12 gün

Ülke gündeminin tek konusu, 18 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimi. Her yerde konuşulan, tartışılan tek konu bu.
Ülke gündeminin tek konusu, 18 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimi. Her yerde konuşulan, tartışılan tek konu bu. Adaylar, saflar, senaryolar, Ankara, ziyaretleri derken artık bu sürecin sona ermesine sayılı günler kaldı. Bu noktada, merak edilen seçimden sonra ortaya nasıl bir tablo çıkacak. Günlerdir tartışılan iki konu var. İlk olarak Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat’ın görüşme sürecine ilişkin açıklamaları ve ikinci olarak da seçimlere yönelik yapılan anketler.
Öncelikle anketler konusunda kendi şahsi fikrimi söyleyecek olursam, ben pek de gerekli bulmuyorum. Çünkü maalesef anket sonuçları anketi yaptırana göre değişiyor. Tartışılan ikinci bir konu ise Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın görüşme sürecine ilişkin yaptığı açıklamalar. Sayın Cumhurbaşkanı Birleşmiş Milletlerde de kayıtlı belgelere göre yaptığı açıklamalarda, yaklaşık iki yıldır süren görüşme sürecinde kaydedilen aşamaları, gelinen noktayı, görüşmeleri beraber yürüttüğü ekibiyle beraber anlattı. Bu açıklamalara farklı yaklaşımlar var. Bu farklılık tabi ki yaklaşım, açısına göre farklılık gösteriyor. Bir kesim gelinen noktayı tam anlamıyla kabullenip, tam bir ilerleme olduğunu savunurken bir kesim de açıklamaların boş olduğunu, her hangi bir anlamı olmadığını iddia ediyor. Bu noktada sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için konunun bir diğer muhataplarına bakmak lazım. Yani anlaşmaya çalışan iki taraf arasında bir ortak nokta ortaya çıkmışsa, bunun anlamlı olabilmesi için iki tarafında bunu kabul etmesi gerekir. Kıbrıs’ta yaşayan, iki halkın iradesini temsil eden iki lider, Sayın Talat ve Sayın Hristofyas ortak bir açıklama yaparak Sayın Talat’ın açıklamalarını destekleyici bir tavır sergilemiş olsalardı mutlaka ki daha anlamlı olurdu. Fakat malum nedenlerle bu olmadı. Gelinen noktayı, Rum yönetimi de halkına açıklamalıdır. Sayın Hristofyas çözüm acı olacak derken, Rum hükümet sözcüsü Sayın Stefano, Cumhurbaşkanı Sayın, Talat’ın açıklamaları için “Ver değil, Bağlayıcılığı yok” diyor.
Şimdi ortaya çıkan bu tabloda bu açıklamalar her şeyin yolunda gittiği anlamına gelir mi? Tabi ki hayır. Ama bir yol haritası olması bakımından önemlidir. 19 Nisan sabahına KKTC Cumhurbaşkanı olarak uyanacak olan lider kim olursa olsun bu yol haritası ile gidilecek yolu tayin edecektir. Konu ile ilgili şu ana kadar güney Kıbrıs’tan tatmin edici bir açıklama gelmedi. Ama özellikle gelinen aşamanın güneydeki hükümette sıkıntı yarattığı ve Sayın Hristofyas’ın zor günler geçirdiği, Rum basınının yayınlarından ortaya çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu açıklamaları seçim havası içinde mi yaptı yoksa gerçek anlamda toplumu bilgilendirmek için mi? Anlaşılan, ilerleme sağlanan veya uzlaşılamayan konuları gösteren bu metin yeni seçilecek olan Cumhurbaşkanı için bir veri olur mu? İşte bu soruların cevabını bulmak için artık son 12 gün.
Bu haber 583 defa okunmuştur

:

:

:

: