Fark mı, ceza mı?

Cumhurbaşkanlığı seçim dönemindeki,‘Seçimlerde hangi şarkıyı dinlemeli’ adlı yazımda, halk seçimlerde, ‘Ya dün ya dünya’ ya da Türkiye’nin ünlü rap sanatçısı ‘Fark var’ şarkısını yapan Ceza’yı dinleyecek diye yazmıştım.

Cumhurbaşkanlığı seçim dönemindeki,‘Seçimlerde hangi şarkıyı dinlemeli’ adlı yazımda, halk seçimlerde, ‘Ya dün ya dünya’ ya da Türkiye’nin ünlü rap sanatçısı ‘Fark var’ şarkısını yapan Ceza’yı dinleyecek diye yazmıştım.

‘Fark var’ şarkısıyla ‘Arkasına halkı aldı yürüyor’ diyerek cumhurbaşkanı seçimine giren Derviş Eroğlu, son cumhurbaşkanı olan bağımsız aday Mehmet Ali Talat’a biraz fark atarak ülkenin başına geldi. Halk, Derviş Eroğlu’na, bize göre Cumhurbaşkanı, dünyaya göre ise toplum lideri olma fırsatı verdi. Kıbrıs’ta bir dönem kapanırken, yeni bir dönem açıldı. Statükoyu devirmek için büyük beklentilerle halk tarafından iktidara getirilen, statükocuların yerini alan ve şahsi çıkarlar uğruna iktidardan kaçan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), hükümetten giderken yaptığı yanlışlarla Mehmet Ali Talat’ı da beraberinde götürdü. Cumhurbaşkanlığı seçiminden galip çıkarak toplum lideri olan Eroğlu, dünya medyasının yakından takip ettiği Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Merkezi ve Atatürk Meydanı’ndaki zafer kutlamalarında her kesimi kucaklayacağını söyledi. Sıcağı sıcağına yaptığı konuşmada Türkiye’nin menfaatlerine zarar gelmesin diye müzakere masasına oturacağının, Kıbrıslı Rumlarla onurlu ve yaşayabilir bir anlaşma yapmak için çalışacağının altını çizdi. Mülkiyet başlığını görüşmek üzere geçtiğimiz sabah müzakere masasına oturan Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas akşam da eşleriyle birlikte yemekte buluştu. Misafirliğe giden Hristfoyas’ın eşi Elsi Hristofyas yemeğe girişte, ev sahibi Meral Eroğlu’na çiçek verdi. ‘Çok iyi’ geçtiği bildirilen sabahki görüşmenin Eroğlu’nun evindeki yemeğe yansıdığı söylendi.

Toplum liderimiz Türkiye’nin menfaatlerine zarar gelmesin diye müzakere masasına oturacağını söylüyor ancak Rumlara olan bakış açısı ve Kıbrıs’ta varmak istediği çözümü herkes biliyor. Bu noktada insanın aklına hemen ‘Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş’ atasözü geliyor. Eroğlu çözüme varılacağına inanmayarak Kıbrıslıların değil de Türkiye’nin zorlamasıyla Hristofyas’la yemeğe oturursa, o yemekten hayır gelmez. İsteksiz yenen yemek insana dokunduğu gibi, isteksiz yapılan müzakereler de fayda etmez. Unutulmamalıdır ki Eroğlu cumhurbaşkanlığı seçiminde fazladan yaklaşık 450 oy aldı, yüzde 50’yi 0.38’le geçerek cumhuriyetin başına geldi. Başka bir deyişle, 500 oy daha az alsaydı seçimler ikinci tura kalacaktı ve belki de ikinci turda cumhurbaşkanı seçilemeyecekti. Eroğlu’na oy vermeyen toplumun yüzde 43’ü Kıbrıs’ta Rumlarla birleşme yönünde oy kullandı. Her kesimi kucaklayacağını dünyanın gözü önünde anlatan toplum lideri, CTP’nin hükümetten giderken yaptığı yanlışları görseydi, müzakere masasında elimiz daha güçlü olurdu. Müzakereleri sürdüren ekibi karşısına değil, yanına alarak Rumlarla görüşmelere başlardı. Seçmenler, bir zamanlar arkasında olan halkı küstürenler yerine, ‘Fark var, arkasında halk var’ adlı şarkıyı yapan Ceza’yı dinlemeyi tercih etti. Kıbrıslı Rumlarla onurlu ve yaşayabilir bir anlaşma yapmak için çalışacağını söyleyen toplum liderimiz, müzakere masasında farkını olumlu yönde göstermezse, ‘Fark var’ şarkısının sözleri yerine, şarkıyı yapan ‘Ceza’ ağır basacak.
Bu haber 416 defa okunmuştur

:

:

:

: