Ahtapot Paul Kıbrıs’a da gelse

2010 Dünya Kupası muhteşem bir finalle ve İspanya’nın zaferiyle sonuçlandı. Bu yılki dünya kupasında İspanya kadar ön plana çıkan ve dünya kupasının simgesi olan biri daha vardı: Kahin ahtapot Paul…

2010 Dünya Kupası muhteşem bir finalle ve İspanya’nın zaferiyle sonuçlandı. Bu yılki dünya kupasında İspanya kadar ön plana çıkan ve dünya kupasının simgesi olan biri daha vardı: Kahin ahtapot Paul…

Yaptığı başarılı tahminlerle maç sonuçlarını bilen ve bu nedenle adı kahine çıkan Paul’u acaba biz de UBP’nin kasım ayı kurultayında kullansak nasıl bir sonuç çıkardı diye düşündüm ve düşüncelerim sonucunda çıkanları sizlerle de paylaşmak istedim.

Bilindiği üzere Paul, akvaryumunun içerisine konulan cam kutulardaki ülke bayraklarından birinin üzerine tutunarak tercihini belli ediyordu. O zaman bizim de kurultay için yapmamız gereken UBP içerisinde ismi parti genel başkanlığı için telaffuz edilen kişileri bir cam kutuya koymak. Peki bu cam kutularda kimler olacak? Birinci isim hiç şüphesiz şu anda Başbakanlık koltuğuna oturmuş olan İrsen Küçük… Sayın Küçük, kağıt imzaladı aday olmayacak yönündeki söylemlerin aksine adaylığını koyacaktır ve o nedenle akvaryumdaki yerini alacaktır. İkinci aday kim olabilir? Bakanlık görevini Zorlu Töre’ye kaptıran ve bu nedenle intikam çığlıklarıyla dolu yüreğinin sesini dinleyen Hasan Taçoy’da ikinci kutuda hiç şüphesiz yer alacak olan isimdir. Üçüncü isim ise Hüseyin Özgürgün’dür. Dış İşleri Bakanlığı’ndaki görevinin dışında parti genel başkanlığına da cilve yapan Özgürgün, yakın çevresine parti başkanlığına aday olacağı yönünde söylemlerde bulunmaya başlamış bile o nedenle üçüncü cam kutuda Hüseyin Özgürgün yer alacaktır. Aday olması ve akvaryumdaki cam kutularda yer alması gereken diğer iki isim ise Nazım Çavuşoğlu ve Ahmet Kaşif ‘tir. Çavuşoğlu her ne kadar cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ‘aday olma derlerse olmam’ şeklinde bir açıklamada bulunmuş olsa da Genel Başkanlığın iştahını kabarttığı su götürmez bir gerçektir. Ahmet Kaşif ise aday olacak olan ama her an geri adım atarak ‘vazgeçtim’ diyebilecek bir isim olsa da akvaryumdaki yerini alacaktır.

Evet başkanlığa aday olabilecek beş kişiyi cam kutulara koyduktan sonra sıra bizim kahin Ahtapot Paul’ü tercihini yapması için akvaryuma bırakmaya geliyor. Bu esnada cam kutudaki adayların yüzünde hafif bir gerginlik var ama hiç biri o yakışıklı yüzlerindeki sahte sıcak ifadeyi terk etmiyorlar. Paul, adaylar arasında dolaşmaya başlıyor. Cam kutusunun üstünde dolaştığı her aday en sevimli, sempatik ifadesiyle gülücükler dağıtıyor ve çaktırmadan göz kırpıyor. Hatta işin dozunu kaçıran Hasan Taçoy, ‘karar seçime yönelik biliyorum ama beni seç, beni seç’ diyerek Paul’ün aklını çelmek için alttan alttan yengeç bacakları, ıstakozları diğer adaylara çaktırmadan Paul’e gösterir ve onu yoldan çıkarmaya çalışır. Hüseyin Özgürgün iyi bildiği yabancı dilinin de avantajıyla Paul’e ‘seni anlayabiliyorum kardeşim, beni seç’der. Cam kutusuna ahtapot’un yaklaştığını gören Nazım Çavuşoğlu ise, ‘aday olma dersen olmam’ diye Paul’e akıl danışır. Paul, Başbakan İrsen Küçük’ün cam kutusundan geçerken Küçük, Paul’ü bir kolundan yakalayarak, ‘ben ülkemizin ve geleceğimizin daha iyi yerlere gelebilmesi için mücadele ediyorum, KTHY’i, Saray Otel’i zarar ettiği için özelleştirmeye götürüyoruz. Böylece zarar eden ve çalışanlarının maaşlarını alamadıkları KİT’ler olarak kalmalarındansa çalışanlarının her ay düzenli olarak maaşlarının ödendiği bir şirkette çalışmalarını istiyoruz. Çalışanın, emeklinin maaşından kesiyoruz çünkü Türkiye böyle buyurdu hem bu zaten geleceğimizin kurtuluşu için tek çaremiz. Herkes bana ateş püskürüyor, sen beni anlıyorsun değil mi?’ diye sorar. Küçük’ün samimi açıklamaları nedeniyle cam kutusuna biraz daha yakınlaştığı Paul, tercihini kimden yana belirleyeceğinin işaretini vermişken, bakıyor durum elden gidiyor Paul’ün kalan yedi kolundan birine de Taçoy yapışır. ‘Ben zaten batık olan bir şirketin sorumluluğunu tüm risklerine rağmen yüklendim. Çalışanların işe geri alınmasının nedeninin seçime yönelik olduğunu dahi söyledim. Üstelik beni görevden alarak bana oyun oynadılar. Beni seç ki intikamımı alayım’ der. Paul’ün baskı altında kaldığını gören diğer üç adayda kalan altı koldan ‘beni seç diye’ Paul’e yapışırlar. Kolları adaylar tarafından sıkıca kavranan kahin Paul, ‘ben böyle iş görmedim. Dünya Kupası’nda bile bu kadar zorlanmadım. Lanet olsun böyle seçime’ der ve boşta kalan üç koluyla kendi boğazına yapışarak hayatına son verir. Ertesi günü tüm gazetelerde şöyle bir yazı görürüz; “UBP’deki koltuk savaşı Paul’ü de bitirdi”…

Saygılarımla,

Belgin Sezgin
Bu haber 217 defa okunmuştur

:

:

:

: