NEYİN ANITI ?

 

 

 

BU satırları okuduğunuzda, Büyük Britanya topraklarında, ilk kez kamuya açık bir alana sözde Ermeni Soykırımı anısına yapılan bir  anıt dikilmiş olacak..

Boyu 2 metre..

Ağırlığı 2,5 ton..

Gallerdeki özel bir taştan, özel bir taş ustası tarafından yapılmış..

Üzerinde Galce, İngilizce ve Ermenice 3 dilde “soykırım”  ve 1915 tarihi yazılı..

Kamuya açık alan, Galler Uluslararası İlişkiler Merkezi’nin bahçesi..

Ve adı “Temple of Peace”

Yani “Barış Mabedi””

Ancak, bu anıt , bir asırdır herkese huzur, barış veren güzelim bahçeye de,  adına da  artık  gölge düşürüyor..

100 yıldır bu adla anılan bahçe, en azından bu anıtın açılmasından sonra, karara karşı çıkan başta Britanya’daki binlerce Türk, itiraz dilekçeleri veren İngiltere, Galler Müslüman Konseyleri ve Müsevi Gruplar arasında  artık böyle anılamayacak..

Anılamaz da..

Cumartesi, günü Londra’dan kalkacak otobüsler, özel araçlarla akın akın, konvoylarla Cardiff’te olacağız..

En azından sesimizi dosta-düşmana duyuracağız..

Bizi dinlemeden böyle bir utanç anıtını dikenleri protesto edeceğiz..

Hemen hatırlatayım..

Galler, 1915 olaylarını “soykırım” kabul eden ilk Birleşik Krallık ülkesi..

İki yıl önce de Edinburgh Belediyesi, işgüzar belediye başkanına uyup, Belediye Meclisinden “soykırım” kararını çıkartmıştı..

İki yıl önce de Edinburgh’daydık..

Otobüs, tren, özel araç, uçaklarla oraya varmış, Belediyenin bize “lütfettiği” semineri izlemiştik..

Tabii, atı alan Üsküdar’ı geçmiş, o zamanki Belediye Başkanı Donald Anderson, hiçbir tarih bilgisi olmadan, malum nedenlerle , kendine oy yatırımı nedeniyle böyle bir kararı meclisinden kolayca geçirtmişti..Ancak, seçimlerde İskoç Parlamentosuna adaylığını , bu karara oynayan Anderson, kendi kazdığı kuyuya düşmüş..

Seçimleri kaybetmiş, dersini almıştı..

Bizim adımıza Edinburgh’daki seminerde konuşan emekli Büyükelçi, şimdi Parlamentoda milletvekili olan Gündüz Aktan, savaş sonrası kayıpların salgın hastalık, gıda, ilaç , sağlık personeli yetersizliğinden kaynaklandığını belgeleriyle söylüyor.

Prof. Norman Stone, “3 bin mil ötedeki bir Belediyeye ne oluyor ? Nasıl Türkiye’nin işine karışıyor..” diye soruyor..

O günün en samimi, etkileyici konuşması ise, kendini endişeli bir “Edinburgh vatandaşı” olarak tanımlayan, Osmanlı Dil Bilimi uzmanı Dr. Chris Ferrard’dan geliyordu..

“Ermeniler ölünce soykırımı, Türkler, Müslümanlar ölünce tarihleriyle yüzleşmek oluyor” diye, bir asırlık konuya noktayı koyuyordu..

Bu sözler, geçenlerde e-mail ile gelen “Genocide Definition for Dummies” (Aptallar için soykırım tanımı) yazısını birden anımsattı bana..

İzninizle sizinle paylaşmak istiyorum

 

 

“Öldürenler; Müslüman

Kurbanlar;Hristiyan

Tanımlama; Kesinlikle “Soykırım”

 

 

Öldürenler; Hristiyan

Kurbanlar;Müslüman

Tanımlama; Kesinlikle “Soykırım” değil..

Lütfen bu tür olaylardan “Savaş” veya “İç Çatışma” olarak bahsedin

 

Öldürenler;Alman,Fransız,Hollandalı,Polonyalı,Yunan, Ermeni, ve benzerleri

Kurbanlar;Avrupalı Müseviler

Tanımlama; Soykırım, ancak sadece Almanlar suçlu

 

Öldürenler; Müslüman

Kurbanlar, Müslüman

Tanımlama, Soykırım ( Ancak kurbanlar, Batı’nın müttefiki veya öldürenler Batı’nın düşmanı ise)

Soykırım Değil ( Öldürenler Batı’nın dostu veya kurbanlar Batı’nın düşmanıysa)

 

Öldürenler; Hristiyan

Kurbanlar; Hristiyan

Tanımlama; Tamamlanmamış bilgi.. Ne olarak tanımlanacağına bir karar alamama durumu söz konusu..

Lütfen öldürenler ve kurbanların, derilerinin renklerini acilen bildiriniz..

 

Öldürenler; Batı

Kurbanlar; 3’üncü dünya ülkeleri

Tanımlama; Kesinlikle “Soykırım” değil.. Anti-terörizm, deniz aşırı anlaşmazlık, egemen güçlere karşı savaş ve benzeri deyimleri kullanın.. “

 

 

Bir bilimsel değer taşımasa da, bu e-mail’de biraz gerçek payı yok mu ?

Kimlerden  terörist, kimlerden gerilla, özgürlük savaşçısı olarak bahsedileceği, nereden baktığınızla ilgili değil mi ?

 

Cardiff, Galler’in başkenti.. Kendine ait parlamentosu var..

İşin acı yanı, bu Parlamentonun Dış İlişkilerindeki ele aldığı ilk konunun sözde Ermeni Soykırımı oluşu.. Ermeni lobisinin bastırmasıyla, bu işi görüşmesi..

Ve Galler’de Dış İşleri Bakanlığı gibi çalışan bir Merkezin, karar alması..

İngiltere Türk Dernekleri Federasyonu ve Türk Haklarını Koruma Komitesi, hem merkezle, hem yetkililerle gitti, görüştü, defalarca konuştu, defalarca resmen yazıştı..

Vatandaşlardan, İngiltere’deki sivil toplum kuruluşlarımızdan yüzlerce yazı  bu merkeze yağdı..

Tarihimizi araştırın, bu işi tarihçilere bırakın, buyrun arşivlerimizi inceleyin ricaları, sağır kulaklara gitti..Götürülen dosyalara, belge ve kitaplara bakmadılar bile..

Nuh dediler, peygamber demediler..

Bizi dinleme zahmetine bile katlanmadılar..

Anıt açılışı  itirazlarına,  “Davetiyeler çoktan gitti, iptal edemeyiz” gibi, sudan nedenler bahane gösterdiler..

Ve de Federasyon yetkililerine, sözde  “soykırım” kararına, “ Hiçbir araştırma, soruşturma yapmadan, Ermenilerle Galler halkı arasında son yıllarda gelişen ilişkiler ( !!) ve uluslararası kamu oyunda bu yönde kanaat oluştuğuna inanmaları” sonucunda bu nitelemeyi, bu “yalan” tanımlamayı kabul ettiklerini itiraf ettiler..

Evet , bu ne bir  e-mail zincirindeki bilimsel verilere dayalı olmayan bir tanımlama,

Bir karar,

Ne de geri alınabilecek bir olgu..

Artık, o güzelim, Bayrağında ejderha dalgalanan, sıcak kanlı insanlar diyarı Galler’de,

Bizi üzecek, derinden yaralayacak bir anıt dikili..

Umudumuz, çabalarımız Cardiff’in ilk ve son kalması..

 

Bu haber 144 defa okunmuştur

:

:

:

: