Müzakereler çatırdıyor mu?

En çok merak edilen herhalde bu başlık müzakereler ne olacak aslında elle tutulan bir şey olmuyor ki esası da bu kimse kimseyi kandırmamalı.
En çok merak edilen herhalde bu başlık müzakereler ne olacak aslında elle tutulan bir şey olmuyor ki esası da bu kimse kimseyi kandırmamalı. Sn Talat eski Rum lideri Papadopulos ile görüşemedi bile ve görüşmeler sn eski müsteşar Raşit Pertev ile sn Tasos Conis tarafından gerçekleştirildi. Hristofyas başkan olunca eski başkan sn Talat’ın teklifi ile doğrudan ve hemen çözüm sloganı ile görüşmeler başlatıldı, ancak Talat’ın hesaplamadığı önemli bir gerçek vardı o da meşhur Annan planına Rum tarafında karşı çıkan ilk liderin Hristofyas olduğu gerçeği. Görüşme süreci maalesef hep bu gölge ile geçti, Hristofyas hep biraz fazlasını talep etti Talat da anlaşma olur umudu ile hep esneme politikasını benimsedi ancak anlaşma bir yana ciddi konularda yakınlaşma bile olmadı. Geçenlerde Rum TV PIK 1 de AKEL genel sekreteri Andros Kiprianu’yu dinliyordum da görüşmeler konusu gelince yine ayni şeyler biz anlaşma istiyoruz ancak Türk Tarafı istemiyor, muhabir ısrarla soruyor, “sn Talat kendi seçimleri öncesi görüşmelerin geldiği noktayı geniş bir biçimde anlattı, ancak Hristofyas ‘tan hiçbir destek gelmedi” Kiprianu, “Başkan, Talat’ı yalanlamadı” dedi ancak tek taraflı bıraktı. Neticede değerli okurlar bunca görüşme ve çalışma bu kadar değersizmiş, ancak gerçek bu mu maalesef bu çünkü esas anlaşma istemeyen Rum tarafı, bunu artık görmek lazım. Talat hep umutlandı ve halkından koptu olayın esası bu benim mütevazi görüşüme göre.

Bu güne bakmak lazım KKTC halkı hür iradesi ile yeni CB engin tecrübesi ile sn. Dr Derviş Eroğlu’nu görevlendirdi, ben dedi Eroğlu, görüşmekten çekinmem tüm görüşülen noktaları inceleyeceğiz ve yeni ekibi ile halkından aldığı yetki çerçevesinde görüşmeler başladı. Yeni başkan yeni siyaset demedi olgun bir devlet adamı gibi davrandı, devamlılık anlayışı ile masada süreci başlattı ki hep tıkayacağı konusun da acımasızca eleştirildi. Ancak bir gerçek var ki oda demokrasinin gereğidir halkınıza karşı gelemezsiniz çünkü siz onlar için varsınız CB Eroğlu da bu kurala uymaya çalışıyor.

Hristofyas’ın dediği yerden değil görüşmelerin temeli masadaki gelişmeler ve yakınlaşmalar ışığında olmalı, bunu sağlamaya çalışırken CB Eroğlu kabul edilmez bir davranış sergileyerek Hristofyas geçen haftaki toplantıya gelmemek istedi ve kısada olsa bir kriz çıkarmayı başardı esas amacı da o idi herhalde. Dünyanın gözünü Kıbrıs’a çevirmesini ve BM önünde sn Eroğlu’nu masayı dağıttı diye suçlanmasını istedi ancak başarılı olamadı Hristofyas en başta Rum tarafındaki ana muhalefet parti (DİSİ) başkanı Anastasiyadis kendisini şiddetle eleştirdi ve bu tavrın Rum tarafını zora sokacağının ikazını yaptı.

Rumlar için Eroğlu fikirleri bilinen bir lider ve Rum halkı içinde dik duruşu ile farklı bir yapının oluşmasına sonuç verecektir, Rumlar her istediklerini alacak hesaplarken bu gün farklı hesaplar yapmaya başladıklarını söylesek abartmış olmayız, çünkü bazı Rumlar 1960 cumhuriyetinde Türklere haklarını tanımadıklarını yeni söylemeye başladılar.

Ancak masada bulunan görüşme sürecinde ki gidişat, daha da ilerleyen zamanlarda ayrılık nedenlerinin çoğalacağıdır. Çünkü esas olan Rum tarafının ön görülen anlaşma modeline hazır olmadığıdır, zorlamak isterlerse KKTC’nin tanınma olasılığının var olduğunu hissettirmekten geçtiğini düşünüyorum, birde yeni bir söylem oluştu Rum tarafında kötü bir anlaşma olmaktansa bu şekilde kalalım daha iyi.
Bu haber 255 defa okunmuştur

:

:

:

: