18. yaşını kutlayan Demokrat Parti’nin (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş, 2006 yılına kadar AKP ile ilişkilerinin iyi boyutlarda olduğunu, şu anda ilişkilerde bozukluk varsa sorumlunun kendisi olmadığını söyledi.
Gözde AKBEN
18. yaşını kutlayan Demokrat Parti’nin (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş, 2006 yılına kadar AKP ile ilişkilerinin iyi boyutlarda olduğunu, şu anda ilişkilerde bozukluk varsa sorumlunun kendisi olmadığını söyledi. “Türkiye hükümeti DP’yi ve Denktaş’ı istemiyor” görüşünün halka benimsetilmeye çalışıldığını da söyleyen Denktaş AKP’ye çağrıda bulunarak; “ Benimle bir probleminiz varsa açıklayın” dedi. Denktaş, Ada TV’de, Günaydın Ada programında Didem Tavukçu Gürses’in konuğu oldu.
“TÜRKİYE BENİ NEDEN İSTEMESİN Kİ?”
Denktaş; “ ‘Türkiye DP’yi istemez’ düşüncesi yaygın bir şekilde halkın arasında konuşuluyor. Ben de ‘Türkiye beni neden istemesin ben bir kötülük yapmış değilim’ diyorum. Ben kendi halkımın haklarını koruma noktasında geri adım atmam. AK Parti beni istiyor mu sevip sevmiyor mu bu başka bir şeydir. Beni sevmeyebilirler. Bunu da bilmiyorum. Eğer sevmiyorlarsa da çıkıp açıkça söylesinler. Bunun böyle olmasının nedeni benim insanımdan oy alsın diye bunu yayan ve bunun önemli olduğunu kullanan kendi sözde siyasetçilerimizdir. Halkımız şunu anlamalıdır. Burada kendi devletimiz içerisinde kendi sorunlarımız ve imkanlarımızla bir şeyler yapmak durumundayız. Türkiye bizim düşmanımız değil ve kötülüğümüzü istemez ama hiçbir şey yapmadan şımarık çocuk gibi para istersek ki yapılan odur o zaman böyle bir muameleye maruz kalırız” dedi.
AKP Hükümeti’ne çağrıda bulunan Denktaş, ortada bir problem varsa bunun halka açıklanması gerektiğini söyledi. Denktaş; “Benim ilişkilerim gerek Erdoğan ile gerekse de etrafındaki diğer arkadaşlarla çok iyiydi ve son derece yakın ilişkilerimiz vardı. Bu ilişkiler bozulduysa bunda benim bir suçum yoktur. Ben kendimde bu ilişkilerin bozulmasında hata bulmuyorum. Böyle bir şey varsa çıkıp açıkça bunu halka söyleyecekler. Benim seçilmiş elamanlarımı çağırarak istifaya yönlendirmek herhalde durup dururken benim çağrı yaptığım bir şey değildir. Kendileri yaptılar bunu. Bende bunun üzerine bütün elemanlarını toplayarak; ‘zahmet etmeyin, hepsini beraber getirdim’ dediysem bunu yapmak zorunda kalmışımdır. 2006 yılında ben kendi hakkımı korumaya çalışmışsam suçlu muyum? Bu suçsa kabul ediyorum ve bunları yapmaya devam edeceğim” dedi.
“Kukla haline geldiler”
Hükümetin ekonomik kararlarını da değerlendiren Denktaş, Bakanlar Kurulu’nda devleti bilen kişilerin olmadığını ve bu kişilerin Türkiye’den buraya atanmış bir memurun kuklası haline geldiklerini iddia etti. Denktaş; “Meclise geçen gün bankalardaki maaşları düzenleme ile ilgili bir yasa tasarısı geldi. Nedeni ise bir basın toplantısında TC Başbakan’ının benim başbakanımın maaşını bir banka müdürünün maaşıyla kıyaslamış olmasıydı Haftasında öyle bir yasa getirdiler ki ne bu ülkenin bankası kalır ne üniversitesi kalır. Ellerinin altına tutuşturulan kağıtların altına imzayı basıp doğru meclise gidiyorlar. Böyle bir idare böyle bir hükümetçilik olamaz. Maalesef bugünkü bakanlar kurulu içerisinde devleti bilen arkadaşlar yok. Özel sektörden gelmelerini ben avantaj olarak görmüş ve ümitlenmiştim ama devleti hiç bilmedikleri ve öğrenmeye çalışmadıkları için Türkiye’den buraya atanmış bir memurun kuklası haline geldiler” dedi.