Akşam saatleri, evimde oturuyorum ev telefonum çalıyor arayan numara Almanya numarası… Açıyorum alo alo… Ses yok…
İki kişi sohbet ediyor… Sesleri tanıyorum köyümüzden birileri… Tekrar sesleniyorum ses yok… Öldüm, varlıksızlaştım mı; emin değilim…
Net bir şekilde iki kişinin konuşmasını dinliyorum… Bundan eminim işte… Üstelik ‘tele kulak’ da değilim…
Telefonumu kapatıyorum… Bir numara çeviriyorum… Telefonum kesik kesik çalıyor… Bir yeri aradığı da yok. Üstelik telefon arızaya bildireli de birkaç gün olmuş…
Meraklanıyorum tabii şimdi… Acaba beni kim dinliyor?
Büyük ihtimal telefonun tellerine ‘kuşlar’ kondu, hatları karıştırıyor… Baykuş olsa gerek!
Acaba tek bizim köyün tellerine mi kondu bu kuşlar? Bilmiyorum ama birileri hatları fena karıştırdı…
xxxxxxxxxx
Telefon dinlemelerinden bahsedince aklıma Türkiye’de yakalanan ‘büyük kulaklar’ çetesi geldi…
Aralarında emekli polis, bir GSM şirketinin 7 çalışanının para karşılığı birilerini dinlediği ve konuşmaları şantaj amaçlı sattıkları ortaya çıkmıştı… Büyük paralar işin içine girince, haber kaynayıp gitti arada bir yerlerde…
Burada nedir durum, meraklandım… Acaba cebimizde, kendimizi vuracak silahı mı taşıyoruz?
Araştırdım… Bu sistem henüz buradaki GSM şirketlerinde mevcut değilmiş! KKTC’nin teknik altyapısı buna müsait değilmiş…
Zaten Anayasa’ya da aykırıymış! Polis de dinleyemezmiş! Ancak KKTC’de ‘dinleme yok’ demek, teknolojiye de, askere de hakaret olur…
Ne yani, ülke güvenliğini tehlikeye sokacak bir durumda, gerekli olduğu halde Anayasa’ya aykırıdır, olmaaaz mı deniyor?
Xxxxxxxxxxxx
Sabit telefonların santralden dinlenebildiğini herkes biliyor… Takip edilen sabit telefon arandığında veya aradığında kırmızı ışık yanarmış… Işık yandığında ahize açılır; dinleme başlarmış… [Tabii herkes Anayasa’ya uyduğu için, böyle bir sorun yok]
Ne sıkıcı, ne eski bir yöntem… Oysa bu iş filmlerde böyle olmuyor… Casus cihaz, dinlediği milyonlarca telefondan çok özel kelimeleri ya da şifreleri buluyor ve işte takip o zaman başlıyor; dinlediğine de değiyor.
[Etik metik hak getire, filmlerde yazılan kahramanlık destanlarıyla bu işler de yavaş yavaş normalleştiriliyor…]
Santralden dinleme işi oluyor mu, olmuyor mu bilemem ama ben istemeden kısa bir süre dinlettirildim…
Ya isteyenler!
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Dinleme falan derken aklıma başka bir başka konu daha geldi… Adliyelerde haber peşinde koşarken, zanlıların telefon kayıtlarına ulaşabilmek için mahkemeden emir çıkarılması gerekiyordu… (kaç kere hangi numarayla, kaç dakika, hangi saatler konuştu gibi… Basit bilgiler…)
Yani polis istediği zaman istediği gibi buradaki GSM şirketlerine girip, ‘ben bu kişinin kayıtlarına ulaşmak istiyorum’ diyemiyor…
Olacak iş değil!
Bu yetkinin birçok ülkede olduğu gibi polis denetimine verilmesi gerekiyor! Polis mahkeme emrini çıkarıp da kayıtlara ulaşana kadar, günler de zanlılar da su gibi akıp geçiyor…
Bu arada bu işten polisin de savcının da rahatsız olduğunu belirtmek gerek…