Dostluklara ilk adım

Pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gün... Beşparmak Dağları, doğayı hayranlıkla süzüyor. Minik serçeler yeni yeşermiş bitkilerden keyifle tohumlar bulup gagalıyor.
Pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gün... Beşparmak Dağları, doğayı hayranlıkla süzüyor. Minik serçeler yeni yeşermiş bitkilerden keyifle tohumlar bulup gagalıyor. Bahçedeki cemileler, yavaş yavaş yeni sürgünlerle bahara merhabaya hazırlanıyor. Mutfak penceresindeki saksılarda morlu sarılı, bordolu beyazlı hercai menekşeler, tıpkı insan yüzleri gibi kocaman kocaman açmış, sanki beni seyrediyor...
Çiçeklerin diplerini çapalamayı ara verdim. Biraz da ot söktüm. Aslında o kadar güzel çiçek açanları var ki... Papatyalar, ballıbabalar, mavişler... İnanın koparmaya kıyamadım, bu yüzden kimisini bıraktım. Saat on buçuk... Benim kahve saatim. Eğer birini bulamamışsam kahvemi yalnız içerim. Yakınlarımda biri varsa, asla onu kaçırmam.
Ben kahvemi orta şekerli içerim. Sorduklarında da “ Şekerimden taviz vermem şekerim” derim. Bir de kahve markası sorulur. Mesela Mehmet Efendi mi, diye ben hemen Con Efendi isterim derim. Bu bir damak alışkanlığı meselesi...
Kahveyi koyuyorum. Yavaş yavaş kaynıyor, köpüğünü üç defa kabartmalı... En güzel kahve öyle pişirilir derler. Tamam oldu işte. Fincanı dolduruyor. Cezvenin dibinde daha var... Ziyan etmek olmaz. Yavaş yavaş, damla damla onu da döküyorum. Bakalım son damla da sığacak mı? Bardağı taşıran son damla denir ya hani! İnsanoğlu bazı konularda tam bir sabır taşıdır aslında... İnanmazsanız, sabır gösterdiğiniz konuları bir düşünün... Düşünün... Neler de aklınıza geldi değil mi?
Kahve her zaman sohbet için bahanedir. Bence dostlukların, arkadaşlıkların hatta aşkların ilk adımı onunla atılır. “Bir kahve molasında görüşebilir miyiz?” denir mesela... Ya da “ Şurda bir kahve içsek mi? ” diye başlanır cümlelere. Tanışıklıklara merhabadır kahve. Belki de bu nedenle atalarımız “ Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” demişler. Her ne hal ise, önemli olan dostluk, sevgi, saygı...
Bence yalnızlıklarımıza nokta koymak anlamına da gelebilir. Bir süreliğine de olsa, o zaman dilimini paylaşmaktır karşımızdakiyle... Ünlü şair-yazar Necati Cumalı, bir şiirinde “Bilirim yalnızlık üşütür insanı...” der. Ne derin anlamlar taşır düşünürseniz. Paylaşılan her şey gibi yalnızlıklar da paylaşılınca yalnızlık olmaktan çıkar. Sevgiye, dostluğa ve sıcaklığa dönüşür.
Yalnızlıktan çıkış yolları da elbette vardır. Küçük şeylerden mutlu olmak/ başkalarını sevmek/ bir gruba katılmak/ paylaşmak/ yardım etmeyi sevmek/ sosyal etkinliklerde görev almak... gibi.
Peki, bugünkü kahvenizi kiminle paylaşacaksınız? Benimle bir kahve içer misiniz? Sevgiyle kalın efendim...
Bu haber 170 defa okunmuştur

:

:

:

: