Yedi işveren örgütü tarafından oluşturulan Ekonomik Örgütler Platformu (EÖP), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile halkı için reformlarla sağlamlaştırılmış ekonomik olarak sürdürülebilir yeni bir düzen ve yaşam şeklinin artık kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), Kıbrıs Türk İşadamları Derneği (İŞAD), Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KIBSO), Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği (KTMB), Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB), Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası ile Kıbrıs Türk Genç İşadamları Derneği (GİAD) tarafından oluşturulan EÖP yaptığı ortak açıklamadı, reform olarak işaret ettiği önlemlerin “kaçınılmaz” olduğunu dile getirdi.
Açıklamada; KKTC ve KKTC yurttaşlarının, cumhuriyet döneminin en ağır sosyo-ekonomik krizinden geçmekte olduğu belirtilerek, “Yıllarca ekonomik gerçeklerden uzak bir yönetimin hüküm sürmesi, ekonominin dönemin ihtiyaçlarına uygun okunmaması ve planlı ekonomi yerine popülist, günübirlik mali politikaların tercih edilmesi bizleri hep birlikte ciddi bir yıkımın eşiğine getirmiştir” denildi.
Bu noktaya gelinirken yapılması gereken reformların ertelendiği veya kısırlaştırılarak “faydasız hale” getirildiği savunulan açıklamada, “geçmiş iktidar döneminin sonlarından başlayarak bugünkü iktidarın 15 aylık döneminde de seçim dertleri geçim dertlerinden daha fazla önemsendiği” tespiti yapılarak bu eleştirildi.
“Bizi bu denli plansız ve zayıflatılmış yakalayan küresel ekonomik kriz de, kendi ekonomik krizimizin etkilerini derinleştirmiştir” denilen EÖP açıklamasında, ülkedeki pek çok farklı sektör ve kesimde olduğu gibi, açıklamanın altında imzası bulunan 7 örgütün üyelerinin de zor günlerden geçtiği belirtildi.
Açıklamada; aidiyet sorunu, adi suçların patlaması ve kontrolsüz nüfus artışının günlük hayatın bir parçası haline geldiği; tahammülsüzlük, umutsuzluk ve karamsarlığın had safhaya çıktığı savunularak şöyle denildi:
“KKTC ve yurttaşları kendi Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle yeni yılda bir çözüm hedefi koymuş olmasına rağmen buna varıncaya kadar neredeyse kendi çözülme tehdidi yaşıyor bir duruma gelmiştir. Yaşanan süreç zamana bırakılarak atlatılacaklardan değildir. Globalleşen günümüz dünyasında sürdürülebilir sosyo-ekonomik modeller dışındaki uygulamalar toplumumuza çok büyük bedeller ödetmiş ve yok olma noktasına getirmiştir.”
“KKTC ve halkı için reformlarla sağlamlaştırılmış, ekonomik olarak sürdürülebilir yeni bir düzen ve yaşam şekli artık kaçınılmaz bir gereklilik olmuştur” ifadesine yer verilen EÖP açıklamasında, ihtiyaç duyulan düzenlemelerin vakit yitirmeden hayata geçirilmemesi halinde Kıbrıs sorununun çözümünün de “kurtuluş” olmaktan çıkacağı görüşü dile getirildi.
Açıklamada, kamu çalışma düzeninde reform, yasa ve hukuki süreçlerle ilgili reformların, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınıp verginin basitleştirilerek tabana yayılmasıyla ilgili reformların bir zihniyet reformu ile bütünleştirilerek yaşama geçmesinin zorunluluk haline geldiği ileri sürüldü.
Açıklamada, sürdürülebilir olmayan tüm ekonomik yapıların geç kalınmadan ve batması beklenmeden profesyonel hizmet alınarak ve bağımsız bir komite tarafından şeffaf bir süreç izlenerek özelleştirilmesi, “istisnasız herkesin sırtında bir kambur olan kara deliklerin sosyal ve ekonomik tehdit olmaktan çıkarılması gerektiği” belirtildi.
Ancak bu yapılırken, sorunun her yönüyle çok iyi ele alınarak yeniden yapılanma gerçekleşirken sosyal yaralar açılmamasına dikkat edilmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, “Kamuda tasarrufu, yukarıda siyasi yöneticilerden başlatarak tüm topluma örnek olunmalı ve uygulanacak program önce siyasal yönetim tarafından içselleştirilerek toplumun her kesiminin alınacak önlemlere sahip çıkmasının sağlanabilinmesi için erişilecek sonuçlar açıklıkla vatandaşa anlatılmalıdır” ifadesi kullanıldı.
Yazılı açıklamada, tasarruf önlemleriyle yaşanacak daralmanın önüne ancak reel sektörün önünün açılması ve ekonominin büyütülmesiyle geçilmesinin mümkün olduğu kaydedilerek şu görüşlere yer verildi:
“Ancak bu şekilde devletin kapısındaki istihdam baskısı azaltılabilir. Bunun sağlanması için; özel sektörün finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırıcı önlemlerle, özel sektörümüzün, çok daha büyük ekonomik aktörlerin olduğu zorlu bölgesel rekabette desteklenmesi gerekmektedir. Tüm bunlar yapılırken belli fedakârlıkların yapılması da gerekecektir. Reel sektör olarak halen bizler payımıza düşen bedeli her gün ödemekteyiz. Bu kan kaybının önüne geçilmesi ve tersine çevrilerek büyüme sürecine dönülmesi zorunludur.”
Açıklamada, EÖP’nin reformist bir anlayışla toplumun her kesimiyle diyaloğa hazır olduğu, alınacak mantıklı, ekonomik ve akla uygun tüm önlemleri sonuna kadar destekleyeceği; bunun artık kaçınılmaz bir gereklilik olduğu kaydedildi.
Yazılı ortak açıklamada, artık ne EÖP’nin ne de toplumun daha fazla bedel ödemeye tahammülü kalmadığı belirtilerek, “Bundan böyle örgüt olarak bu gibi laçkalıklara katiyen seyirci kalmayacağımızı saygıdeğer kamuoyunun bilgisine getiririz” denildi.