35 sendikadan oluşan ve emekli örgütlerinin de destek verdiği Sendikal Platform dün eylemlerine Mağusa’da devam etti. Anıt Çemberi’nde buluşan eylemciler İhtiyat Sandığı Dairesi’nin önüne yürüyerek miting gerçekleştirdiler.
Sendikal Platform, hükümetin son açıkladığı ekonomik tedbir kararlarına karşı başlattığı eylemler çerçevesinde dün Gazimağusa’da eylem yaptı. Platform, eylemleri diğer ilçelere de yayacaklarını belirterek, tüm örgütleri birlikteliği bozmadan destek vermeye çağırdı.
35 sendikadan oluşan ve emekli örgütlerinin de destek verdiği Platform, Gazimağusa’daki eylemine Anıt Çemberi’nde toplanıp yoldan geçenleri selamlamayla başladı. Buradan Gazimağusa Belediyesi ile İhtiyat Sandığı Dairesi’nin bulunduğu alana yürüyen sendikalar, burada da miting gerçekleştirdi.
“Birlik, mücadele, dayanışma” sloganları atılan mitingde, Sendikal Platform adına Kamu-Sen Genel Başkanı Mehmet Özkardaş ile Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis konuşma yaptı.
ÖZKARDAŞ: İMAJIMIZI YOK ETTİLER
Özel sektörde vergi kaçağının büyük boyutlarda olduğunu, devletin bankalardan geriye dönüşü olmayan kredilerle ve ihalesiz verilen işlerle zora girdiğini, bundan sermaye kesiminin yararlandığını savunan Özkardaş, yüzde 60’lara ulaşan kayıt dışı ekonominin ve kontrol edilemeyen nüfus akışına hizmet verebilmek için yapılan istihdamlar ile diğer giderlerin faturasının Kıbrıs Türk halkına yüklenmekte olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Türk halkının sosyal ve kültürel yapısının hızla erozyona uğratıldığını da söyleyen Özkardaş, hükümetin yapıcı tüm önerilere kulak tıkadığını, seçim öncesi ne söz verdiyse tam aksini yaptığını savunarak, şunları söyledi:
“Eşel Mobile dokunulmayacak, emeklilerden vergi alınmayacak, maaş ve ücretleri yeniden düzenleyen yasa tasarısı onaylanmayacak diyenler halkımızı aldatmışlardır. KTHY’yi Atlas Jet’e peşkeş çekenler çalışanları işsizliğe mahkûm etmekle kalmadılar, binlerce yolcuyu perişan ettiler ve turizmcileri arkalarından vurdular. İmajımızı yok ettiler.
Emekçilerin birikimi olan ihtiyat sandığının içini boşalttılar. Küçük esnafı yok ettiler. Hayvancıyı, narenciyeciyi, üreticiyi üretimden koparttılar. Emekliden vergi, memurlardan ve işçilerden kesinti, 13.maaşlar ve emekli ikramiyelerinin kırpılması, bayram ikramiyeleri ve tahsisatların kaldırılması, yolsuzlukların ve partizanlıkların üstüne gidip demokrasiyi savunan sendikaları susturup kapılarına kilit vurmak için üye aidatlarının maliye tarafından kesilmesine son verilmesi vardır.”
Özkardaş, kabinenin bir bakanı “KIB-TEK özelleştirilmeyecek” derken, başka diğer bakanın “Ekonomi bakanı KIB-TEK özelleştirilmeyecek diyor ama bazı düzenlemelerin yapılması gerekir” dediğini belirterek, “Bu hükümet eğer çıkıp da ‘merak etmeyin, şuna dokunmayacağız, şurasını özelleştirmeyeceğiz’ dediyse; korkun. Dokunmayacağız dedikleri hak budanmış, özelleştirmeyeceğiz dedikleri yer ihalesiz olarak birilerine çoktan verilmiştir” ifadelerini kullandı.
SORUNUMUZ AKP VE UBP’YLE...
Konuşmasında özel sektör patronlarına da “vergi kaçakçılığı ve çalışanları sömürme” suçlamasında bulunan Özkardaş, şöyle devam etti:
“Bizim sorunumuz ne daha iyi bir yaşam için gelen Anadolu’nun emeği sömürülen insanlarıyladır, ne de Türkiye Cumhuriyeti’yledir. Sorunumuz, bizi anlamak istemeyen, Kıbrıs’ın özel bir konumu olduğunu görmezden gelen ve bugünkü yapının oluşmasında sorumluluğu olan ve ikili ilişkileri zarara uğratacak paketler dayatan AKP hükümeti ile ve onlara kayıtsız şartsız icazet eden UBP hükümetiyledir. Hiç kimse bu gerçekleri konuştuğumuz için bizleri Türkiye düşmanlığı yapmakla suçlamaya kalkmasın ve bunun üzerinden hamaset yapmasın.”
UZLAŞI TALEBİ
Özkardaş, sendikaların talebinin “ekonomik çıkmazdan kurtulmak için tüm kesimlerin sorumluluk üstlenmesi” olduğunu belirterek, bunun içinde uzlaşının şu şekilde olması gerektiğini savundu:
“Kayıt dışılıkla mücadelede yasal ve somut önlemler, kontrolsüz nüfusun önlenerek, oluşturduğu ekonomik yükün giderilmesi, sosyal ve kültürel yapıda oluşan erozyonun durdurulması, vergi kaçakçılığının önlenmesi için ciddi yasal düzenlemelerin yapılması, özel sektör çalışanlarının ücret, çalışma saatleri, iş ve işçi güvenliği ile sendikalaşma gibi sorunların çözülmesi, ekonomik kriz ortamında işsizler ordusu yaratacak özelleştirmeden vazgeçilerek KİT’lerin özerkleştirilmesi, emekçilerin birikimi olan ihtiyat sandığına müdahale edilmemesi, hükümetin emeklilerle ve çalışanlarla ilgili almış olduğu dayatma kararlarının geri çekilmesi, üreticilerin küçük esnafların turizmcilerin korunmasıyla ilgili düzenlemeler…”
Tüm bunların eş zamanlı görüşülüp, uzlaşılarak ve tüm kesimlerin fedakarlığı halinde sendikaların sorumluluk almaya hazır olduğunu vurgulayan Özkardaş, hükümete “bu önerileri masaya getirmeye cesaretiniz varsa, sermayeden ve AKP’den onay alabilirseniz, bizler fedakarlığa hazırız” çağrısında bulundu.
SEYİS: SOYADI KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis de mitingde yaptığı konuşmada, “Halkın desteği arkamızda, bu aldığımız tedbirler az bile” diyen Başbakan İrsen Küçük için, “Soyadı Küçük ama artık zararı büyük olmaya başladı” ifadelerini kullandı. Seyis, “Biz anladık, yaptıkları yapacaklarının teminatıdır... Allah aşkına, ne olur artık bizim için başka bir şey yapmasınlar” diyerek hükümeti, “çalışanların mevcut haklarını budamak, toplumu kamplara bölme uğraşı içinde olmak, çalışan kesimleri birbirine kırdırmak, özel sektör çalışanlarını kamu çalışanlarına karşı kışkırtıp yurttaşlar arasındaki kökene ve dini inanç derecesine bağlı noktalarla böl ve yönet taktiği uygulamakla” suçladı. Özel sektör patronlarının vergi kaçırdığını, devletin de vergi toplayamadığını savunan Seyis, şunları söyledi:
“Toplu iş sözleşmeleri veya toplu pazarlık yoluyla elde edilen sosyal haklar yasalar ile yasaklanıyor. Bu çerçevede toplu iş sözleşmesi düzeni ortadan kaldırılarak çalışanların sendikasızlaştırılması hedefleniyor. İkramiye ve kıdem tazminatlarının azaltılması için çalışma yapıyorlar, özel sektör işçilerinin dahi tek güvencesi olan ihtiyat sandığının prim oranı patronlar lehine aşağıya çekmek suretiyle işçinin parasını patronların cebine koyuyorlar. Çalışmalarını tamamlayarak bu yıl içinde geçireceklerini beyan ettikleri Sosyal Sigortalar Değişiklik’ Yasası ile mevcut çalışanların emekli yaşını 60-65’lere çıkarmayı ve birçok sosyal güvenlik hakkının kaldırılmasını hedefliyorlar. Hedeflerinde yalnız sendikalı çalışanların kazanılmış hakları değil, asgari ücretin serbest bırakılması konusunda ise emekçilerin ücretlerini patronların insafına bırakarak özel sektör çalışanlarını sermayeye meze yapmaya hazırlanıyorlar. Hükümet, bir yandan toplumsal uzlaşıdan bahsederken, diğer yandan kazanılmış tüm hakları ortadan kaldıracak yasaları tek tek meclise havale ediyor.”
Hükümetten toplumsal uzlaşı için biraz çaba harcamasını isteyen Seyis, “toplumsal uzlaşının çalışanlardan kesip sermayedarı daha da semirtmekle olmayacağını, Kıbrıs Türk toplumunu AKP-UBP imzaları ile yok etmeye kimsenin gücünün yetmediğini” ifade etti. Seyis, “Ben bu ülkede yaşamak isterim. Ülkemde çocuklarıma güzel bir gelecek bırakmak isterim” diyen herkesi mücadeleye destek vermeye de çağırdı.