Seçim ve sonrası

Şu veya bu şekilde bir seçim sürecini daha geride bıraktık. 18 Nisan 2010, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi, yaşadığımız ilk seçim olmadığı gibi son seçimde olmayacaktır mutlaka.
Şu veya bu şekilde bir seçim sürecini daha geride bıraktık. 18 Nisan 2010, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi, yaşadığımız ilk seçim olmadığı gibi son seçimde olmayacaktır mutlaka. Bu önemli seçimde, hem Ulusal Birlik Partisi hem de, Sayın Derviş Eroğlu önemli bir başarı elde etmiştir. Sayın, Eroğlu 1976 yılında UBP den Gazi Mağusa milletvekili seçildikten sonra UBP ile yolları hiç ayrılmadı. Kim ne derse desin, Ulusal Birlik Partisi Sayın Eroğlu liderliğinde bu ülkenin siyasal hayatına damga vuran en önemli siyasi parti oldu. 18 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, Sayın Eroğlu’nun kazanmasından sonra en çok merak edilen konu UBP liderinin kim olacağı ve Sayın Eroğlu’nun zirvede bıraktığı UBP’yi nerelere taşıyacağı.
Geçtiğimiz Pazar günü yaşanan seçimden sonra, ortaya çıkan manzara bazı olayları da gündeme getirdi. Sayın İrsen Küçük, UBP’nin başkanlık koltuğuna aday olabileceğini açıkladı. Bir başka önemli gelişme ve beklide en çok merak edilen konu “Kıbrıs konusu” Sayın Hristofyas, Sayın Eroğlu’nu tebrik ederek müzakerelere bir an önce başlamak istediğini dile getirdi. Önümüzdeki, cuma günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine, Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu da katılacağını açıkladı. Ve bir başka ilginç gelişme, AB komisyonu Kıbrıs sorununa çözüm bulma adına yürütülecek müzakerelerde, Sayın Eroğlu’nu destekleme kararı aldı. Siz bu gelişmelerden ne anlarsınız bilemem ama ben kendi adıma şu anlamı çıkartıyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı veya görüşmecisi ya da lideri kim olursa olsun gidilecek yol aynidir. Kıbrıs konusunda Türkiye ile tam bir birliktelik olacaktır. Bu birliktelik sağlandık tan sonra Türkiye açısından bir sorun yok. Sayın Hristofyas yeni partneri Sayın Eroğlu ile bir an önce müzakere masasına oturmak istiyor. Sayın Eroğlu’nun masada iki toplum değil iki devlet ve özellikle KKTC vurgusu demek ki Hristofyas’ta ters bir etki yaratmamış. Yeni süreçte AB’de Eroğlu’nu destekliyor. Demek ki her şeyin ayni şekilde devam etmesi isteniyor.
Bu noktada yaşanan seçim sürecine başka bir yönden bakalım. Siyasi partiler yönünden. Ulusal Birlik Partisi, zirvede. Demokrat Parti UBP ile beraber hareket ediyor. Yakın bir zamanda bir koalisyon hükümeti gündemde.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Talat’ı destekleyen CTP, TDP, ÖRP ve diğer siyasi partilerde doğal olarak bir sessizlik hâkim. Yerel seçimlere az bir zaman kaldığını düşünürsek, bu partilerin toparlanmak için pek bir zamanları kalmadı. Önemli bir desteği arkasına alan ve bu destekle moral olarak üst seviyede bir UBP, DP ortaklığı, toparlanma adına zorda olan bu partiler karşısında yerel seçimlerde de kilit yerlerde üstünlük kurabilir. Artık Cumhurbaşkanlığı seçimi geride kaldı. Zamanın ne kadar çabuk tükendiğini düşünürsek, yeni seçim dönemine girmemize pek bir şey kalmadı.

Bu haber 654 defa okunmuştur

:

:

:

: