Gerilla yöntemler başarılı mı?

Bu hafta “Cyprus Community Media Centre” ilginç bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Kitle iletişim araçlarını kullanarak alternatif yorumlar yaratmaya. Şok mesajlar vermeye, kimi zaman da tedirginlik yaratıp, farklı sorular sordurmaya yardımcı olan bir yöntemden söz edildi.

Bu hafta “Cyprus Community Media Centre” ilginç bir atölye çalışması gerçekleştirdi.
Kitle iletişim araçlarını kullanarak alternatif yorumlar yaratmaya. Şok mesajlar vermeye, kimi zaman da tedirginlik yaratıp, farklı sorular sordurmaya yardımcı olan bir yöntemden söz edildi. Gerilla film yapımından. İşte bu atölye çalışmasından yola çıkarak bu konudaki bazı görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Bu yöntemde önemli olan hayal gücü ve eleştirel olabilmektir. Örneğin, 1985’den beri faaliyetlerini gösteren Gerilla Kızlar, sanatta ve popüler kültürdeki cinsiyetçiliği eleştiriyorlar.

Amerika’daki belli başlı müzeleri gezmişler. Bakmışlar ki çoğu tablolarda kadınlar çıplak resmedilmişler. Onlar da müzelerde bulunan 3-4 resmi bir araya getirmişler. Bir afiş hazırlamışlar. Resimlerin altına da bir soru cümlesi eklemişler. “Amerikan müzelerine girebilmek için kadının çıplak mı olması gerekiyor?”

Bu proje çok kapsamlı bir medya bilgisi veya büyük bir ekip gerektirmeyen. Yaratıcılığa dayalı ve sistemi eleştiren, oldukça da ses getirmiş olan bir çalışmaydı. Tüm gerilla çalışmaları aynı şekilde yapılmıyor. Bazen sokaklarda izin almadan çekimler yapılır. Cep telefonu sırasında kameradır. İnternet ise en önemli kaynak. Genellikle bu yöntemi kullananlar ya küçük gruplar ya da tek bireyler oluyor. Grup olarak çalışanlardan biri de Flash Mobs’dır. Kamusal alanda beklenmedik davranışlarda bulunup, alternatif kamusal alan tanımları yaratmayı amaçlıyorlar. Bu yöntemi kullananların büyük bir kısmı da tüketici kültürünü eleştiriyor. Ya kısa filmler çekip internete koyuyorlar ya da posterler hazırlıyorlar. Bazıları da açık hava reklamlarına müdahale ediyorlar. Beni etkileyen afişlerden biri “fast food” tüketimi ile ilgiliydi. Oldukça kilolu bir adamın arkadan görüntüsü vardı. Bel hizasındaki yağlar her iki taraftan da o kadar artmış ki, sanki ‘M’ harfi oluşturmuştu. M ile başlayan “fast food” zincir restoranları eleştiren bir çalışmaydı bu. Ne yersen ona dönüşürsün diyordu! Gerilla çalışmalarında bazen var olan resimlerin, film veya reklam metinlerinin üzerinden çalışılır, bazen da tamamen yeni bir film yapılır.

Bu yöntemle iletişim kurmayı seçenlerin birçoğu amatördür. Eğer söyleyecek bir şeyiniz, ilginç bir mesajınız varsa işte size fırsat. Gerilla yöntemlerine bir bakın. Yazar, fotoğrafçı, yönetmen olmanıza gerek yok. Tek kişilik bando diye de adlandırılan gerilla film yapımcılar farklı bir iletişim, farklı bir yöntem, farklı bir alan mevcutturu vurguluyorlar. Kimi zaman kendi arabalarının üstünü, kimi zaman kendi bedenlerini kimi zaman da interneti kullanıyorlar. Teknik kalitesi çok başarılı olmasa da samimiyet ve yaratıcılık öne çıkıyor.

Bu yöntem feministler, bütçesi olmayan yaratıcı yapımcılar, iktidara karşı olanlar, kapitalist sistemi eleştirenler tarafından tercih ediliyor. Ancak o kadar popüler oldu ki, artık pazarlama iletişiminde de oldukça fazla söz edilen bir iletişim şekli oldu.
Alternatif mekân, düşünce veya iletişim modeli yaratmaktan yanayım. Belli tanımları farklı düşünebilmek. Olaylara farklı açılardan bakabilmek bir derinlik sağlar. Bence zenginliktir. Ancak, gerilla mesajların bireyselliği bu kadar fazla ön planda tutması, beni az da olsa rahatsız ediyor. Evet, söyleyecek bir şeyin veya farklı bir görüşün varsa, birilerinden onay olmaya gerek yok. İşte artık gerilla yöntemler var. İşte sana, internet, işte fırsat, işte birçok örnekler... Güzel! Ancak, acaba bunlar sürüp giden sistemin devamını mı sağlıyor? Kısa, bireysel mesajları yapıp bir rahatlama elde edip, minik ve kolay unutulabilen mesajlarla neyi ne kadar değiştirebilirsiniz ki! Yoksa her söz, her minik sızma bile önemli mi? Kararsızım. Gerilla yöntemlerinin etkisi nedir bilemiyorum. Ancak eğlencesinin bol olduğunu düşünüyorum, şimdilik... Sizce?

İyi pazarlar.
Bu haber 257 defa okunmuştur

:

:

:

: