İrsen, Kaşif ve Kamil üçgeni

Kasım rüzgârları sertçe esmeye başladı. Kara bulutları, ufukta görülmeye başlanan, kasırganın esintileri şimdiden hissedilmeye başlandı.

Kasım rüzgârları sertçe esmeye başladı. Kara bulutları, ufukta görülmeye başlanan, kasırganın esintileri şimdiden hissedilmeye başlandı.

Başbakan İrsen Küçük’ten sonra Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’te aday olduğunu açıkladı. Bence, UBP Milletvekili Necdet Numan ile Girne Belediyesi Baskanlığı seçiminde girdiği yarışı kazanan ve Mehmet Hulusioğlu’nun Belediye Başkanı olmasında büyük rol oynarken, gücünü de ortaya koyan İçişleri Bakanı İlkay Kamil’de adaylığını açıklayacak.

Eroğlu’nun gücünü arkasına aldığı söylenen ve Eroğlu’nun ‘Prensi’ olarak nitelendirilen sevgili dostum Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ün bu noktadan sonra başkan adayı olacağına ben şahsen pek ihtimal vermem. Partideki grup toplantılarına katılmadığı yönünde duyumlar aldığım. Delegeler ile irtibatını kopartıp, bakanlıkta kendi haline çekildiği söylenen Özgürgün’ün bu yönde hiçbir hazırlığının olmaması, parti başkanlığı yönünde hiçbir beklentisinin olmadığının bir kanıtı olsa gerek.
Neyse, ‘Mahşerin dört atlısından’ bir tanesi kanaatimce yarıştan koptu ve geriye sadece 3 atlı kaldı. Sınıf arkadaşım Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif, Mağusa Bölgesinde güçlü bir konumda. Bu gücünü Eroğlu’nun kızının Milletvekilliği yarışında da göstertti. Örneğin Kaşif’in güçlü olduğu Nergisli Köyünde, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Eroğlu’na 130 cıvarında oy çıkarken, Kaşif’in dostlar alış verişte görsün müsali şöyle bir dolandığı ancak onaylamadığı söylenen Eroğlu’nun kızına Milletvekilliği seçiminde 40 dolayında oy çıkması, Kaşif’in bölgedeki etkinliğinin bir göstergesidir kanaatindeyim. Ancak bu yarış bir genel seçim yarışı değil. Bu nedenle Eroğlu’nun kızının seçim zamanı yanından ayrılmayan ve ona destek veren bazı bakan ve Milletvekilleri ile delegelerin başkanlık seçiminde özellikle Eroğlu’ndan gelecek bir işaret sonrasında ne yapacakları net olarak pek belli değil. Rüzgar ters eserse, Ahmet Kaşif’i bu yarıştan kopartabilir.

Girne ve Mağusa Bölgesinde güçlerini ispat eden iki adaya karşın İrsen Küçük’ün bence en büyük destekçisi AKP hükümetidir. AKP hükümeti, özellikle Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin politikalarını ‘Can siperane’ uygulamaya koyan ve gelen eleştiri ile eylemlere rağmen yolundan sapmayan İrsen Küçük’ün başkan seçilmesinde etken olacağı görüşündeyim.Türkiye’nin politikalarının KKTC’de tartışmasız uygulanmasında önemli rol oynayan Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın da AKP tarafından benimsenmesi, yapının bozulmaması yönünde de etken olacağı kanaatindeyim.

Bunun yanı sıra, AKP hükümeti tabanı geniş bir koalisyon hükümeti istiyor. Denktaş isminin geçeceği bir hükümet istemeyen, CTP’nin de UBP ile bir koalisyon yapmayacağını bilen AKP hükümetinin rotayı UBP-ÖRP- TDP koalisyonuna çevirmesi sanırım çok bilinmeyenli bir denklem değil. Bu nedenle UBP – ÖRP – TKP Koalisyonunun kurulmasından yana olan AKP hükümeti, böyle bir koalisyonda, bir taşla iki kuş da vurmuş olacak. Birincisi Çakıcı’nın söylemleri bir noktada yontulmuş olacak, ikincisi ise bir veya iki Milletvekilinin UBP’den kopması durumunda bile sayının tehlikeli noktaya inmemesi sağlanacak.
AKP’nin ÖRP ve Avcı ısrarı sanırım Avcı’ya duyulan Minnet Borcundan kaynaklanmaktadır. Avcı’nın açıklamalarını takip ederseniz, AKP hükümetinin istedikleri ile bire bir örtüştüğünü gözlemlersiniz. Çakıcı ÖRP’yi istemez o nedenle bu koalisyon olmaz diyenlere kusura bakmasınlar ‘Politika cahili’ diyeceğim. Geriye dönüp biraz nostalji yaparlarsa Çakıcı’nın dünkü konuşmalarının ne kadar keskin, günümüzdeki konuşmalarının da ne kadar ‘Soft’ olduğunu görürler. Yarın veya bir sonraki gün ansızın Çakıcı’nın, sessiz sedasız Ankara’ya uçtuğunu (ki yakında olacak) görürseniz hiç şaşmayın. Sevgili Esat abimin hükümete girmeyiz, bu konu gündemimizde yok açıklamalarına da kanmayın. Ortam’da yıllarca beraber kader birliği yaptığım ve benim nezdimde değeri tartışılmaz olan Esat Varoğlu’nun, bu konuda sol gösterip, sağ vurmaya çalıştığı inancındayım. Tabanda ÖRP ile ilgili mırıldanmaları kesmek için Esat abim, politik çalım atmak zorunda olduğunun bilinci içindedir. Bu nedenle de bir genel sekreter olarak gelebilecek tepkileri törpülemek onun görevidir.

TDP ve ÖRP’nin bir araya geleceği koalisyona birde ÖRP’ye gideceği dedikoduları yayılarak yanlış adres gösterilen Ejder Aslanbaba’nın UBP’ye katılacağını hesaplarsak, geniş tabanlı bir hükümet isteyen AKP’nin, İrsen Küçük’ü işaret edeceğini anlayabilirsiniz. Geniş tabanlı bir hükümet kurulduktan sonra göreceksiniz 4 yıl sonrası konuşulmaya başlanacak. Bu noktada ‘Başkanlık’ sistemi masaya yatırılacak. 4 yıl sonra tekrar aday olmayı düşünmediğini söyleyen Ertoğlu, emekliye ayrıldıktan sonra Tahsin Ertuğruloğlu ‘Başkanlık’ için hazırlanmaya çalışılacak. Ertuğruloğlu’nun sessiz ve derinden gitmesi bence bundandır. Tahsin arkadaşımın, Gül ve Erdoğan ile görüşmesi sizce bir oyundan ibaret miydi? Ve adamlarına sahip çıkması, verdiği sözün arkasında durması ile bilinen bir Erdoğan’ın, Ertuğruloğlu ile görüştükten, bazı şeyleri ondan istedikten ve yaptırtıktan sonra onu yüz üstü bırakacağımı sanılıyor?

Kısacası Kasım ayında yapılması düşünülen UBP Genel Kurulunda, Ahmet Kaşif ve İlkay Kamil’in çok değerli politikacılar olmalarının bilinmesine karşın, bence İrsen Küçük’ün ipi göğüslemesine destek verilecek. Bekleyelim ve görelim.




Bu haber 271 defa okunmuştur

:

:

:

: