Gözde AKBEN
Ülkede yaşanılan ekonomik sıkıntılar nedeniyle alınan tedbirlere rağmen özel günlerde gösteriş amacıyla yapılan aşırı harcamalar ve izaz, ikram giderleri köşe yazarları ve vatandaşlar tarafından eleştiriliyor. Ada TV’de yayınlanan Günaydın Ada programında Didem Tavukçu Gürses’in konuğu olan Ekonomist Vedat Yorucu, yaptığı sorgulamayı sandığa yansıtmayan herkes için bu yaşanılanların mubah olduğunu söyledi. “Kimse bu aşırı harcamalardan ve gösterişten feragat etmiyorsa o zaman ülkemizde çok büyük bir kriz yok demektir” diyen Yorucu, benzer durumdaki İngiliz ekonomisinde bu harcama kalemleri için alınan önlemleri belirtti.
“İNGİLTERE’DE SİYASİLER TOPLU TAŞIMAYI KULLANIYOR”
Ülkemiz gibi İngiltere’nin de ekonomik dar boğazdan geçtiğin ifade eden Yorucu, yaşanılanlara çözüm bulmak için İngiltere Hükümeti’nin aldığı kararları anlattı. Yorucu; İngiltere Hükümeti de çok büyük bir krizden geçmektedir. Bu çok büyük bir hızla gerçekleşen ve aslında bilinen bir dibe çöküştü. Gerekçesi de 2007’de Amerika’da başlayan global krizdi. Bu finans krizi içerisinde yaratılan suni değerlerle olmayan paralar yaratıldı ve kredi kartlarının da buna ilave olmasıyla beraber olması gerekenden fazla bir harcama yapıldı. Bunun sonucunda da mali kriz ve bankacılık sektörü büyük bir kriz içerisine girdi. 2008 yılında İngiltere’nin en tanınmış bankalarından biri iflasını açıkladı ve hemen İngiltere Merkez Bankası devreye girerek 30 milyar sterlin değerinde bir paket ortaya sürdü ve bütün mevduatlara İngiltere tarihinde ilk kez yüzde yüz devlet güvencesi verildi. Reel sektör bu durumdan olumsuz etkilendi, tüketim düştü, reel gayri safi milli hasıla küçüldü ve ekonomi eksi değerlere geldi. Bu durumdan sonra hemen milletvekilliği seçimleri oldu. 2010 seçimlerinden sonra yeni bir kabine oluştu ve Labour Parti kaybetti ve Muhafazakar Parti galip oldu ancak liberal parti ile ortak bir koalisyona gitti ve bakanlar kurulu oluştu. İlk alınan karar izaz- ikram kalemlerinin, milletvekillerinin ve bakanların özel harcama kalemlerinin tümü iptal edildi ve bu toparlanma sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için bundan sonra bakanların makam araçları ve şoförleriyle makamlarına gitmesi yerine toplu taşıma aracı kullanmaları uygulamaya konuldu. Bizim ülkemize bakalım. Bizde bayramlar da bitmez. 20 Temmuz bitti ardından 29 Ekim, 15 Kasım var ve bunlar arka arkaya devam ediyor. Türkiye’den de çok sayıda ziyaretçi bu dönemlerde ülkemize geliyor, burada ağırlanıyor. Tabii ki bunlar yapılacak ama çok göze batacak şekilde bunların yapılması çok hoş karşılanmamaktadır. Daha sembolik bir miktarda olmuş olsa fazla şatafatlı olmasa da olur ama alışılagelmiş bir uygulamadır ve kimse bundan feragat etmiyorsa o zaman ülkemizde çok büyük bir kriz yok demektir” dedi.
“BUGÜN OLANLAR HEPİMİZE MÜBAHTIR”
Halkın çoğu zaman olan, biteni sorgulama yoluna gittiğini ancak bu sorgulamalarını sandığa yansıtmadığını iddia eden Yorucu, bu nedenle yaşanılanlar nedeniyle kimsenin şikayet etmeye hakkı olmadığını söyledi. Yorucu; Halk bunları kendi kendisine sorguluyor ama esas sorgu zamanı sandıktır ama orada bunu yapmıyor. Bunlar orada yapılmadığı için bugün olanlar mübahtır, onun için halk katlanacaktır. Bütçe konusu ve kamu maliyesindeki sıkıntılar bilindiği üzere kronikleşmiş ve yapısal ekonomik sorunlardan ötürü oluşmuştur. Bu bütçeyi şu anda yöneten bu hükümet ‘halk var, fark var’ sloganı ile yola çıktı. Bu hükümet arkasındaki halk desteği ile bir fark yaratarak halka geri bir hizmet olarak götürmeyi istemiş ve bu onayı halktan almıştır. Halk şimdi niye şikayet ediyor ki? Emekli maaşlarından vergi alınacakmış, maaşlar indirilecekmiş, KİT’ler özelleştirilecekmiş ve bunlar alışılagelmedik yöntemlerle yapılacakmış. Neden şikayet ediyorlar ki? Bunlar daha yeterli tedbirler değildir. Daha fazlası da olacaktır ve biz bunu bekleyip göreceğiz” dedi.
EMEKLİ ORDUSU GELİYOR
Emekli maaşlarından vergi alınmasıyla ilgili karar çıktıktan sonra kısa sürede pek çok kişinin emeklilik için başvurduğunu belirten Yorucu, kısa bir zaman sonra çok sayıda emeklinin olacağını söyleyerek hazırlıklı olunması gerekildiğini söyledi. Yorucu; “Maliye Bakanı emekli maaşlarından vergi alınması gerektiğini söylediği andan sonra Nisan ayından Haziran’a kadar 3 ay içerisinde dört yüzün üzerinde kişi emekliye çıkmak için müracaatta bulundu. Emekli ikramiyelerinden vergi alınmayacağı söyleniyor ama hiç öyle olmayacağını düşünüyorum ama ne yapalım ki çaresizlik. Bu kadar tedbir alındıktan sonra emekli ikramiyelerinden de vergi almak mecburiyetinde kalacağız ya da başka bir düzenleme ile ödenecek olan ikramiyelerin hesaplama ve prim şekillerini düzenleyerek yeniden düzenlemeye gideceklerdir ve emekli yaşını uzatacaktır. Ben bu duruma bir ekonomist olarak baktığım zaman hükümetin TC Hükümeti ile imzaladığı bu protokole ben en başta destek verenlerden biriydim. Bu tedbirlerin akademik olarak bakıldığında alınması gereken tedbirler olduğunu söylemiştim ancak bu tedbirlerin alınış ve uygulanış biçimi sorgulanmalıdır. Bu kadar çok emekli başvurusu olduğu için bu transferler kalem listeleri ‘18’den %22’ye çıkmıştı ya o kadar çok transfer ödeneği var ki bu rakamlar bütçenin %48’idir ve neredeyse bütçenin yarısı kadardır. Bu kadar emekli müracaatından sonra bu rakam bütçenin %55’ini ya da %60’ına denk gelecektir. Bir emekli ordusu daha geliyor buna hazırlıklı olunmalıdır” dedi.