İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm

İstanbul uçağı ile İzmir’e uçtum. Günün berrak oluşu denizin maviliği gökyüzü ile birleşti. İnanılmaz bir keyifle ayaklarım yere basar basmaz yol boyu gözlemlediklerim, birçok insanın kucağında kırmızı beyaz güller, tepede kayalıkların içerisine monte edilen Atatürk heykeli, olağan üstü güzellikte kordon boyu oturma yerleri, palmiye ağaçları, faytonlar, falcılar, kemancılar, gül satan insanlar bir yığın görmeye değer unsurlar... Heyecanla İzmir Karabağlar
İstanbul uçağı ile İzmir’e uçtum. Günün berrak oluşu denizin maviliği gökyüzü ile birleşti. İnanılmaz bir keyifle ayaklarım yere basar basmaz yol boyu gözlemlediklerim, birçok insanın kucağında kırmızı beyaz güller, tepede kayalıkların içerisine monte edilen Atatürk heykeli, olağan üstü güzellikte kordon boyu oturma yerleri, palmiye ağaçları, faytonlar, falcılar, kemancılar, gül satan insanlar bir yığın görmeye değer unsurlar... Heyecanla İzmir Karabağlar

Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm’le yapacağım röportajın zamanını bekledim. Kaldığım otelden beni alıp belediye binasına götürdüler. Belediye binasında birbirinden sıcacık yüreklerle karşılaştım. İnanılmaz bir kadroya sahipti belediye binası. Belediye binasını saran saksıların içerisindeki muhteşem bitkiler, duvarlarda boy boy resimler binanın duvarlarını süslemişti. Belediye binasının dinlenme odasında bana çay ikram edildikten sonra hemen karşımızda açılan kapıdan dünya iyisi, ince ruhlu, güler yüzlü, son derece sık lacivert takım beyaz gömlek kırmızı kravat giyinen, siyah pırıl pırıl ayakkabılarının içerisindeki kendinden emin duruşu sanki dünyayı kucaklamış gibi sevgi salgılayan boylu poslu bakımlı bir belediye başkanı bizi yürekten kucaklayıp kendi makam odasına aldı. Makam odası saygın ödüllerle ve kocaman çiçeklerle bezenmiş oda ama her şeyden önce duvarları süsleyen Atatürk’ün ve İnönü’nün fotoğrafları ve özellikle Atatürk’ün bir fotoğrafı beni çok etkiledi. Öyle bir odaki görülmeye değer bir odaydı. Fotoğraflar çekildi, kahveler içildi, çikolatalar ikram edildi ve en önemlisi bana armağan edilen İzmir Karabağlar belediyesinin amblemiydi. Daha sonra hep birlikte belediye başkanın makam aracıyla kendisinin yaptırmış olduğu dinlenme tesisine gittik. Gözlerime inanamadım. Araçtan iner inmez bir halk kalabalığı etrafımızı sardı. Herkesin ağzından şu sözcükler dökülüyordu: Sayın Başkanımız sizi çok çok seviyoruz. Dünyada en değerli unsur sevmek sevilmek, sevgi salgılamak, sevgiyi kucaklamak, paylaşmak sevgi ile yoğrulmaktır. Başkanımız tesisi adım adım gezdirdi, bilgilendirdi. Uğur Mumcu heykeli, dilek taşı, akan şelale, engellilerle ilgili bölümler tesis daha neler neler...Üst katta hazırlanan üzerinde kuş sütü eksik olan balık ağırlıklı sofranın etrafına belediye başkanımız danışmanları ve hep birlikte koyu bir sohbete daldık.
F.Ö:Sayın Belediye Başkanım İzmir’e nerden geldiniz?
S.K: Bitlis Tatvan ilçesinde liseyi bitirdikten sonra Ege Üniversitesi İnşaat Mühendislik Fakültesini kazandım. Geliş o geliş kendi imkânlarımla çalışmaya başladım.
F.Ö: Kaç konut inşa ettiniz?
S.K: Belediye başkanlığım öncesinde 2500 tane daire yaptım.
F.Ö: Sayın belediye başkanım ağaçlara olan tutkunuzla biliniyorsunuz. Bugüne kadar kaç ağaç diktiniz?
S.K: Şimdiye kadar 4500 ağaç diktim. Yapacağım bütün projelerde ağaç sevgisini aşılayacağım. Ben ki bir ağaç dikenin kölesi olurum.
F.Ö: Sizin için aşk nedir?
S.K: Biricik eşim, çocuklarım, torunum Defne benim için aşk, taptığım, sevdiklerim. Biricik eşimle 1974 yılında Kıbrıs Pile köyünden İzmir’e Eczacılık Fakültesini okumaya geldik. O gün bugün büyük bir aşkla birlikte yaşıyoruz.
F.Ö: Biz Kıbrıslılar sizin için Kıbrıs’ın eniştesi diyoruz. Kıbrıs sizin için ne ifade ediyor? Kıbrıs’a sık sık geliyor musunuz?
S.K: Senede 2 veya 3 kez geliyorum. Aynı zamanda Kıbrıs vatandaşıyım. Birkaç hafta önce Kıbrıs’taydım. Devre arkadaşım olan Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp belediyesi ile İzmir Karabağlar belediyesi kardeşliğine imza attık.
F.Ö: Sayın Belediye Başkanı gelecekle ilgili ne düşünüyorsunuz?
S.K: Bir dönem belediye başkanı olmak İzmir Karabaglar’a daha büyük hizmetler taşımak, 500 bin nüfusu olan Karabağlar’ı yeniden yaratmak.
F:Ö: Hangi yıl belediye başkanı oldunuz?
S.K: 1 NİSAN 2009(CHP belediyesi)
Halka açık tesisi ziyaret ederken bizimle birlikte etrafımızı saran danışmanları belediye başkanının ne kadar duyarlı olduğunu anlattılar. Özellikle engelli insanlara olan zaafını duyarlılığını atacağı her adımda kolaylık rahatlık sağlayacağını anlattılar.Bu arada Başkan en kısa zamanda bir Kıbrıs kültür gecesini gerçekleştirmemizi arzu ettiğini söyledi.
F.Ö: Sayın Belediye Başkanım Baykal’ın yaşamış olduğu şanssızlığa çok üzüldüğünüzü biliyoruz. Peki CHP Genel Başkanlığını Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını nasıl buluyorsunuz?
S.K: Bu bizim, yani CHP’nin 33’cü kurultayı genel başkanı geleceğin Başbakanı, dürüst, namuslu, halkçı, dünya iyisi milletvekilimiz CHP’yi iktidara taşıyacak mükemmel insan
F.Ö: En son hangi kitabı okudunuz?
S.K: Çılgın Türkler. Zamanım olsa çok kitap okurum ama ne yazık ki gazetelerin bile sadece makalelerini okuyabilirim.
F.Ö: Sayın başkanım en çok sevdiğiniz yemek nedir?
S.K: Enginar dolma, molohiya, Bitlis köftesi
F.Ö: En çok sevdiğiniz renk ve giyim tarzınız nedir?
S.K: En çok sevdiğim ren sarı larciverttir. Şık olan her şeyi ise severim.
F.Ö:Tuttuğunuz takım hangisi?
S.K: Fenerbahçe.
F.Ö: Sayın Belediye Başkanım Atatürk’ün kurduğu CHP’nin belediye başkanısınız. Peki Atatürk, İnönü sizin için ne ifade ediyor?
S.K: Atatürk benim için her şey, İnönü amcaoğlum.
F.Ö: Sayın Başkan müzikle aranız nasıl?
S.K: Sanat müziğini çok seviyorum geçmişte de söylüyordum.

Sizleri çok seviyorum...
Bu haber 1754 defa okunmuştur

:

:

:

: