ALLANIP PULLANMADAN SORUN ÇÖZÜLÜR MÜ?

Kıbrıslı Türkler, kapsamlı çözüm için gerçekleştirilen müzakere sürecinde söz sahibi oluyor!

Kıbrıslı Türkler, kapsamlı çözüm için gerçekleştirilen müzakere sürecinde söz sahibi oluyor!

Söz sahibi olacağımız, daha cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde söylenmişti.
Halk bu konseyi bekliyordu!

Halk bilgilenmeyi zaten istiyor; ancak en önemlisi söz sahibi olmayı özlüyor. Halk konseyinin amacı ve anlamı da bu olacak diye düşünmüştüm ben. Çok da anlamlı görünmekle birlikte, uygulamanın nasıl olacağı konusunda endişelerim vardı; hala da var.

Nihayet beklenen haber birkaç gün önce Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu’ndan yapıldı.
Halk Konseyi kuruluyor!

***

Müzakere sürecinde olup bitenleri, sürecin getirdikleri halk ile paylaşılacakmış. İlk ilan edildiğinde kişiler başvuracak diye düşündüm. Bendeki de saflık. Nereye sığıştırılır bunca halk? Ardından bir eleme olacak herhalde diye düşündüm. Basın Bürosu’nun yaptığı açıklama yetersizdi. Cumhurbaşkanlığı’ndan da ayrıntılı bilgi edinemeyince; internet sitesinde mutlaka vardır diye bilgisayara koştum: Hayal kırıklığı: “Apache is functioning normally.” mesajı web sitesinin açılış ekranında hala yerinde duruyordu. Yani “kktcb.eu” sitesi hala çalışmıyordu.

Sonunda ilgili merciye ulaşıp bilgiyi alabildim: Halk Konseyi’nin sivil toplum örgütü temsilcilerinden kurulu bir konsey olması düşünülüyormuş. Sivil toplum örgütleri temsilci başvurularını gönderecekler ve uygun görülürse bu temsilciler, örgütlerini temsilen Konsey’de yer alacakmış.


Şaşırdım. Halk Konseyi’nin bambaşka, daha katılımcı bir örgütlenmeye sahip olacağına inanmış bunu hayal etmiştim nedense. Sivil toplum örgütü temsilcilerinin dahil olduğu bir gruba, bilgilendirmenin yapılması ve görüş alış verişi yeni bir şey değil ki! Adı yeni.
Halk Konseyi ismi güzel bir isim. Doğru da bir düşünce. Ama yeni değil. Kurucu Cumhurbaşkanı’ndan, ikinci Cumhurbaşkanı’na kadar süregelen bir gelenek bu.
Ben de, bir sivil toplum temsilcisi olarak çeşitli zamanlarda defalarca, Saray’da müzakere süreci ile ilgili bilgilendirme toplantılarına katıldım; fikir beyan ettim. Görüş ve önerilerim not edildi, sorularıma yanıt verildi. Örgütümden götürdüğüm sorularımızı iletip, görüşlerimizi yazılı ya da sözlü ilettim.

***

O zaman aklıma bir soru düştü: Halk Konseyi’nin geçmiş dönemlerden nasıl bir farkı var? Bir farkı olmalı. Bu kadar özenle anlatıldığına ve bu kadar öne çıkarıldığına göre, seçim süresince farklı bir hizmet ve iletişim modeli olmak üzere planlandığına göre mutlaka bir nedeni var. Fark olmalı.

Halk Konseyi: Etkili ve sürecin işleyişine de etki yapabilecek bir düzeyde ve fonksiyonda olmalı…Yoksa değil mi?

***

Nasıl bir yöntem izleneceği, hangi aralıklar ile Konsey toplantılarının yapılacağı, fikir alış veriş biçimlerinin nasıl olacağı, bu fikirlerin ne kadar ve hangi düzeyde dikkate alınacağı keşke söylense. Keşke müracaatçılar ne için, nasıl bir işlev ve nasıl bir çalışma anlayışının kendilerini beklediğini bilseler. Böylece müracaat edecek olan sivil toplum örgütleri, hangi temsilcileri belirleyeceklerini de ona göre belirleyebilirler, daha etkin bir çalışma planı geliştirebilirlerdi. (Naçizane öneri)

***

Bu arada Halk Konseyi’nde yer alacak olan sivil toplum örgütü temsilcilerinin, gerekli bilgilendirme ve bilgi paylaşımını gerçekleştireceğinden emin olunmalı. Aksi takdirde bu Konsey göstermelik bir Halk Konseyi olarak kalır…

***

Yeni olmamakla birlikte fikir çok güzel, çalışma da güzel, ama amacına ulaşabilmesi zor. Denenmiş bir yöntem. Denendiği halde, amacına ulaşmamış ki geçmiş dönemlerde hep eleştirildi. Şimdi de yeniden tekrarlanmaya çalışılan bir yöntem.

Farkı varsa, farkı da telaffuz edilmeli. Edilmeli ki, müzakere sürecine dair söz sahibi olacak ve fikir beyan edecek halkın her şeyden haberi olsun.

***

Cumhurbaşkanlığı basın bürosundan yapılan duyuru yetersiz ve kısır bana göre. Başvurucuların neye, ne için başvuracaklarını bilmeleri ve kendilerine düşen sorumlulukların da olduğunun bilincinde olmaları lazım. Aksi takdirde geçmiş dönemlerden bir farkı kalmaz(!)

***

Halk Konseyi kuruluyor. Heyecan verici.

Yine de ümit verici değil. Kıbrıs sorunun kapsamlı çözümüne halk konseyinin katkısı olacak mı?

Bu haber 214 defa okunmuştur

:

:

:

: