Radikal reformlar

Hükümet bakanlar kurulunda almış olduğu reform kararlarının yasallaşması için meclis çalışmalarını hızla devam ettiriyor, sendikalarda sokaklarda eylemlerini devam ettiriyorlar gerçek bir demokrasi örneği her kesim haklarını korumada yasalar çerçevesinde eylem yapma hakkına sahip buraya kadar güzel.
Hükümet bakanlar kurulunda almış olduğu reform kararlarının yasallaşması için meclis çalışmalarını hızla devam ettiriyor, sendikalarda sokaklarda eylemlerini devam ettiriyorlar gerçek bir demokrasi örneği her kesim haklarını korumada yasalar çerçevesinde eylem yapma hakkına sahip buraya kadar güzel.

Ancak benim asla tasvip etmediğim ve şiddetle karşısında durduğum alınacak önlemlere karşı çıkarken anavatan TÜRKİYE’YE KKTC deki yetkililerine ve TC hükümet başkanı sn TAYYİP ERDOĞA’NA karşı eleştiri ve karalama sloganları zayıflığımızı ortaya koymaktan başka bir şey değil. Esas olan sürdürülebilir bir yapı içerisinde olup olmadığımızı gerçek verilerle ortaya koymalıyız, AB standartlarına uygun bir yapı içerisinde mi KKTC esas olanda bu herhalde, DÜNYA BANKASI verilerine göre yapısal olarak doğru ve kriterlere uygun muyuz, tartışmamız gereken esas bunlar. Geçmiş hükümet döneminde KKTC de birtakım araştırmalar için Dünya Bankası yetkilileri çalışmalar yürüttü bu çalışmalara imkan tanıyan o zaman ki CTP –DP hükümetini kutluyorum. Yapılması gerekeni yaptılar ancak sonuçlara göre de önlem almayı uygun bulmadılar. Özellikle yapısal açıdan tutunda sendikal haklar sivil toplum bazı örgütleri, ve sıralanabilecek daha birçok kriter dışı uygulamalar, AB standartları dışı yapı kabul etmemiz mümkün mü? Şu anki durumumuz bu nereye kadar sürdürülebilir, yoksa TC versin biz dipsiz kuyuya atalım birilerinin cepleri dolarken diğerleri de baksın. Ben doğru olanı hem yazarım hem de söylerim çünkü siyasetle ilgilenmeyi seven bir kişi olarak KKTC de sorumluluğumuz doğmamış çocuklarımıza yönelik olmalıdır benim anlayışım ve görüşüm bu şekildedir ileri projeksiyonlar hazırlayıp devletimizin güçlü bir şekilde ayakta durmasını sağlamalıyız.

Dünya bankası verilerine göre de sendikal hakları ve uygulamaları doğru değildir, kapalı bir ekonominin olduğu dönemde ve yeni şekillendiğimiz zaman KKTC de bazı haklar yarattık ve bunlara anayasal hak dedik ancak uygulanabilirlilik açısından zafiyetlerin ortaya çıktığını görmekteyiz. Özellikle erken emeklilik ve emekli maaş katsayıları açısından eski başbakanlardan sn HAKKI ATUN “yanlışlar yaptığımızı kabul ediyorum” demiştir.
Bu günlerde dünya ekonomik krizlerle mücadele ederken bizim devletimizde öyle haklar tanımışız ki yürütülmesi mümkün değildir, asgari ücretin 1.250 TL olduğu ülkemizde ve birçok çalışanın 1.500-2.500 maaşla çalıştığı bu dönemde 7.000 TL ve üzeri emekli maaşları dengesizliği kamu maliyesini zora soktuğunu ve sosyal adaleti sarstığını uzmanlar dile getiriyor.

Bu günlerde İRSEN KÜÇÜK hükümeti ve dolayısı ile UBP ciddi önlemler alma yolunda ve gerçekten radikal reformlar gerçekleştirmekte, bir anda aklıma yedi yıl önce sn TAYYİP ERDOĞAN TC hükümet başkanı olarak TÜRKİYE DE alınan yapısal ekonomik önlemler geldi, ancak bu gün TÜRKİYE ekonomisi Dünyada konuşulur ve itibar gördüğü bir durumdadır doğru adımları atmak cesaret işidir, yapısal değişiklikleri gerçekleştirmek de devletin geleceğini düşünmek ile eşdeğerdir.

KKTC NİN doğru yolda ilerlemesini istiyorsak tüm siyasi partilerin katkı koyacağı bir platformda buluşması ve devletin yapısal zafiyetlerinin sona ermesinin politikalarını üretmeleri gerekir, hükümet hangi parti olursa olsun fark etmemelidir çünkü bu küçük ülkenin toplumsal uzlaşıya ihtiyacı vardır bunu sağlamakta siyasetin görevidir. Çağdaş siyaset anlayışı böyle olmalıdır günü kurtarmak için siyaset değil de geleceği kurmak için siyaset yapılmalıdır, bu anlayışı kendine hedef olarak seçen siyaset ve siyasetçiyi görüşlerimle her zaman destekleyeceğim çünkü doğmamış çocuklarımıza karşı sorumluyuz, bu anlayış sürdürülebilir bir yapıyı kurmamıza yardımcı olacak.

Bu haber 251 defa okunmuştur

:

:

:

: