Kıbrıs’ta bir çözüm umudu ile bekleyenler, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’dan gelen şok edici açıklama sonrasında sükutu hayale uğradı.. Kilitlenen ve kilitteki pas nedeni ile açılması zor görünen zamanlarda bile umut dağıtan ve bu iş bitecek diyen Özel Danışman Downer ilk kez müzakerelerin başarısız olabileceğinden dem vurdu. Downer’in müzakerelerin başarısız olacağı yönündeki beyanı yeni bir politikanın alt yapısını oluşturmak için sol gösterip sağ vurmaya çalışmasından mı, yoksa hakikaten birisi Kuzey Kutbunda, diğeri ise Güney Kutbunda gezinen iki liderin ‘Nuh deyip Peygamber ‘ dememelerinden mi, kaynaklandığını yakında göreceğiz.
AB’nin Türkiye’nin bir alt birimi olarak gördüğü KKTC’de, Türkiye’nin izlediği politika, çözüm olmaması halinde bile Türkiye’nin lehine bir durumu yaratıyor. Loizidu’ların, Aresti’lerin hatta sıradaki Lordus’ların açtıkları davalar sonrasında Milyon dolarlara tekabül eden tazminatlar ödeyen Türkiye, KKTC’de hayata geçirdiği Mal Tazmin Komisyonu nedeni ile elini rahatlattı. Önceleri Güney Kıbrıs yönetimi tarafından Mal Tazmin Komisyonuna müracaat etmeleri engellenmeye çalışılan ancak AİHM’in kararından sonra soluğu Mal Tazmin Komisyonun kapısında alan ve müracaatta herhangi bir sakınca görmeyen Rumların sayısı bugün hatırı sayılır boyutlara yükseldi. Mülkün parasını ödeyen Türkiye, Mülkün sahibi olurken, aynen İsrail’in Filistin’in, Gazze bölgesinde uyguladığı politikanın benzerini hayata geçirtti. Bu durumda yarın Kıbrıs’ta bir çözüm olmaması halinde bile Türkiye bu mülk benim tapulu malım. Uluslararası yasalara göre ‘Mülkün dokunulmazlığı varsa’ malın sahibi ben olduğuma göre benimde mülkümün dokunulmazlığı var diyebilme hakkını elde etmiş oldu. Kısacası, Türkiye’nin eli dünkü kadar zayıf değil. Türkiye ustaca bir politika ile Türkiyeli iş adamlarının burada yaptıkları büyük otellerin önce Rum sahiplerini buluyor. Onlardan malı satın alıyor bedelini ödüyor ve büyük otelleri ondan sonra bu topraklar üzerinde inşa etmeye başlıyor. Bunun bir örneği son yıllarda Lefkoşa’da yapılan büyük bir otelde yaşandı. Çözüm olursa, turizmdeki gelişmeden bu oteller nemalanacak. Olmazsa da mal sahibi oldukları için kimse kendilerine malımdan çık diyemeyecek ve bu oteller ‘Gazinolar’ın getirisi ile yollarına devam edecek. İşte bu nedenle Türkiye rahat.
UBP hükümeti son günlerde birçok eleştirilere karşın yasa tasarılarını meclise taşımakta. Emekli maaşlarından kesintiler yasa tasarısı, Kamu Bankaları ile işletmelerinde çalışanların maaşlarından budama yasası derken, Kartal, Serçe’ye dönüyor. Peki UBP hükümeti eli değmişken neden Nerden Buldun Yasasını da geçirtmiyor? Sesimizi ‘Dikili Taş’tan öteye duyuramadığımızı biliyoruz ama ‘Fiskos Gazetesinin’ manşet haberleri maşallah Türkiye’nin her yanına dağılıyor. Bir kahvede oturup tavla oynayan iki Kıbrıslı Türk’ün konuşmasına kulak verip, ne be ama bal tutan hep parmağını mı yalayacak? Filanca ‘Efendi’nin 17 apartmanı, 5 tane evi ve dökümlarınan arazisi var sözleri fiskosun daha da büyümesine neden olurken. Top dönüp dolaşıp, pas olarak hep siyasilerin ayaklarına atılıyor. Mal bildirim yasası hayata geçirildi bu kafi değil mi diyebilirsiniz. Peki mal bildirim yasasındaki malın nerden bulunduğu yönünde açıklama istendi mi? Birilerine bunu sorarsanız efendim benden mal bildirim yasası beyanı istendi bende verdim. Nerden buldun yasası olmadığı için malımın kaynağını açıklamak zorunda değilim diyebilir. Emekliden vergi almak isteyen zihniyet Kalkınmadan alınan ve geri dönmeyen kredilere de el atmalı. Hatta aldığı krediyi ödemeyen ve üstüne milyon dolar kredi alanlar var. Ancak karnına vurduğunuz zaman ah arkam diyen ve bu nedenle çifter çifter Kalkınmadan kredi alanların dışında kalan ve karnına vurduğunuz zaman arkam yerine ah karnım diyenlere işte ‘Deve’ işte ‘Hendek’ deveye hendeği atlat ve gel denilmesinin bir izah tarzı da olmalı? Varsa lütfen bir yol birileri bunun izahını bize de yapsın…
Evet yazmaya başlayınca dur durak bilmeyen elimizin el frenini çektik. Sevgili Selda’nın yine ‘Taner abi’ elinin el frenini çekmeye unuttun. Yazıyı sığdırmakta zorluk çekiyorum demesine fırsat vermeden Anı turnuvalarında yaşanan spora yakışmayan olayları isterseniz bir başka yazıya bırakalım.
ÖZÜR
Yazarımızın önceki günkü yazısı teknik bir hatadan dolayı dün tekrar yayımlanmıştır. Yapılan hatadan dolayı tüm okurlarımızdan özür dileriz.
STAR KIBRIS