Rum Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofayas’ın önerdiği üç eksenli önerilerin, Rum tarafının yıllardır sahip olduğu tezlere dayalı olduğunu söyledi. Haravgi gazetesine göre Stefanu önceki gün yaptığı açıklamada, önerilerin kabul edilmesinin Kıbrıs sorununu çözmeyeceğini ancak çözüm sürecine ivme kazandıracağını iddia etti. Stefanos Stefanu önerilerin; az ya da çok, Kıbrıs sorununun bütün konularının görüşüldüğü, müzakerelerin iki turunun ardından, uygun bir zamanda sunulduğunu belirtti ve görüşülmesi için konuların ve boyutların bağdaştırılmasının tam zamanı olduğunu öne sürdü. Stefanu, Rum önerilerine değinirken, mülkiyet konusunun toprak ve TC kökenli KKTC vatandaşları konusuyla bağdaştırılması gerektiğini savundu, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun bu konuda bugüne kadar olumsuz tavır sergilediğini kaydetti. Stefanu, Eroğlu’nun bu olumsuzluğunun, yılsonuna kadar çözüm istediği şeklinde söyledikleriyle ters olduğunu ileri sürdü. Kıbrıs sorununun temel boyutlarının ele alınmasının bazı partilerin talebi olup olmadığı şeklindeki soru üzerine Stefanu, önerileriyle birlikte Hristofyas’ın, tüm partilerin- sundukları önerilerin onaylanmasının mümkün olduğu anlamına gelmeksizin- tezlerini dikkate aldığı, dinlediği ve istişare ettiğini gösterdiğini söyledi.
HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA
Hristofyas’ın üç eksenli önerileri çerçevesinde sunduklarına da değinen Stefanu, kapalı Maraş bölgesine ilişkin olarak Maraş’ın “yasal” sahiplerine iadesi, Doğrudan Ticaret Tüzüğü gibi “bölücü” öneriler ve faaliyetlere yol açmaksızın “Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik açıdan desteklenmesi için” Mağusa Limanı’nın açılmasını önerdiklerini ifade etti. Stefanu, buna eş zamanlı olarak, belirli AB başlıklarının açılmasıyla da Türkiye’nin de bundan yararlanacağını savundu. Stefanos Stefanu, uluslararası konferansın, “işgal orduları”, TC kökenli KKTC vatandaşları ve güvenlik konuları gibi Kıbrıs sorununun uluslararası boyutlarını ele almak için Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi, garantör devletler, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin katılımıyla uygun zamanda BM tarafından toplanması gerektiğini de ileri sürdü. Türk tarafının buna yanıt vermemesi durumunda Güney Kıbrıs’ın “yeniden” önde olacağını iddia eden Stefanu, Kıbrıs sorununun çözümü için gerçekten yanıt vermesinin, Türkiye için “Halep ordaysa arşın burada” demek olduğunu savundu ve AB’nin; Rum tarafının önerilerinin hayata geçirilmesi gidişatına yönelmesi gerektiğini öne sürdü.