UBP tabanı ÖRP ile koalisyona izin vermezmiş…

Geçtiğimiz günlerde bir gazetemizde Başbakan İrsen Küçük’ün ÖRP ile koalisyona olumlu bir adım atması durumunda büyük bir hata yapmış olacağına dair bir yazı vardı.

Geçtiğimiz günlerde bir gazetemizde Başbakan İrsen Küçük’ün ÖRP ile koalisyona olumlu bir adım atması durumunda büyük bir hata yapmış olacağına dair bir yazı vardı. Hatta işin dozunu abartan bu gazete ilk kurultayda bu yönde bir karar alan Küçük’ün partililerce aforoz edileceğini bile iddia etmişti. Başka bir gazetede ise bir köşe yazarımız gelen tepkilerin UBP tabanının ÖRP ile koalisyona izin vermeyeceğini iddia etmişti.

Gerçekten şu zamana kadar yapmış olduğumuz bu ön yargıcı yaklaşım bu konuda da kendisini ön plana çıkarmaya başladı bile. Biz hep buna alıştık zaten. Biz istedik, verdiler. Biz düşünmedik. Bizim yerimize düşündüler. Hak edip etmediğimizi bile sorgulamadan ha babam verdiler de verdiler. KTHY konusunda sendikalar istedi, yönetim verdi. İşten çıkarmalar gündeme gelince ‘uçmayacağız’ dediler. Onlar istediler yönetim verdi. Yönetim istedi, hükümet verdi. Neticede ne oldu KTHY diye bir şey kalmadı.

Bu ve bunun gibi pek çok zamanda biz istedik onlar verdiler. Patronluğa, kabadayılığa, bol tüketmeye, çalışmadan kazanmaya alıştık. Bunları istedik ve verdiler. Şimdi de geldiğimiz nokta ortadadır. Peki ülkemizin bu hale gelmesi kimin suçudur? Bizim suçumuzdur çünkü sürekli istedik. Hak ettiğimizden fazlasını da istedik ancak artık bu şekilde devam etmemiz mümkün değildir. Hayatımızın her aşamasında karşımıza çıkan ön yargılarımız ve düz mantığımızdan artık sıyrılmamız gerekmektedir ama ne mümkün.

Hala pek çoğumuz bunlardan sıyrılamadan yaşıyoruz. ‘ÖRP ve UBP koalisyona giremez. Bu bir hata olur, başbakan sonunu hazırlar’ gibisinden söylemlerde bulunmaya devam ediyoruz. 2004’te Türkiye’den hisseleri geri alınan KTHY için olmazsa olmazımız deniliyordu gelinen nokta ne? Bu kafayla bir yere gelemeyeceğimiz artık anlaşılmalıdır. Hala burnumuzdan kıl aldırmamaya çalışarak, devletimiz en zengin devlettir çünkü hiç borcu yoktur diyoruz. Bunu söylerken kasamızda bir kuruşun dahi olmadığını söylemeyi unutuyoruz.

Şimdi de birileri kalkmış hesap vermeye hazır olan iki partinin bir koalisyona giremeyeceği ve bunun bir hata olacağı yönünde bir fikir yaratmaya ve bu yönde bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Hangi hakla? Ne münasebet? Eğer birileri bu ekonominin gelişmesine katkı koymaya hazırsa ve bununla ilgili olarak şeffaf olmaya ve hesap vermeye de hazırsa bize düşe bunu kabul etmek ve desteklemek olmalıdır. Muhalefet olmak değil. Madem ben yapamıyorum başkası da yapmasın diye bir mantık gütmek bu memlekete yalnızca zarar veriri. Bu zaman kadar yatırımcımızı da, iyi fikir vermeye çalışanları da , bu memlekete bir şeyler katmaya çalışanları da bu şekilde baltalanmadık mı? Şimdi artık bunu bırakalım. Bu kafayla bir yere gelemedik bari bundan sonrasına bakalım ve asla, asla demeyelim çünkü herkes ikinci bir şansı hak eder.


Saygılarımla

Can Özalp
Bu haber 307 defa okunmuştur

:

:

:

: