Ortak sorunlara ortak çaba

Kıbrıs’ta yaşayan, Kıbrıslılar olarak hem, Türk toplumu hem de Rum toplumunun ortak sorunu, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün yarattığı baskıdır.
Kıbrıs’ta yaşayan, Kıbrıslılar olarak hem, Türk toplumu hem de Rum toplumunun ortak
sorunu, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün yarattığı baskıdır. Bu baskı hem Uluslar
alanda, hem de bireysel olarak, insanları etkiliyor. Rum toplumu Kıbrıs Cumhuriyeti
etiketini yıllardır kullanıyor. Bu etiketi bir avantaja dönüştürüp her türlü
nimetten yıllardır faydalanıyorlar. Kıbrıslı Türkler olarak bizlerse kendimize özgü
bir sistem kurduk. Bu sistemde her ne kadar şikayet etsek de bu sistem çoğu zaman
işimize geldi. Siyasi gücün yanında olmayı kazanmakla bir tuttuk. Toplumsal
birlikteliği, zamanla bireysel çıkarların ön plana çıktığı bir anlayışa kurban
ettik.

Kıbrıs sorununu her başarısızlığın kılıfı haline getirdik. Peki, Rum halkı veya Rum
yönetimi öyle mi yaptı. Kıbrıs Cumhuriyetinin devamını sağlamakla, Uluslar arası
alanda bu devamlılığı tescilli hale getirmekle büyük bir başarı kazandılar. Bu
başarı günlük yaşamlarına olumlu bir şekilde yansıdı. AB üyeliği, Uluslar arası
görüşmeler, anlaşmalar devlet olarak kabul edilmenin verdiği kazançlar ve daha bir
çok unsur, Rum toplumunun Kıbrıslı Türklere göre özellikle üçüncü ülkelerle olan
ilişkilerde, her zaman için avantajlı olmasını sağladı. Her alanda Uluslar arası
ilişkileri geliştirip sadece Kıbrıs için değil tüm dünyayı ilgilendiren sorunlarla
ilgili olarak anlaşmalar yaptılar. Önemli projelerle, birçok alanda politikalar
ürettiler.

Şu anada ülkemiz, yani Kıbrıs için en önemli sorunların neler olduğu sorusuna
verilecek ilk cevap uyuşturucu ticareti ve insan kaçakçılığıdır her halde. Tabi ki
bu sorunlar Kıbrıs’ta yaşayan ilk halkın, Kıbrıs sorunu dışındaki en önemli
sayılacak sorunlarındandır. Evet, Kıbrıs’ta bir sorun vardır. Ama bu sorun, ortak
hareket etme gerektiren, ortak zararları olan ve ortak işbirliği ile çözülmesi
mümkün sorunların, çözümünde göz ardı edilmelidir. Daha önceki yıllarda, hukuksal
bazı olaylarla ilgili, iki tarafın işbirliğine ihtiyaç duyulmuş fakat özellikle Rum
yönetimi siyasi nedenlerle, yani işbirliği yapmanın KKTC’yi tanıma anlamına geleceği
gerekçesi ile reddetmişti ki bu anlayış hala daha devam ediyor, bu yaklaşım
Kıbrıs’ta bazı insani ve sadece Kıbrıs için değil tüm dünya için önemli sayılacak
sorunların çözülmesini güçleştiriyor. Kıbrıs konum itibarı ile insan kaçakçılığı
suçunun en çok işlendiği ülkelerden biri. Hatta hatırlanacağı gibi daha önceki
dönemlerde bu konu ile
ilgili olarak Kıbrıs kara listeye bile konulmuştu. Bu konu, ülkemizde her daim
gündemde. İnsan tacirlerinin rant uğruna bir çok insanı yasal olmayan yollardan,
önce Kuzey Kıbrıs’a ardından da Güney Kıbrıs’a geçirdikleri biliniyor. Daha iyi bir
yaşam uğruna hiç bilmedikleri yollara düşen, bu uğurda önemli paralar harcayan,
kimi zaman bu emeline ulaşan kimi zamanda uçsuz bucaksız bir denizin ortasında
hayatlarını kaybeden bu insanların umutları bazılarının iştahını kabartıyor. Konu
ile ilgili Rum Cumhurbaşkanlığı sarayında geçtiğimiz cumartesi günü bir etkinlik
yapıldı. Bu etkinlikte konuşan, Rum İçişleri bakanı Sylikiotis hükümetinin bu
çirkin, suçla mücadelede kararlı olduğunu dile getirdi. Sylikiotis konuşmasına
“Vatandaşlarımızla ve Uluslar arası toplumla işbirliği içerisinde daha çok şey
yapmamız gerekiyor” diye devam etti. En önemli insanlık suçlarından biri olarak
sayılabilecek “İnsan Kaçakçılığı” suçu ile ilgili olarak Kıbrıs’ta yaşayan her iki
halkta mağdur durumdaydır. Ve bu mağduriyetin giderilmesi için mutlaka ortak hareket etmek gerekmektedir. Bu insanlık suçu karşısında siyasi düşüncelere yer vermemek ortak
çıkarlar için bir zorunluluktur. Adı her ne olursa olsun Kıbrıs’ın iki tarafına
hükmeden yönetimlerin, ortak bir noktada buluşup konunun çözümü için müşterek
çalışmalar yapıp, önlemler alması son derece faydalı bir yaklaşım olacaktır. Bu
yaklaşımın hayat bulması için her iki yönetimde bir an önce gerekli adımları
atmalıdır.

Bu haber 450 defa okunmuştur

:

:

:

: