“Mülkiyet bize Talat’tan miras”

Müzakere Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, Ada TV’de konuk olduğu Künye programında Erkan Eğmez’in sorularını yanıtladı. Mülkiyet başlığıyla müzakerelere başlamanın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun tercihi olmadığını belirten Atun, bu başlığı kucaklarında bulduklarını belirtti.

Gözde AKBEN

Müzakere Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, Ada TV’de konuk olduğu Künye programında Erkan Eğmez’in sorularını yanıtladı. Mülkiyet başlığıyla müzakerelere başlamanın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun tercihi olmadığını belirten Atun, bu başlığı kucaklarında bulduklarını belirtti.

“MÜLKİYETİ KUCAĞIMIZDA BULDUK”

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ın mülkiyet konusunda görüşmelere başlama konusunda anlaşmaya vardıklarını belirten Atun, Mehmet Ali Talat’ın görevine devam etmesi durumunda mülkiyeti konuşacağını iddia etti. Atun; “Sayın Eroğlu mülkiyet başlığının tartışılmasını kucağında buldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmeden önce Talat Bey’in Hristofyas ile yaptığı antlaşmada konuşulacak olan konu olarak mülkiyet her iki taraftan da onaylandı.
Sayın Eroğlu makamına oturduğu zaman kucağında mülkiyet konusunun konuşulmasını buldu. Bu gerçektir. Mülkiyet konusundan başlama kararı Hristofyas ve Talat’ın anlaşmış olduğu bir konudur ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini Talat Bey kazansaydı ilk konuşacağı konuda bu olacaktı. Mülkiyet başka konudur, toprak başka bir konudur. İkisi çok farklı konulardır. Mülkiyette Türk tarafının takas, iade ve tazmin gibi üç seçeneği vardır fakat Rumlar özellikle Annan Planı’nda da yer alan nitelikli çoğunluk olması koşulunu unutuyorlar. Bir anlaşma olacaksa kuzeydeki toprakların %75’inin Türk toprağı olması koşulu vardır. Rum bundan devamlı olarak kaçmak istiyor ve bu koşulu bireysel iddialarla, başvurularla delmek istiyor fakat Türk tarafının mülkiyetteki ısrarı burada başlıyor. Bizim görüşmeci ekibimizin; ‘mülkiyet konusunu konuşalım, güneyde bizim bıraktığımız 450 bin dönümümüz var ve kuzeydeki toprakların %75’inin Türk toprağı olması lazım ve bu da ancak takas ve tazminatla elde edilebilir onun için iade en son seçenektir ve iade koşulları bugüne kadar geliştirilmemiş, üzerine herhangi bir yatırım yapılmamış toprakları kapsar gerisi takas ve tazmine girer’ şeklinde bir iddiası vardır. Onun da hedefi kuzeydeki toprakların %75’inin Türk olmasıdır. Rumlar ve Hristofyas bundan bucak bucak kaçmaktadır ve olayları sulandırmak için mülkiyet toprak ve Türkiye’den gelen kardeşlerimizle ilgili konuları masaya yatırmaya çalışıyor. Basit bir iddiaları var ve siz yüz bin Rum’un yerleşeceği toprak verin ve artı 65 bin Rum sizin içinize gelecek şekilde Türkiye’den gelenleri geri gönderin ve oradan boşalan yerlere bu 65 bin kişiyi koyun sonra bu konular kendiliğinden çözülür’ diyorlar ama bu kabul edilemez” dedi.
Bu haber 226 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER