Anasayfa Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Bize Ulaşın   |   Künye                  

Anasayfa Haber Politika Ekonomi Dünya Spor Magazin Yazarlar Arşiv Reklam Seri İlan E-Gazete
Arama  
YAZARLAR
Erçin Şahmaran

Siyasilere zaman sınırlaması

   
Gelişen ve değişen zamana ve şartlara göre, siyaset kurumu da değişmelidir. Bu değişim, olumlu anlamda ve ileriye doğru olmalıdır. Bu değişim nasıl olur? Tabi ki, yeni fikirlerin, yeni düşüncelerin, yeni yaklaşımların ortaya çıkmasıyla. Peki, bu nasıl olacak? Elbette genç siyasetçilerin, siyaset arenasına çıkmasıyla. Genç siyasetçilerin, toplumun hizmetine yeni düşünceleri, yeni alternatifleri daha enerjik, daha istekli daha heyecanlı, birçok yeniliği getireceği kesindir. O halde ne yapılmalıdır? Genç düşüncelere fırsat verilmelidir. En büyük görev siyasi partilere ve topluma düşmektedir. Siyasi partiler yönetimlerinde genç isimlere yer verirken, toplumda gençlere güvenmeli ve fırsat vermelidir.

Siyasi partiler, yeni yüzleri, genç isimleri siyaset arenasına, halkın önüne çıkarmalıdır. Bu siyasi partilerin, siyaset kurumunun ileriye doğru ilerleyebilmesinin en önemli adımlarından biridir. Her şeyin, her yatırımın alt yapısından bahsediyoruz, eğitimde, sporda, sabır ve zaman isteyen her konuda olduğu gibi siyaset kurumunun da alt yapısı olmalıdır. Her siyasi parti öncelikle bir okul ve siyaset kurumunun alt yapısı gibi düşünülmelidir. Siyasetin ve siyasi partilerin, halka hizmet için bir araç olduğu, bir yerlere gelmek için bir amaç olmadığı bir İlke olarak kabul görmeli. Her siyasi partinin çeşitli kurumları, çeşitli kolları var. Gençlik kolları, kadın kolları gibi. Bu kollar, parti yönetimlerinde etkin görevler üstlenmeli. Bu kolların görevleri, sadece seçim zamanlarında ziyaretler düzenleyip, broşür dağıtmak, mitinglerde boy gösterip alkış tutmak olmamalı. Parti yönetimine öneriler sunmalı ve önerileri de parti yönetimlerince dikkate alınmalı. Parti olarak alınacak her kararda çoğunluğun iradesi aranmalı. Gerçek anlamda demokrasi, öncelikle demokrasinin savunucuları olan siyasi partilerde başlamalı. Siyasi parti başkanları, partinin sahibi gibi değil, söz konusu partinin temsilcisi olarak seçilmiş ve günü geldiğinde parti organlarının belirleyeceği yeni başkana görevini devredeceğini bilerek görev yapmalı. Ve en önemli nokta, bir başarısızlık söz konusu olduğunda önce siyasi parti başkanı olmak üzere parti yönetimi başarısızlığı kabul edip yeni oluşumlara yeni ekibe yol açmalıdır. Bu bizim ülkemizde bu güne kadar mümkün olmayan bir durumdur. Bu yüzdendir ki meclisimizde, siyasi parti kadrolarımızda otuz yılını siyasettin çeşitli kademelerinde geçirmiş siyasilerimiz vardır. Bu yüzdendir ki yeni oluşumlar fırsat bulamıyor.

Siyaset ve siyasiler dünyanın her yerinde en çok tartışılan en çok eleştirilen kurumun birer parçasıdırlar. Bu noktada siyasetçilerin bazı kriterlere tabi tutulması gerekli midir? Bu kurumun daha sağlıklı çalışması, daha rahat hizmet vermesi, daha yeni fikirler üretilmesi ve daha büyük kitlelere ulaşabilmesi için bir zaman düzenlemesi yapılabilir mi? Mesela, siyasi partiler, tabanlarının, delegelerinin temsilcileri olan yönetimleri ve parti başkanlarını belirli bir süre için görevlendirseler, görev süresi dolunca tekrar aday olamasalar. Ya da milletvekilliğine, bakanlığa böyle bir süre düzenlemesi yapılabilir mi? Böyle bir düzenleme demokrasiye aykırı mı? Bana göre böyle bir düzenlemenin yapılması durumunda kazanılacak artılar, eksilerden fazladır. En büyük faydası da siyasetçiye olan güvensizliği ortadan kaldırmak olacaktır.
  Haber tarihi 30.07.2010                  Bu haber 211 defa okunmuştur





Bugün Yazan Yazarlar

Abdullah Azizoğlu
Ramazan Bayramı’nda bir Kurban Bayramı hikâyesi... Hüznü bayramlarda tanımak bazı şeyleri hatırlamamıza yardım eder umuduyla!
Nazım Beratlı
İSTANBUL’DA BAYRAM
Anıl Kaya
Ot gibi yaşayanlarla yaşamak zorunda olmak
Mehmet Hacıarif
LEFKOŞA’DAN BİR BAYRAM HATIRASI
Mehmet Kara
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN..
Okan Veli Şafaklı
Bayramda ekonomiye can verin

Diğer Yazarlar

Serbest Kürsü
Bu düğüm yargıda çözülür
Ayşemden Akın
‘Tembelsiniz’ mi dediniz?
Mihrişah Safa
Bayram haftası
Selda Bektaş
Telefonum aramıyor; dinliyor
Özcan Özcanhan
Hem birleşik hem bölünmüş
Taner Ulutaş
Türkiyeli-Kıbrıslı davası tehlikeli virajda
Nazar Erişkin
Büyük resmi görmek ve komplo teorileri
İpek Halim
Bayram öncesi yine aklıma kına geldi...
Erkan Eğmez
Liderler New York yolcusu
Ayşe Tural
Deli Dumrullar kaldı mı?
Ramazan Gündoğdu
Çocuklarınızı seviyor musunuz?
Mehmet Çağlar
UBP’den ne bekleniyor ki?
Çiğdem Dürüst
Türkiye’deki Referandum’un Kıbrıs’taki gölgeleri
Fahriye Özay
Evrendeki en büyük güç insan gücü
Ümit Bahşi
Güney’e servet veriyoruz
Tansel Fikri
KKTC’de iktidar olmanın gerekleri 2
Erçin Şahmaran
Bayramlık
Fatih Bayraktar
Sessiz sevgi
Ziya Nasıfoğlu
Humus Çorbası’ndan çıkartılacak ders
Çağatay Yalçındağ
Şehir şehir Almanya
Abdullah Azizoğlu
Ve ‘Yorumların Dili’
Mustafa Köker
Arafta kalan Blair
Yusuf Gönenoğlu
Bu adam biliyor!
Kerem Hasan
Doğrudan Ticaret Tüzüğü
Murat Bodur
Ülkenin en faal ve başarılı muhtarı
Musa Savaş
İnternetin en riskli olduğu ülke!
Salih Doğrusöz
Fuar heyecanı...
Sibel Bektaş
Teknoloji kurbanı!


ANKET

2. Küçük Hükümeti kimlerle kurulsun?
ÖRP ile koalisyon (% 47)
TDP ile koalisyon (% 28)
DP ile koalisyon (% 6)
CTP-BG ile koalisyon (% 7)
Bağımsızlar ile (% 12)
Diğer Anketler