Rüzgar nerden esecek belli değil

Siyasi gelişmelere ve siyasilerimizin hızına yetişmek mümkün değil. Hükümet kuruldu. Kabinenin yeni şekli belli oldu. Bu gün program mecliste.
Siyasi gelişmelere ve siyasilerimizin hızına yetişmek mümkün değil. Hükümet kuruldu. Kabinenin yeni şekli belli oldu. Bu gün program mecliste. Daha sonra güven oyu süreci yaşanacak. Bu konu ile ilgili tartışmalar henüz soğumamışken, şimdi başka bir tartışma konusu çıktı. Hükümete destek tartışması. Daha önce Demokrat Parti, Ulusal Birlik Partisi hükümetine dıştan destek verme kararı aldı. Bu daha önceden varılmış bir mutabakat sonucu, ortaya çıkmış bir gelişme. Bu süreç çok sancılı yaşandı ki hala daha bu konuda sular durulmuş değil. İlk önceleri bu desteğin, kasım ayına kadar olacağı ve olası bir koalisyon ortaklığı ile şekilleneceği dile getirilmişti. Şimdi ise ortaklığın yerel seçimlere kadar olacağı açıklandı.Öte yandan, Özgürlük ve Reform Partisi de UBP’ye yeşil ışık yakarak bir koalisyon kapısını açık tuttu. Bu noktada şöyle bir tablo ortaya çıkıyor. UBP olması ihtimal bir ortaklığın büyük ortağı ve onunla ortaklık kurmak isteyen ve bu istekte birbiriyle yarışan iki parti. DP ve ÖRP.
Olaya Demokrat Parti tarafından bakacak olursak benim anladığım, parti içinde bu birlikteliğe sıcak bakmayan bir kesimin varlığı söz konusudur. Bunun sebebi şu olabilir, içinde bulunulan şartlarda, hükümet olmak deyim yerinde ise ateşten gömlektir. Yığınla sorun vardır. Bu ortamda koalisyon hükümetinde olmak DP’ye zarar verebilir. Dıştan destek vermek daha akıllıca bir tercih olur. Bu noktada Başbakan Sayın İrsen Küçük ve yeni bakanlar kurulunun işi gerçekten çok zor bir an önce sorunları çözme adına adımlar atılması mecburidir. Son yazılarımda sıkça vurguladığım bir nokta var. Siyasi istikrar olarak bir boşluktayız ve bunun en erken zamanda giderilmesi gerek. Böyle bir ortamda, DP hükümet içinde yer alırsa partinin zarar göreceği partililer içinde ağır basan bir görüştür. Peki, ÖRP’nin bu denli istekli olmasının sebebi ne olabilir. Sebep, partinin son seçimde kan kaybetmesi midir? Bu görüş gerçekçi bir görüş müdür? Kurulumundan kısa bir süre sonra hızla büyüyen, bir çok üyeyi ve belediye başkanını bünyesine katan, geçen yıl yapılan genel seçimlerde belli bir başarı yakalayan ve mecliste temsiliyet yakalayan, ÖRP bir koalisyon hükümetine ortak olarak yeniden yükselişe geçmek mi istiyor.
Bu tartışmaların siyasi arenada şekillenmeye başladığı, çeşitli senaryoların dillendirildiği bir ortamda, DP genel sekreteri Sayın Ejder Aslanbaba’nın partisinden istifası DP’de görüş ayrılığı olduğu savını güçlendirdi. Sayın Aslanbaba, UBP azınlık hükümetine destek verme konusunda parti kararı olmasına rağmen, kişisel kararının farklı olabileceği şeklinde daha önce bir açıklama yapmıştı. Parti yetkili organlarında demokratik bir süreç sonunda alınmış kararlar uygulanır. Alınacak karara karşı olanlar bunu söyler ve parti içinde görüşlerine destekçi arar çoğunluğun kararı farklı ise bu karara saygı duyar. Kaldı ki bu karar bu gün alınmış bir karar değil. Bu süreç Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar uzanan bir süreçtir. Sayın Aslanbaba’nın istifasını veya görüşünü sorgulayacak eleştirecek değilim. Fakat istifa kararının zamanlaması bende soru işareti oluşmasına sebep olmuştur. UBP, Gazimağusa da boş olan milletvekilliğ i için Sayın Resmiye Canaltay’ı aday gösterdi ve DP’de bu adayı destekleyecek. UBP adayı, Sayın Canaltay’ın milletvekilliğini kazanması durumunda UBP’nin meclisteki sandalye sayısı 25 olacak. Hatırlanacağı gibi bir süre önce Sayın Aslanbaba’nın UBP’ye geçme ihtimali olduğu seslendirilmişti. Gazimağusa milletvekilliğini kazanan bir UBP Sayın Aslanbaba’yı da kendi bünyesine katarsa 26 milletvekiline ulaşır ve bir koalisyon veya bir ortak arayışı, iktidar da kalmak için gerekli olmaz. İleriki dönemde böyle bir tablo ile karşılaşabiliriz. Bu benim fikrim. Ülkemizdeki siyasi rüzgarın nerden nasıl eseceği belli değil. Bakalım rüzgar kimleri nerelere götürecek.

Bu haber 431 defa okunmuştur

:

:

:

: