Bir kurtuluş gemisi kurtaracak mı?

Yunanistan, olayları karşısında dünya huzursuz ve üzgün. Avrupa Birliği ailesini büyütürken bütün bu olayların olacağını düşünmemişti.
Yunanistan, olayları karşısında dünya huzursuz ve üzgün. Avrupa Birliği ailesini büyütürken bütün bu olayların olacağını düşünmemişti. Aile içi büyümeler bile her zaman sorumluluktur. Bir anne baba tek çocuğuna varını yoğunu verir,iki çocuk bir elmanın öbür yarısı,üçüncü olursa bocalar sorumluluklar çoğalır.İnsanı bir düşünce sarar.Ülkeler de aynı durumda.Yunanistan bugün acılar içinde kıvranıyor.Üç insanın ölümüne neden olan olaylar sonucu İHA aracı bile nasibini alırken yakılan daha bir çok araç,binalar facianın bir göstergesidir.Daha önce Yunanistan'ın borç sorununu bilir kişiler tarafından defalarca konuşulmuştu.Başında önlem alınabilirdi.Şimdi İspanya,Portekiz ve hatta İtalya da risk altındadır.Avrupa birliği ülkelerinden değişik değişik sesler geliyor.Yunanistan'ı kurtaralım mı? Kurtarmayalım mı? Ya kriz yayılırsa! Bütün bu olumsuzluklar karşısında aklıma tarih geldi. Bir zamanlar İkinci Dünya savaşında Avrupa'nın içlerinde savaş bütün şiddeti ile insanlığı, ülkeleri yok ederken Yunanistan ekonomik sıkıntılar içindeydi. O yıllarda Türkiye de birçok olumsuzluklar yaşamasına rağmen dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Yunanistan'a yardım elini uzattı. Bilindiği gibi Türkiye Yunanistan için düşmandı. Hitlere yenik düşen Yunanistan'ın yiyecek stoklarını yağmaladılar.Almanya Rusya sınırındaki ordusunu beslemek için Yunanistan'ın yiyecek stokunu sildi,süpürdü.Bir yandan savaşta kaybettiği insanı,diğer yandan gıdasız kalan bir ülke.Kendi vatandaşında para olsa da hiçbir şey alamıyorlardı.Tahrip olan demir yolları,denizde batırılan gemilerin tehlike yaratmaları,denize dökülen mayınlar daha neler neler...

Devlet halkı karneye bağlamıştı. Ama ne yazık ki adil değildi. Normal bir insanın günlük tüketmesi gereken 1200 kalori iken ve asgari yaşam için 900 kalori gerekirken karneler karşılığında 300 kalorilik yiyecek tahsis ediliyordu. Yoksul mahallelerde açlık çok büyüktü. Halk at, eşek, kedi, köpek eti yiyordu.1941 yılında ilk ölümler başladı.
Bu ölümler hala tartışılıyor. BBC 500.000 kişi, Kızıl Haç 250.000,Yunanlı Tarihçiler
70.000 civarında olduğunu söylüyorlar. TC liderinin yüreği bu büyük acıya dayanamadı.

Halkı ile birlikte dostluk elini uzattı. Basın duyarlı davranıyor, halk kısıtlı lokmalarından Kızılay'a bağışta bulunuyordu. Verilen yardım kararına Cumhurbaşkanı İsmet İnönü imza atıyordu. İlk yardım elini uzatan Türkiye oldu.50.000 ton gıdayı Kurtuluş isimli gemiye yükleyip yardıma koştular. İlk sefer 13 Ekim 1941'de İstanbul Karaköy rıhtımından yola çıktı. Durum o kadar dehşet vericiydi ki Pire limanına girerken limanın bombalanma sırasında batırılan gemiler gemi mezarlığını andırıyordu. Bu arada Kurtuluş gemisi Yunanistan'a sağ salim ulaşabilmek için yurt dışında yaşayan Rumlar da destek verdi. Yunan, Alman, İtalyan, İngiliz hükümetleri ile yazışmalar yapılıyor Kurtuluşun rotası için onay alınıyordu. Yardım yapılacağını duyan Atinalılar saatlerce Kurtuluş gemisini beklediler. Bu yardımlar elbette sorunun çözümü değildi. Ama o yıllarda bir umut ışığı yanmıştı. Yunanistan için devletler ve insanlar adımlarını atarken her zaman mantıklı ve tedbirli olmaları gerekir. Yardım elleri uzatılmalı... Ama ne yazık ki kimse kimseyi kurtaramaz. Su almaya başlayan bir gemi için çok büyük savaşlar verilmeli, her zaman insan ayağını organına göre uzatmalı. Bugün Avrupa birliği daha çok daha çok kazanmak için yola çıkmadı. Seçici olmadı mı? Kimi ülkeyi beğendi kimi ülkeyi eleştirdi de eleştirdi. Bugün dünyamız çok büyük sıkıntı içerisine girdi. Umarım Yunanistan bir an önce bu kriz başka ülkelere sıçramadan kurtulur. Geçmişte olduğu gibi bugün de yardım elleri uzatılır. İnsanlık bugünler için vardır.


Bu haber 1789 defa okunmuştur

:

:

:

: