AB Genişleme Komiseri Stephan Füle ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun, Rum ve Yunan Avrupa Parlamentosu milletvekillerine verdikleri yanıtların, Güney Kıbrıs’a “şamar” niteliği taşıdığı belirtildi
Rum Basını, AB Genişleme Komiseri Stephan Füle ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun, Rum ve Yunan Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin, kapalı bölge Maraş ve Mağusa limanının açılması, doğrudan ticaret tüzüğünün hukuki temeli ve Kıbrıslı Türk sporcularının uluslararası müsabakalarda yer almaları konularında yönelttikleri sorulara verdikleri yanıtların, Güney Kıbrıs’a “şamar” niteliği taşıdığını yazdı.
Politis Gazetesi: “Komisyon’dan Hard Rock – Barroso ve Füle’den Doğrudan Ticaret ve Spor Konularında Olumsuz Açıklamalar” başlıkları altında yansıttığı haberinde, Barroso ve Füle’nin yanıtlarına geniş yer verdi.
Habere göre, Rum AP Milletvekili Eleni Theoharus’un, KKTC ile AB arasında doğrudan ticareti öngören tüzüğe ilişkin sorusuna Barroso’dan “tüzüğün hukuki temelinin doğru olduğu” yanıtı geldi.
GREUTA, MELLİLA, GİBRALTAR VE HERGOLAND
Barroso; “söz konusu tüzüğün, uluslararası toplumun “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin” tanınmaması yönündeki politikasına uygun şekilde hazırlandığını” belirtirken “tüzüğün doğruluğunun, Kıbrıs’ın durumuyla benzer olan Geuta, Mellila, Gibraltar ve Hergoland’a dayandığını” ifade etti.
Barroso, Kıbrıs sorununun çözüm sürecine desteğini de yinelerken, liderlerin önemli sonuçlara varacaklarına inandığını vurguladı.
TÜRK SPORCULAR İSTEDİKLERİ FEDERASYONU SEÇER
Öte yandan gazete, AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Füle’nin de Theoharus’un, Kıbrıslı Türk sporcuların Rum Spor Federasyonu altında ve Güney Kıbrıs adına mücadele etmelerine, KKTC makamları tarafından izin verilmediği şeklindeki sorusuna yanıtında, “Kıbrıslı Türklerin hangi federasyonda isterlerse onda mücadele etmelerine izin verilmesi gerektiği” yanıtını verdiğini ancak bunu yaparken, KKTC’deki federasyon ile Rum federasyonunu eşit tuttuğunu yazdı.
Habere göre Füle, Türk sporculara Güney Kıbrıs’taki spor federasyonu şemsiyesi altında uluslararası mücadelelere katılmalarına izin verilmemesi sorununun, Kıbrıs içerisinde, Kıbrıs sorununun çözümü müzakereleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini belirtti.
Füle yanıtında: “Kıbrıslı Türk sporculara, hangi spor federasyonunda faaliyet göstermek isterlerse kendilerinin özgürce karar verme hakkına sahip olmalıdırlar. Her iki tarafça da üzerlerinde baskı kurulmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Gazete, Theoharus’un gerek Barroso gerekse Füle’nin söz konusu yanıtlarının kabul edilemez olduğunu ileri sürerek, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ve diğer Rum yetkililerin hemen girişimde bulunmasını talep etti.
GAZİMAĞUSA LİMANININ AÇILMASI ÖNERİSİ’NE YANIT
Diğer yandan Haravgi ve diğer gazeteler, Yunan AP Milletvekili Nikos Hundis’in Füle’ye yönelttiği soruda, Rum Yönetimi Başkanı Hrsitofyas’ın “Mağusa limanının açılması ve BM’ye teslim edilmesi önerisi” hakkında ne düşündüğünü sorduğunu yazdılar.
Habere göre Füle bu soruya yanıtında; “Kıbrıs sorununda bazı konuların doğrudan müzakere masasında bulunduğunu, bazılarının ise müzakere masasında bulunmamasına karşın ilişkili olduğunu” ifade ederek, “bunlardan bir tanesinin de Mağusa konusu olduğunu” belirtti.
Füle, AB Komisyonu’nun görevinin “Kıbrıs’taki iki tarafı ve sorunla ilgili diğer ülkeleri, sorunun çözümü yönünde her türlü çabayı göstermeye ve yapıcı olmaya çağırmak” olduğunu söyledi ve “sözü edilen sorunun bütünlüklü çözüm çabaları çerçevesinde çözülmesini umut ettiklerini” sözlerine ekledi.
SCHULTZ: HAZIR OLUN DOĞRUDAN TİCARET GELİYOR
Fileleftheros, konuya ilişkin haberini “Barroso-Füle Ticarete Evet Diyor – Schultz: “Doğrudan Ticaret Geliyor” başlıkları altında yansıtırken, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Martin Schultz’un da, doğrudan ticaret tüzüğünün yakında dinamik bir biçimde gündeme geleceğini söylediğini aktardı.
Gazete, Güney Kıbrıs’ın Barroso ve Füle’nin açıklamalarıyla “çifte tokat” yediği yorumunda bulundu.
Gazete, Barroso’nun KKTC’yi, İspanya’nın AB müktesebatının uygulanmadığı bölgeleri “Geuta, Mellila ve Gibraltar” ile Almanya’nın yine müktesebatın uygulanmadığı iki adacığı olan “Hergoland” bölgesiyle denk tutuğunu belirtti.
Gazete, Barroso’nun bu eşleştirmeyi yaparken, İspanya ve Almanya’nın bu bölgelerinin “başka bir AB devletine ait olmadığını ve işgal altında bulunmadıklarını” göz ardı ettiğini ayrıca, bu bölgelerden yapılan doğrudan ticaretin, İspanya ve Almanya’nın onayıyla gerçekleşmekte olduğu gerçeğini de görmezden geldiğini savundu.
MARTİN SCHULTZ TÜZÜĞÜ GERİ ÇEKMEYİ DÜŞÜNMÜYOR
Öte yandan gazete, Rum AP Milletvekili Andigoni Papadopulu’nun, Sosyalist Grup Başkanı Martin Schultz’a “doğrudan ticaret tüzüğü” konusunda sert bir mektup gönderdiğini, Schultz’tan ise, “doğrudan ticaret tüzüğünü geri çekme gibi bir girişimde bulunmayı düşünmediği” yanıtını aldığını yazdı.
Habere göre Schultz mektubunda; “tüzüğün Avrupa Parlamentosu’ndan geri çekilmesini kendisinin talep etmesinin söz konusu olmadığını ve Güney Kıbrıs’ın tüzüğü bloke etmeyi istemesi durumunda, Dimitris Hristofyas ve Yunanistan Başbakanı Yorgos Papandreu’nun, (Almanya ve Fransa’nın da desteğini alacağını farz ederek) Konseyden “engelleyici azınlık” talep edebileceğini” belirtti.
Schultz, tüzüğün bekleme sürecine girdiğini ve Ekim-Kasım aylarında dinamik olarak AP’nin gündemine geleceğini vurguladı.
Schultz ayrıca, AP-Kıbrıslı Türkler Yüksek Temas Gurubu’nun Kıbrıs ziyareti sırasında KKTC’de de ikamet etme isteğine desteğini de belirtti.