne giymiş,
kimle buluşmuş .
Ana muhalefet partisi Muhafazakarların lideri David Cameron’un eşi Samantha Cameron ne giymiş, saçını nasıl taramış, kimin defilesini izlemiş..
Harıl harıl gazete ve TV’ler bunları veriyor..
Pazar gazetelerinde ortak manşetler.. “ Eşler savaşı başladı”
Burada genel seçime odaklanmış bir haftayı geride bıraktık..
Bir hanım olarak, her zaman siyasetçilerin diğer yarılarının ( hanım veya bey) nasıl yaşadığı, eşlerinin görevleri gereği kendi yaşam alanlarında neler yaptıklarını, boş zamanları olup olmadığı, aile ilişkileri, beyleri veya hanımları konferanslar verir, başkalarıyla konuşurken akıllarından neler geçtiğini hep merak etmişimdir..

Bu merakımızı biraz giderici, bir İngiliz Pazar gazetesinde yer alan haberden bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum..
Konumuz kahramanları ABD Başkanı Barack Obama’nın eşi Michelle, Başbakan Gordon Brown’nın eşi Sarah ve Ana Muhalefet Lideri David Cameron’un eşi Samantha..
Konumuz ise ; Eşleriyle özel yaşamları..
Hanımlar bir konuşmuş, pir konuşmuş.. Birbirinden habersiz yapılan bu konuşmalarda, sanki hep ortak dil, benzeri kelimeler kullanılmış..
Belki bunlar sadece politikacı eşlerine ait değil, tüm hanımların ortak dili gibi..
Buyrun “Eşlerin konuşmasına”

Hem Michelle Obama, hem Samantha Cameron , hem Sarah Brown, eşlerinin “dağınık”lığından şikayetçi..
Obama’nın eşi, kocasının kirli çoraplarını çamaşır sepetine koymamasından şikayetçi.. Koskoca ABD Başkanı Obama’Nın, ayağından çıkardığı çorapları gidip, kirli çamaşır torbasına atmasını düşünebiliyor musunuz ?
Evet düşünebiliyorum.. Neden olmasın .. ABD Başkanı olması, böyle bir gerçeği değiştiriyor mu ?
Sarah Brown da Britanya Başbakanı Gordon Brown’nın üstünden çıkardığı elbiseleri toplamamasından, etrafı çok dağınık bırakmasından yakınıyor..
Samantha Cameron’a gelince, kocasının bir aziz olmadığını, dağınık ve gürültülü olduğunu samimiyetle söylüyor..

Zor zamanlar konusunda 3 liderin eşi de evliliğin güçlüklerinden söz ediyor..
Obama’nın eşi “ Evlenirken kimsenin bu zorluklardan bahsetmediğini, ancak evlilik içinde herkesin zaman zaman engellerle karşılaştığını.. Ve bunun devamlı olduğu” görüşünde..

Sarah Brown, geç yaşında evlenip, baba olan başbakan ile ilk çocuklarını 10 günlükken kaybedişleri ve ikinci oğullarının hasta doğuşu konusunda çok zor zamanları paylaştıklarını belirtiyor.. “Aile olarak iyi, kötü zamanları birlikte yaşadık”diyor.

Samantha Cameron da evlat acısı tadan bir eş.. Geçen yıl kaybettileri ilk çocukları Ivan’ın ölümü, diğer 2 çocuklarıyla karı-koca oldukça zor, sıkıntılı günler geçirdiklerini, ancak üstesinden geldiklerini söylüyor.

Eşlerin ortak konularından biri de kocalarına olan “herşeye rağmen onları sevmeleri” olgusu.
Michelle Obama, kocasını sevdiğini, kimsenin onun hakkında kötü konuşmasını istemediğini belirterek, “Eşim bunları oldukça saygın , başı dik , sakinlikle karşıladı.Onunla iftihar ediyorum” diyor..
Sarah Brown, eşi Gordon Brown’nın her zaman kendisinden yardım bekleyen, arkadaşları, ailesi için zaman ayırdığına vurgu yapıyor.. Bu nedenle kocasını çok sevdiğini ve Britanya için gereken erkek olduğunu ifade ediyor..

Evet kuvvetli 3 politikacının eşinin kocalarının kirli çoraplarından, haklarındaki kritiklere kadar tutumlarına ilişkin sözleri..

Acaba bizim politikacıların eşleri, bu kadar açık yüreklilikle eşlerinden bahsedebilir mi? Soran olsa da dinlesek..
Bu haber 433 defa okunmuştur

:

:

:

: