MÜZAKERELERİN AĞIR RİTMİ KÖTÜMSERLİK YARATIYOR

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın arasında Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla yürütülen müzakerelerin “ağır ritminin” BM, Brüksel ve Londra’da kötümserlik yarattığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın arasında Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla yürütülen müzakerelerin “ağır ritminin” BM, Brüksel ve Londra’da kötümserlik yarattığı belirtildi. Kathimerini gazetesi BM, Brüksel ve Londra’nın, Mülkiyet konusunda ilerleme sağlanabilecek bir yöntemi göremediklerini belirterek BM uzmanlarının Mülkiyet konusuna ilişkin bazı formüller hazırladığını yazdı.

BM uzmanlarının bu hareketinin pratik anlamda değerinin bulunmadığını yazan gazete, buna paralel olarak da manzarayı netleştirecek olan Toprak konusundaki önerilerin de müzakere masasına konmadığını, bunun da Toprak konusunu al-ver de tutmak isteyen Türk tarafının tepkisine neden olacağını belirtti. Gazete BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorununa ilişkin Özel Danışmanı Alexander Downer ve çalışma arkadaşlarının korkularının, Ağustos ayındaki tatile kadar Mülkiyet konusunda ilerleme sağlanmayacağı ve bunun sonucunda “süreçle ilgili olarak topun BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a eline geçeceğine”, dayandığını belirtti. Habere göre bir diplomatik kaynak gazeteye yaptığı açıklamada Mülkiyet/Toprak konusunun diğer konularda ilerleme için anahtar teşkil ettiğini, 2010 yılı sonuna kadar çözüm sağlanması önkoşulun yönetim güç paylaşımında olduğu kadar, bu konuda da görüş birliğinin sağlanması olduğunu söyledi. Aynı diplomatik kaynak, Mülkiyet konusu netleşmeden bir başka başlığa geçilmesi olasılığını görmediğini ifade ederek bu başlık altında görüş birliği sağlanmadan (Dayton tipi görüşme' (görüşmeye katılanların, anlaşma metni üzerinde kesin bir mutabakat sağlamadan, görüşme yerinden uzaklaşamayacakları anlamını taşıyor) için baskı yapılmasının herhangi bir pratik anlamın olmayacağını ifade etti.

BAN’IN MÜDAHALESİ
Gazete, Eylül ayının ilk haftasındaki görüşmelerde manzaranın netleşmemesi durumunda, BM Genel Sekreteri Ban’ın, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hrisofyas’la BM Genel Kurul çerçevesinde ve hemen ardından Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu çağırarak görüşeceğini ve böylelikle konuyu şahsi olarak ele alacağının, kesin olarak addedildiğini yazdı. Gazete bunun sonuç vermemesi durumunda iki liderin; aynı zamanda, Kasım ayındaki raporu hakkında Ban’ın düşüncelerini liderlere aktaracağı, Ban ile ortak görüşme yapmaları için New York’a davet edilmeleri senaryosunun da görüşüldüğünü belirtti. Habere göre diplomatik kaynak, baskının, şimdilik Cumhurbaşkanı Eroğlu ve Ankara’ya yöneldiği ancak özlü bir baskının henüz yapılmadığını söyledi. Kıbrıs sorununda tecrübeli olan eski bir diplomat ise yaptığı açıklamada “Genel Sekreter, çıkmaz konusunda Kıbrıs Türk tarafına daha çok sorumluluk yüklese dahi bunun pratik değeri ne olacak?” sorusunu sordu. Eski diplomat, Kıbrıs sahipli bir süreçteki çıkmaz ve ilerleme eksikliğinin, gerek bu sürecin terk edilmesine gerekse de “B” planının aranmasına yol açacağı şeklindeki görüşünü de ortaya koydu. Gazete ayrıca Washington, Londra ve Brüksel’in, Kıbrıs sorununa ilişkin uluslararası konferansın, sonbaharda ve de Ban’ın müdahalesinin ardından toplanması konusunu da tekrarlamakta olduklarına dikkati çekti.

BAN’IN KASIM AYINDAKİ RAPORU

Fileleftheros gazetesi, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kasım ayında sunacağı raporunda Kıbrıs konusunda yaşanan süreci değerlendireceğini belirtti. Habere göre Güney Kıbrıs’taki kaynaklar raporun önemine vurgu yaparak raporun; tüm zaman periyoduyla ilgili olacağını, bir diğer deyişle II.Cumhurbaşkanı Talat’la iki yıl önce başlayan sürecin başlangıcından itibaren gerçekleşenleri içereceğini belirtiler. Tüm süreç ve Kıbrıs sorunundaki gelişmelerin bu rapora endeksli olduğu ortak bir değerlendirmenin bulunduğunu yazan gazete, BM’nin ilgili taraflara ve AB’ye de niyetleri hakkında bilgi verdiğini, olası çıkmaz ve ileriki adımların incelenmesinin ilkelerini belirlediğini belirtti. Gazete AB dönem başkanı Belçika’nın “Kasım ayına ilişkin ifadeleri ile sonbaharda çıkmaz beklendiği” şeklindeki değerlendirmesinin tabii ki rastlantı olmadığını, müzakere masasındaki gelişmelerin bu sahneyi teyit ettiğini yazdı. Gazete, Genel Sekreterin Kasım ayındaki raporunun tam olarak neyi kapsayacağı, Türk mantığını ileriye götürüp götürmeyeceği, süreci tarif ederek başarısızlığı onaylayıp onaylamayacağı şeklindeki soruların yanıtsız kalmayı sürdürdüğünü de belirtti. Habere göre Güney Kıbrıs’taki aynı kaynaklar, Mülkiyetle ilgili müzakerelerin tam anlamıyla bataklığa sürüklendiğini, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun düşüncelerinin, mülklerin yasal sahiplerine iadesini dışarıda bırakan (menetmek), durumlara yol açtığını savundular. Aynı kaynaklar ayrıca, Kıbrıs Türk liderliğinin, bir yandan en kısa zamanda çözüm sağlanmasına hazır olarak gözükerek, Ankara’nın tavsiyelerine uyduğunu diğer yandan da durumu çıkmaza sürüklediğini iddia ettiler. Gazete “Türk tarafının amacının ve temennisinin, yılsonuna kadar çıkmazın kayda geçirilmesi ile girişimler ve prosedürsel entrikalarla, sorumluluğu Kıbrıs Rum tarafına yüklemek ve sahte devletin yükseltilmesi yolunu açmak olduğunu” da savundu.

“HRİSTOFYAS’IN MUTLAK YALNIZLIĞI”
Politis yukarıdaki başlıkla verdiği haberinde Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, Kıbrıs içinde ve dışında, tüm konularda siyasi yalnızlık yaşadığını belirtti. Hristofyas’ın yalnızlığını gösteren durumlara değinen gazete Kıbrıs sorunundaki durumların çok iyi gitmediğinin görülmekte olduğunu, BM’nin; yıl sonunu, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin tamamlanmasıyla ilgili katalizör zaman takvimi olarak benimsediğini ayrıca BM’nin raporunda sorumluluk yükleyeceğini belirtti. Türkiye’nin, acil çözüm istediği konusunda gerek BM’de gerekse AB’de imaj yaratma “oyununu kazandığını” yazan gazete Güney Kıbrıs’ın, kendisine sorumluluk yükleneceği ve sonucun; “işgal altındaki toprakların” tanınması olacağı şeklinde korkuya sahip olduğunu da belirtti. Gazete aynı zamanda, Brüksel’de, 2011 yılında doğrudan ticaret tüzüğünün geçeceğinin, kesin olarak addedildiğini belirtti. İç cepheye ilişkin olarak gazete DİSİ partisinin, Hristofyas’ın aldığı tüm zor kararları iki yıldır desteklemesine karşın son aylarda tutumunu değiştirdiğini, DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Hristofyas için “çözüm Başkanlığından Tayvanlaşma Başkanlığına dönüştüğü” ifadesini kullandığını da anımsattı.

Bu haber 253 defa okunmuştur
  • LONDRALI  U.K - 19.07.2010 E HADE BIR KIBRIS CIFTETELLISI GOYUN UZERINE DA HIZLANSINLAR !!! CATLATSINLAR GOBECIKLERI ...

:

:

:

:

DİĞER HABERLER