AKP ve UBP arasında gerginlik var mı?

Ülkemizin en sorunlu kurumu hangisidir? Böyle bir soruyla karşılaşsak aklımıza ilk gelen Kıbrıs Türk Hava Yollarıdır herhalde.
Ülkemizin en sorunlu kurumu hangisidir? Böyle bir soruyla karşılaşsak aklımıza ilk
gelen Kıbrıs Türk Hava Yollarıdır herhalde. Son günlerin en çok tartışılan hakkında
en çok fikir üretilen sorunu ve kurumu maalesef Kıbrıs Türk Hava Yolları. KTHY’nın
toplum nazarında oturmuş bir imajı var. Ülkemizde havacılık alanında hizmet veren
başka kurumlar olmasına rağmen, bir çok insan yurt dışı seyahatlerinde KTHY tercih
ediyor. Bu bir gerçek. Bu durum sanırım alışkanlıklarla ve yıllar içerisinde oturmuş
güven duyma güdüsüyle de bağlantılı.

KTHY’ın bugüne kadar iyi yönetilmediği bir gerçek. KTHY, BRT gibi her dönem
tartışılan, sorunları çözülmeyen, sorunların üstüne daha da sorun eklenen bir kurum,
görüntüsü veriyor ki artık gelinen nokta, son noktadır. Nasıl kurtulur, neler
yapılabilir diye her dönem tartışmaların yaşandığı, düzlüğe çıkarılması için Türkiye
hükümetinin de el attığı, KTHY yine istenilen düzeye gelmiş değil. 4 Aralık 1974
tarihinde, Türk Hava Yolları ile Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi Konsolide Fonu İnkişaf
Sandığı ortaklığı ile kurulan kurumun, Türkiye Özelleştirme idaresine ait %50
hissesi 9 Eylül 2005’de KKTC’ye devredildi. Kıbrıs Türk Halkının malı olan ve son
günlerin moda deyimiyle “Bayrak Taşıyıcı” sıfatı ile anılan KTHY da çalışan da
huzursuz yönetimde huzursuz. Yönetimdeki huzursuzluk, hem kurumun adının
olumsuzluklarla anılması, hem de Türkiye Hükümetinin kurumun düzlüğe çıkarılması
için gönderdiği, Genel Müdür Sayın Bilal Ekşinin istifası. Sayın Bilal Ekşi,
hükümetin, KTHY yeniden yapı
lanması için üretilen projelere aykırı kararlar ürettiğini ve kendisinin kurumdaki
varlık sebebinin ortadan kalktığını söylüyor ve istifasını genel olarak bu
sebeplere dayandırıyor. Sayın Ekşi, kurumun hiç maaş ödeyemeyecek duruma
gelebileceğini de iddia ediyor. UBP hükümeti, KTHY’nın düzlüğe çıkması için
öncelikle personel durdurmayı ve maaşlardan kesinti yapmayı uygulamıştı. Sayın
Bilal Ekşi’nin sözlerinden anladığımız, KTHY düzlüğe çıkması için uygulanması
planlanan projenin içinde personel durdurulması ve maaşlardan kesinti yapılması
gibi önlemler var. Yani hükümetin bu yönde yaptığı ve yerden yere vurulduğu
uygulamalar da AKP hükümetinin de katkısı var. Bu yaşananlarla kamuoyunda ortak
bir kanı oluştu. AKP ile UBP arasındaki ilişkiler gerildi. Son günlerde bu sıkça
seslendiriliyor. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanımız Sayın Talat’ta bir açıklama yaptı.
Sayın Talat, konu ile ilgili olarak Sayın Ekşi’nin istifasının AKP, UBP
gerginliğinin bir işareti olduğunu söylüyor. Ve ken
disinin bu gelişmelerden çıkardığı anlamın, seçimlerden sonra bu hükü
met burada olmayacağı olduğunu da ekliyor. Sayın Cumhurbaşkanının bu yaklaşımı
oldukça iddialı.


Amacım kesinlikle AKP hükümetini hedef göstermek değildir. Hele de Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine sayılı günler kala. Ama bu uygulamalarla bu kurum kurtulmaz. Hükümet
seçim sürecini de düşünerek geri adım attı ve işten durdurulan 137 kişinin
durdurulma kararı geri çekildi. Umarım bu karar seçimler sonrası tekrar gündeme
gelmez. Böyle bir olayın tekrarlanması, kapanması çok daha zor yaralar açacaktır.
Bazı önlemler için geç kalındığı da bir gerçektir. Verilen ve sendikal güvenceyle
meşrulaşan hakları geri çekemezsiniz. Bu kötü tablodan çalışanı sorumlu
tutamazsınız. KTHY’nın geldiği noktadan, bu güne kadar gelmiş hükümetler ve
yönetimler sorumludur. Ödenecek bir bedel varsa bu bedeli ödeyecek en son zümre
çalışanlardır. Bugünkü durumun sürdürülebilirliği yoktur. Bu ortada. Bu noktada,
atılacak adımların, kurumda yaratacağı zarar ve yararlar düşünülerek hareket
edilmelidir. Gelen bazı duyumlar vardır ki çelişkili bilgiler içermektedir.
KTHY’nın içinde bulunduğu duruma rağm
en istihdam yapıldığı, bazı dergilere tanıtım adın altında maddi kaynak aktarıldığı
kamuoyunda dile getirilen iddialardır. Bu iddialara konunun muhatapları cevap
vermelidir. Gerçek anlamda çözüm isteniyorsa kurum siyasi erkten kurtulmalıdır. Bu
söylemim, özelleştirme anlamında değildir. Kurumun, yönetiminde söz sahibi olacak
kişilerin bu işin içinde gelmesi esas olmalıdır.KTHY, sıradan bir kurum veya
sıradan bir devlet dairesi değildir. Konunun ciddiyeti göz önüne alınarak, kalıcı
ve radikal kararlar en erken zamanda hayata geçirilmeli. İlk adım olarak ilgili
bakanlık, KTHY yönetim kurulu ve ilgili sendika basın aracılığı ile değil,
düzenlenecek bir toplantı ile karşılıklı soruna çare aramalı, sorunlara günlük
çözümler üretilmemeli. Diyalog yolu kapanmamalı. Konuşulmayan, tartışılmayan yerde
sorunlar büyür, sorunlar çözülmedikçe bunun zararı toplumun üzerine kalır. Yazının
başlığına gelince, AKP, KTHY için bir proje üretti mi? Bu projenin uygulanması,
UBP’den istendi mi? İd
dia edildiği gibi AKP ve UBP arasında bir gerilim var mı? Bunun Cumhu
rbaşkanlığı seçimleri ile ilgisi var mı? Seçimlerden sonra UBP hükümeti KTHY ile
ilgili alınan kararlara, varılan mutabakata sadık kalır mı? Bu sorular ilerleyen
zamanlarda mutlaka cevabını bulacak. Bekleyip göreceğiz.
Bu haber 715 defa okunmuştur

:

:

:

: