İngiltere’nin muhafazakâr başkanı David Cameron iki günlük Türkiye ziyaretini ‘ilişkilerde altın çağ’ olarak yorumladı. Türkiye Başbakanı Erdoğan ise imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının önemine değinerek, “Hepsinden anlamlısı Kıbrıs ile ilgili görüşmelerimiz oldu” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Başbakanı David Cameron'ı resmi törenle karşıladı. Başbakanlık Merkez Bina'daki resmi karşılama töreninde, iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından, Cameron ''merhaba asker'' diyerek tören kıtasını selamladı. Erdoğan ve Cameron, basın mensuplarına poz verdikten sonra baş başa ve heyetler arası görüşmelere geçildi. İki başbakan, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Erdoğan, konuk Başbakan ile bölge itibarıyla Türkiye'nin konumunu, İran, Irak, Suriye ve Ortadoğu ile ilgili konuları görüştüklerini belirterek, şunları söyledi:
''Hepsinden anlamlısı Kıbrıs ile ilgili görüşmelerimiz oldu. 3 garantör ülke olarak gerek bu sürece ne gibi katkımız olabilir, bu süreci hızlandırmak suretiyle bu yılsonuna kadar bunu bitirebilir miyiz, bitirme kararlılığımız var mı, bu konuda bir görüş alışverişinde bulunduk. Ben aynı iradeyi Sayın David'de de gördüm. Bu sürece Dışişleri Bakanlarımızın müşterek çalışmalarıyla ciddi katkılarının olacağına inanıyorum. Onların çalışmaları neticesinde bir araya gelmek suretiyle tabii ki bu gayretlerimizi daha da artıracağız. Konuyla ilgili olarak da özellikle bu süreçte alınacak netice inanıyorum ki Kıbrıs ile ilgili tüm şu ana kadar olan olumsuz sürecin olumlu yönde gelişmesine vesile olması sebebiyle tarih açısından bizlerin de hayırla yâd edilmesine vesile olacaktır.''
CAMERON: İLİŞKİLERDE ALTIN ÇAĞ
İngiltere Başbakanı David Cameron, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini kuvvetle desteklediklerini belirterek, 'İlişkilerimizde gerçekten altın çağda olduğumuzu düşünüyorum' dedi. Görüşmelerde ortak bir vizyonun paylaşıldığını belirten Cameron, 'Ülkenizin ekonomik anlamda büyük başarılar elde ettiğini biliyorum. Bahsettiğiniz altın çağ ve altın fırsatlardan ben de bahsetmek istiyorum' dedi. 'Türkiye'nin AB üyesi olmasını kuvvetle her ikimiz de istiyoruz' ifadesini kullanan Cameron, 'Türkiye'nin, kampın bekçiliğini yaparken çadırın içinde olmamaktan memnun olmadığını biliyorum' diye konuştu.
STRATEJİK ORTAKLIK ANLAŞMASI
Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan 'Stratejik ortaklık' anlaşmasının önemine işaret eden Cameron, ekonomik alanda büyük fırsatlar olduğunu, iki ülkenin de ekonomilerini geliştirme konusunda kararlı olduklarını söyledi. Cameron, Kıbrıs konusunda da ortak görüşleri olduğunu belirterek, 'Kıbrıs konusunda bu yıl gerçek anlamda ilerleme sağlamamız gerekiyor' dedi. İngiliz Başbakan Cameron, Türkiye'nin AB'ye üye olması durumunda, İngiltere'ye çok sayıda göçmen gidebileceği, bu durumun kendisinin göçmen politikasına uyup uymadığı yolundaki bir soru üzerine, 'yeni üyelerin kontrollü geçişlerinden daha önce de bahsettiğini ayrıca, ekonomiler büyüdükçe, eşitlendikçe ülkeler arasındaki insan akışının eskisi kadar olmadığını' kaydetti. Türkiye'de büyük bir ekonomik gelişme olduğunu, sadece İstanbul'un ekonomisinin 12 AB üyesi ülkenin tek başına ekonomilerinden daha büyük olduğunu hatırlatan Cameron, Türkiye'nin gelecek yıllarda İtalya, Kanada gibi ülkelerin ekonomilerini geride bırakarak dünyanın sayılı ekonomileri arasına gireceğini ve göçmen konusunun da zaman içinde kendi kendine ortadan kalkacağını söyledi.
Ortadoğu'da doğrudan görüşmelerin yapılmasını istediklerini belirten Cameron, Türkiye ile İsrail'in geçmişten beri dost olduğunu ve bundan sonra da olmasını umduklarını söyledi. Bir gazetecinin Başbakan Erdoğan'a yönelttiği 'Genç, dinamik ve Türkiye'yi seven bir İngiliz Başbakanla birliktesiniz, size hiç Tony Blair'i (İngiltere'nin eski Başbakanı) hatırlatıyor mu? Daha iyi arkadaş olacak mısınız?' sorusuna ise İngiliz Başbakan, 'Kulaklığım çalışmıyormuş gibi davranarak, sevgili dostum Tayyip'in nasıl diplomatik bir yanıt verdiğini dinlemeyi tercih ediyorum' yanıtını verdi.
PKK KONUSU
Türkiye'nin, İngiltere'den 5 PKK'lı teröristin iadesini istediğini ancak bunların iade edilmediğini belirterek İngiltere'nin 'terörizmle nasıl mücadele ettiğini' sorması üzerine Cameron, 'PKK, İngiltere'de de AB'de olduğu gibi yasaklanmış bir örgüttür ve öyle olmaya devam edecektir. Yakalanan kişilerle ilgili ayrı ayrı işlem yürütülür. Her olayın detaylarına göre muamele yapılır' dedi. Terörizmle mücadelede, dünyanın her yerinde istihbarat örgütlerinin çalıştığını söyleyen Cameron, İngiltere'nin de bir çok kez terör eylemleriyle mağdur duruma düştüğünü, İstanbul'daki İngiliz Konsolosluğunun bombalı saldırıya maruz kaldığını söyledi ve Türkiye ile İngiltere'nin terör konusunda ortak çalışmaya devam edeceğini belirtti. İsrail'in Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırının ardından Türkiye'nin İsrail'den beklentilerine yönelik bir soruya karşılık Cameron, İngiltere'nin saldırıyı kınadığı ve şu anda İsrail'in, olayın nedenlerini araştırmak üzere bir komisyon kurduğunu ve bu komisyonun hızlı ve şeffaf bir şekilde çalışmasını umduklarını söyledi.
CAMERON: KIBRIS SORUNU DAHA FAZLA ERTELENMEMELİ
İngiltere'nin Kıbrıs'ta çözüm sürecinde oynayabileceği rolü de açıklayan Cameron, İngiltere'nin bu konuyla uzun bir tarihi bulunduğunu ve bu çerçevede oynayacakları rolün, insanları biraraya getirmeye çalışmak olacağını ifade etti. Rum lider Dimitris Hristofyas'la da zaman zaman görüştüğünü anlatan Cameron, Hristofyas ile zamanlama konusunu ele aldıklarını ve bu sorunun daha fazla ertelenmemesini konuştuklarını belirtti. Cameron, Kıbrıs'ın AB'nin çözülmemiş bir sorunu olduğunu belirterek, 'Bunu bir kenara atıp bırakamayız. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin de AB sürecinin önünde duran bir sorun. Ne kadar hızlı çözersek Türkiye'nin AB sürecini de o kadar hızlandırabiliriz' dedi.