KTHY Araştırma Komitesi’nde 3 UBP, 2 CTP milletvekili görev yapacak.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, olağanüstü toplandı.
Toplantıyı, gündemdeki yasa tasarılarına karşı olan sendikacılar ve örgüt temsilcileri de izledi. Saat 10.50’da Meclis Başkanı Hasan Bozer başkanlığında başlayan toplantıda nisap UBP milletvekilleri yanında Bağımsız Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı ve ÖRP Milletvekili Mustafa Gökmen ile sağlandı.
CTP, DP ve TDP’liler nisabın sağlanmasından sonra genel kurula girdi.
Meclisin önceki gün yapması gereken toplantısı, Meclis Çalışanları Sendikası’nın (Mec-Sen) grevi nedeniyle yapılamamış, Bakanlar Kurulu’nun grevi yasaklama kararından sonra Meclis Başkanı Hasan Bozer, milletvekillerini, Bakanlar Kurulu’nun istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağırmıştı.
Hükümetin ekonomik tedbirler çerçevesinde hazırladığı ve emekli maaşlarından vergi alınmasını da içeren tasarılar şunlar:
“Birleştirilmiş Gelir Vergisi (Değişiklik No:2) Yasa Tasarısı; Emeklilik (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Katma Değer Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı.”
KTHY ARAŞTIRMA KOMİTESİ
Meclisin olağanüstü toplantısında ilk olarak onaya sunuşlar bölümündeki kararlar ve tezkereler okunup onaya sunuldu.
KTHY’nin Bugünkü Duruma Gelmesinin Nedenleriyle İlgili Meclis Araştırma Komitesi’nin 5 üyeli olmasını oybirliğiyle onaylayan Meclis Genel Kurulu’nun diğer bir kararına göre komitede UBP’den Ahmet Çaluda, Afet Özcafer ve Ünal Üstel; CTP’den Kadri Fellahoğlu ve Teberrüken Uluçay görev aldı.
Toplantıda daha sonra Meclis Başkanlık Divanı’nın 22-27 Ağustos’ta Meksika’nın Monterrey kentinde yapılacak “Dünya Gençlik Konferansı”nda meclisi UBP milletvekili Ahmet Eti ile CTP Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar’ın temsil etmesine ilişkin kararı okundu.
Bu sırada TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli söz aldı.
AKPA’YA KATILIM TARTIŞMASI
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, Meksika’da düzenlenecek bir toplantıya 2 milletvekilinin katılımı konusunu tartışıyor.
Meclis toplantısının başında sunuşlar bölümünde Başkanlık Divanı’nın Meksika’da yapılacak toplantıya katılımla ilgili kararı okunduktan sonra yapılan konuşmalarda çeşitli konular kürsüye taşındı.
Ekonomik kriz nedeniyle hükümet birçok gideri kısarken, Meclisten 2 milletvekiliyle bir görevlinin Meksika’ya gitmesi, karar Başkanlık Divanı’nda oybirliğiyle alındığı halde, genel kurulda, milletvekilleri arasında görüş ayrılığına yol açtı.
ANGOLEMLİ
Meksika’da yapılacak konferansa Ahmet Eti ve Mehmet Çağlar’ın katılması yönündeki kararın okunmasından sonra, 27 Haziran ara seçimde Meclis’e giren TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli, yeminden sonra ilk kez kürsüye geldi ve kararı eleştirdi.
Angolemli, “Burayı bıraktığım yerde bulmadım” diyerek başladığı konuşmasında, 2000’li yıllarda da ekonomik kriz yaşandığını ve o günlerde bugün olduğu gibi çalışan ve emeklilerin cebine ellerini sokmadıklarını; devletin giderlerini kısmaya çalıştıklarını söyledi.
İzaz ikramları azaltarak, resmi araçları denetim altına alarak bunların yapıldığını kaydeden Angolemli, Meksika’da yapılacak toplantıya katılma kararını eleştirdi.
Toplumun büyük kısmı büyük sıkıntılar içindeyken, bazılarının lale devri yaşadığını belirten Angolemli, ekonomik önlemlerin üstten başlamasını istedi. Halkın da bunu istediğini
Kazanılmış haklara saldırıldığını savunan Hüseyin Angolemli, kararın geri alınmasını istedi.
ÇAĞLAR
Mehmet Çağlar, Meksika’daki toplantının AKPA’nın Meksika Parlamentosu’yla birlikte düzenlediği eğitim, bilim ve kültür konferansı olduğunu söyledi. Çağlar, bu vesileyle AKPA’nın Kültür Komitesi toplantısının da Monterrey’de toplanacağını bildirdi.
Toplantıya katılımı CTP’nin istediği söyleminin kabul edilemeyeceğini kaydeden Çağlar, AKPA’da temsiliyet olduğu için bu toplantıya da katılmanın önemli olduğunu belirtti.
Çağlar, meclisin 2005’ten önce AKPA’ya üye olarak katılamadığını ve zor koşullarda toplantıları izleyebildiğini ifade ederek, referandumdan sonra Kıbrıs Türk halkının barışçı tavrının Avrupa Konseyi’nce 2 sandalyeyle temsiliyetin kabul edilmesini sağladığını söyledi.
Mehmet Çağlar, AKPA toplantılarına katılmanın öneminin düşürülmemesi gerektiğini ama yurt dışı gezilere gidilmemesinden yana olduğunu, gerekirse gidilmeyebileceğini söyledi.
FELLAHOĞLU
CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu, Meclisin dünkü toplantısını kabul etmediğini söyledi.
Olağandışı koşullarda yaşanan bir ülkede bulunulduğunu belirten Fellahoğlu, emeklilerin maaşından yüzde 10 kesinti öngören bir tasarı varken, Meksika’ya gidilmesine onay verilmemesini istedi.
KÜÇÜK
Başbakan İrsen Küçük, dış temasların ülke için önemine işaret ederek, AKPA toplantılarına da önem verdiklerini söyledi.
Hassasiyeti anladığını, bunların tasarılarla tartışılacağını belirten Küçük, RHA’ların tatil günleri, cumartesi-Pazar günleri kesinlikle kullanılmayacağı yönünde karar aldıklarını açıkladı.
Basına yansıyan konuda soruşturma başlattıklarını duyuran Başbakan Küçük, “Meksika’ya biz de bu aşamada gidilmemesi taraftarıyız. Oyumuz ret olacak” dedi.
SOYER
CTP-BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, ülkede kaos yaşandığını belirtti.
Kendi kendini döverek ve birbirimizi ötekileştirerek bir yere varılamayacağı inancının hakim olduğunu sandığını ama böyle olmadığını belirten Soyer, ülkede takip edilen siyasetin bölünme kültürünü teşvik ettiğini söyledi.
Emek ve iş dünyasının karşı karşıya geldiğini; çalışanın emekliye; üreticinin esnafa düşman hale getirildiğini savunan Soyer, “Bu, bu memlekette ayıbın daniskasıdır” dedi.
Önceki gün yaşanan benzin kuyruklarına işaret eden Soyer, insanların kendi kendine ve tüm müesseselere güveninin sarsıldığını söyledi. Bunun nedeninin UBP’nin imza verip daha sonra tersi davranması olduğunu savunan Soyer, bütün kurumlara inancın kalmadığını belirtti.
AKPA’ya katılımın önemli olduğunu ama bu aşamada partisinin buna katılmasına şiddetle karşı olduğunu ifade eden Ferdi Sabit Soyer, “Çünkü başımıza geleceği biliyoruz, benzerini geçmişte de yaşadık. İlk kez Parlamentolararası Birlik toplantısına katıldığımızda hakkımızda yazılıp çizilenleri hatırlıyorum” dedi.
Soyer, önceki gün Mağusa Limanı’na gelen gemiye, yasalar çiğnenerek, polis gücüyle müdahale edildiğini belirterek, bunun adının “ulaşım özgürlüğü” konmasını eleştirdi.
Soyer, sendikalara grev kırıcılığı yapılmayacağı söylenirken dün böyle bir olay yaşandığını belirtti.
Kişilerin kendileriyle ilgili şirketlerde risk almayı bilmesi gerektiğini kaydeden Soyer, devletin, şahsi gücü, şirketi korur duruma gelmesinin doğru olmadığını; bundan esas zararı devletin gördüğünü söyledi.
Yasalara rağmen, kılavuzsuz, sağlık denetimsiz bir gemiyi limana nasıl sokulduğunu soran Soyer, bu karardan dolayı hükümeti eleştirdi ve polis devleti yaratmakla suçladı.
Grevlerin başka ülkelerde de yaşandığını ama çalışanların üzerine polis gücü gönderilmediğini savunan Soyer, “19. yüzyıl vahşi kapitalist anlayışı” diye nitelediği bu düşüncedekileri eleştirdi.
Emeklilerden kesinti yapılmasının bütçe için kaynak sağlamayacağı görüşünü ifade eden Soyer, bu önerinin birileri tarafından Türkiye’ye götürüldüğünü savundu. “İhaleyi Türkiye’ye havale ederek kendinizi temize çıkaramazsınız” diyen Soyer, emekli maaşlarından kesintinin Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceği için büyük bir problemin başlangıcı olacağını söyledi.
DENKTAŞ
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Meksika’daki toplantıya katılımın reddedileceğini ama hükümetin, devletin içindeki diğer gereksiz harcamaların durmayacağını belirtti.
Denktaş, toplantının içeriğini dinleyince, gidilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade ederek, bu toplantının gençlerin ensesinde duran eğitim, kültür, bilimdeki ambargoları dillendirme ve Avrupalıların gözüne sokma fırsatının kaçırılacağını söyledi.
“Dış temsiliyetimize kendi kendimize ambargo koymamız anlaşılır bir yaklaşım değil” diyen Serdar Denktaş, hükümetin gezi, açılış, çelenk gibi harcamalardan vazgeçip geçmeyeceğini sordu.
Serdar Denktaş, Meksika’daki toplantıya gidilmesi yönünde oy kullanacağını açıkladı; aksi yönde oy verenlerin sadece şov yapacağını savundu.
Meclisin dünkü toplantı için yapılacak ek mesai harcamasının, Meksika’ya gidiş için harcanacaktan daha mı az olacağını soran DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, sendikaların bazı işverenlere yönelik boykot kararını da eleştirdi ve bunun hükümetin işine geleceğini söyledi.
Emlak vergisini artıran tasarıyla, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun dolayısıyla Türkiye’nin sırtına milyarlarca liralık ek külfet getirildiğinin farkında olunmadığını belirten DP Genel Başkanı Denktaş, toplumdaki bölünmelere işaret etti.
Denktaş, hükümet halkın psikolojisini bozdu diye Meclis Başkanlık Divanı’nın kararına hayır demeyeceklerini belirterek, Başkanlık Divanı’nda üyesi olan partilerin orada alınan karara ters oy kullanacaksa, önceden divandaki temsilcilerine bilgi vermesi gerektiğini söyledi.
SANER
Daha sonra kürsüye gelen Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner, iç problemlerin seyahat özgürlüğünü engellememesi gerektiğini söyledi.
Çarşamba sabahı katıldığı bir televizyon programında söylediklerini yineleyen Saner, turistlerin bir eylem nedeniyle alınmamasının da kabul edilemeyeceğini çok net ifade ettiğini kaydetti.
Saner, grev sırasında kılavuz kaptansız limanlara giren yük gemileri aleyhinde yasal işlem başlattığını açıkladı ancak dünkü Suriye’den gelen 80 yolcu taşıyan geminin stratejik önemi bulunduğunu; yiyecek ve içecek stoku bulunmayan geminin sabaha kadar bekletilemeyeceği için Gazimağusa Limanı’na girişini sağladıklarını anlattı.
Ersan Saner, bazı milletvekillerinin yerinden yaptığı “yasaların çiğnendiği” yönündeki eleştiriler üzerine “O insanların 18 saat gemide mahsur kalması mı demokrasidir” diye sordu.
Liman ve gümrük çalışanlarına ek mesai ödemelerinin nisana ait ilk bölümünün yapıldığını da açıklayan Saner, önceki gün bir sendikanın önerilerini reddettiğini kaydetti.
ERTUĞRULOĞLU
Bağımsız Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, AKPA’da temsiliyet için çok uğraşıldığını ve şimdi bu konuda daha iyi bir zemin elde edildiğini söyledi.
Dışişleri Bakanlığı ve AKPA’da görev yapan bir milletvekili olarak konuşmak istediğini ifade eden Ertuğruloğlu, siyaset anlayışındaki popülizmin ülkeyi mahvettiğini her zaman vurguladığını kaydetti.
Ertuğruloğlu, “Bu popülist yaklaşımlardan vazgeçmediğiniz sürece, birilerine hoş görünmek adına doğru yapmaktan kaçındığınız sürece, bu ülkede hiçbir şey düzelecek değildir. Daha da kötüye gidecektir” diye konuştu.
Toplantı Avrupa’daki herhangi bir başkentte olsaydı yine mi aynı yaklaşımın sergileneceğini soran Tahsin Ertuğruloğlu, “Divan’da oybirliğiyle alınmış bir karar var. AKPA’daki temsiliyetimiz beni kişi olarak tatmin eden bir zeminde olmamasına karşın, temsiliyetimizi aksatmama ve daha da ileriye götürüp istediğimiz şekle sokma adına, her ne kadar da iç politikada belirli çevreler bunu istismar edecek olsa bile, doğru olanı yapmamız gerekir” dedi.
Tahsin Ertuğruloğlu, Meksika’ya gidilmesi görüşünü ifade ederek, ancak artık bu karar alınsa bile gidecek milletvekillerinin hedef tahtası haline geleceğini; konunun bu kadar istismar edilmemesi gerektiğini söyledi.
Meclisin popülizme kurban gittiğini kaydeden Ertuğruloğlu, “Madem bu karar alınacak, Meclis tüm devlette 1 yıl için bütün seyahatleri aksıya alma kararı alsın… Böyle bir şey olmaz” diye konuştu.
SOYER
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, Meksika’da düzenlenecek bir toplantıya 2 milletvekilinin katılımı konusundaki tartışmalarda yeniden kürsüye gelen CTP-BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, Bakan Ersan Saner’in konuşmasını yorumladı.
Soyer, limanlarda grev yapan personelin, haklarının gaspını engellemek ve haklarını almak için eylem yaptığını belirtti.
Lazkiye’den turist getiren gemi konusunda, limanlarda mesai sonrası eylem olduğunu bilen bakanın ve acentenin, sendika başkanlarına telefon açarak geminin mesai saatlerinde limana gireceğini söylemesine rağmen güç göstermek için saat 14.00’ten önce getirilmediğini savunan Soyer, ideolojik saplantılar nedeniyle gücün araç kullanıldığını öne sürdü.
Soyer, dünyadaki birçok ülkedeki eylemden dolayı uçak seferlerinin iptal edildiğini kaydederek, ama çalışanların demokratik haklarının darbelenmediğini söyledi.
Polisin, herkesin polisi olduğunu ifade eden Soyer, sorunu çözmenin tarafının polis değil, siyasi irade, hükümet olması gerektiğini belirtti.
Soyer, Tahsin Ertuğruloğlu’nun “popülizme yenik düşüldü” görüşüne katıldığını belirterek, geçmişte PAB toplantısına katıldığı için karşılaştığı eleştirilere değindi. AKPA’daki temsiliyetten asla vazgeçmemek gerektiğini söyleyen CTP-BG Genel Başkanı Soyer, ancak tartışmalarda kendisinin de yenilen taraf olduğunu belirtti.
“MAHKEMEYE BENİ VERSİN”
Sayıştay Başkanı Şükrü Çankaya’ya “ne hakla bitirilmeyen raporu kamuoyuna açıklarsın” diye soran Soyer, mahkemeye verilecek biri varsa, kaymakamın değil, dönemin Başbakanı olarak kendisi olduğunu söyledi.
Eğer kararı kanun dışıysa, evlerine elektrik bağlanan bu kişilerin elektriklerinin derhal kesilmesi gerektiğini belirten Soyer, “Hade bakalım, göreyim sizi. Eğer suçsa ve kesmezsen, benim kadar suçlusun” diye konuştu.
“Bir büyük medyanın arkasına saklanarak çamur atıldığını” belirten Ferdi Sabit Soyer, elektrik bağlanan kişiler arasında hasta çocuğu bulunan, işsiz veya çok dar gelirli aileler olduğunu anlattı.
“KOALİSYON KURMALI”
UBP’nin artık kimle koalisyon kuracaksa kurması gerektiğini belirten Soyer, sürüncemede bırakılan bu konu yüzünden devletin erozyona uğratıldığını, hiçbir sorunun da çözümlenmediğini savundu.
Soyer, rayiç bedel üzerinden emlak vergisi düzenlemesine gidilmesinin yanlış olduğunu, tüm rakamların korkunç düzeyde artırıldığını belirtti. İnşaatta kullanılan malzemenin kalitesine göre emlak vergisinin sınıflandırılmasındaki mantığın da yanlış olduğunu ifade eden Soyer, kaliteli malzeme kullanmayı teşvik etmek gerekirken, böyle bir düzenlemeye gidilmesini eleştirdi.
Vergi Yasası’ndaki değişiklikle emeklilerden 15 milyon, özel sektör çalışanlarından da 39 milyon lira gelir elde edilmeye çalışıldığını kaydeden Soyer, ekonomik kriz nedeniyle birçok özel sektör çalışanının maaşının düşürüldüğünü belirtti.
Soyer, ekonomide alınması gereken önlemlerle ilgili görüşlerini anlatırken, Türkiye’yle ticaretin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Genel kurul salonunda bakanların bulunmamasını eleştiren Soyer, “Ben konuşmaya devam edeceğim. Ramazan da geliyor, sahur saatine kadar buradayız, İç Tüzük’teki bütün haklarımı kullanacağım” dedi.
'VERGİ VERMEYENLER HUMMER’DA GEZİYOR”
Soyer, getirilen düzenlemeyle insanlara “kayıt altına girme” diye mesaj verildiğini savundu. Ekonomik önlemler çerçevesine, ekonomi kayıt altına alınmazken, çalışanlardan, emeklilerden vergi alınmasına gidilmesini ve zarar ettiği için KİT’ler kapatılırken, devlete zarar beyan edip bir kuruş vergi vermeyenlerin Hammer marka araçlarda gezmeye devam etmesini eleştirdi.
Yeminli murakıpların, devlete nasıl az vergi verileceğinin yöntemini bulan yerler mi olduğunu soran Soyer, KTHY’nin Londra’daki murakıbının raporlarının tartışılıp tartışılmadığını da sordu.
CTP-BG Genel Başkanı Soyer, hükümetin verdiği sözleri, geçen sürede yerine getirmediğini ve bir hiç elde edildiğini savunarak, ancak bu süreçte toplumun birçok kırılma yaşadığını; hükümet olmanın amaç değil, araç olması gerektiğini söyledi.
Bu durumdan muhalefet olarak mutlu olmadıklarını ve ekonomik ve sosyal konsey toplanması çağrısı yaptıklarını kaydeden Ferdi Sabit Soyer, sosyal adaletin sarsılmaması, emekçilerin alım gücü azaltılmasın, demokratik hak ve özgürlükler, demokratik hukuk devleti ilkeleri çiğnenmesin, yalan meşru yapılmasın diye bu çağrıyı yaptıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanlığı’nın ulusal konseye kayıt duyurularına değinen Soyer, “Yani Saray’da bir başka parti teşkilatı kurulacak” dedi ve bu yöntemle hiçbir sorunun çözülemeyeceğini söyledi.
ÇAĞLAR
Son iki birleşimde gündemde olmasına karşın eylem ve tepkiler nedeniyle görüşülemeyen vergi ve emeklilerle ilgili tasarılar ise, saat 16.00 itibarıyla henüz tartışılmaya başlanmadı.
İlk gündem olarak sunuş bölümünde yer alan Meksika’da yapılacak AKPA toplantısına katılım konusunda sabah saatlerinde başlayan görüşme sürüyor.
Toplantıya katılacak milletvekillerinden CTP Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar, toplantıya katılımla ilgili farklı görüşler nedeniyle, Avrupa Parlamentosu Parlamenterler Asamblesi’nin (AKPA) yapısı ve çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.
AKPA’nın yılda dört kez Strasbourg’da genel kurul toplantısı yaptığını, 10 da alt komitesi bulunduğunu anlattı.
AKPA’nın 48 üyesi bulunduğunu, Türkiye’nin de 1948’den beri üye olduğunu ifade eden Mehmet Çağlar, AKPA Başkanı’nın da AK Parti Antalya Milletvekili Mevlut Çavuşoğlu olduğunu hatırlattı.
48 ülkeden 315 asil, 315 yedek üye bulunduğunu ayrıca Meksika gibi gözlemci üyeler de bulunduğunu kaydeden Çağlar, Kıbrıs Türk halkının seçilmiş temsilcilerinin de 2 sandalyesi olduğunu söyledi.
Mehmet Çağlar, Meksika’da yapılacak toplantıya 5 farklı kıtadan ülkelerin bakanlarının da katılacağını kaydetti.
AKPA toplantılarında kurdukları ilişkilerle desteklerinin giderek arttığını belirten Çağlar, Bologna süreciyle ilgili mücadeleden örnekler verdi.
Çağlar, Kıbrıslı Türklerin seçilmiş temsilcileri olarak Avrupa Konseyi gibi bir kurumda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmak istediklerini söyledi.
AVCI
ÖRP Milletvekili Turgay Avcı da konuşmasında, ekonomik sıkıntılara rağmen yurt dışı açılımını göz ardı etmemek gerektiğini kaydetti.
Yurt dışı temasların kesilmemesi gerektiğini belirten Avcı, kendisinin dışişleri bakanı olduğu dönemde gerçekleştirdiği yurt dışı temaslarının olumlu sonuçlarının yavaş yavaş alındığını belirtti.
Avcı, yurt dışı temasların daha da artırılması ve geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu tip olayların iç politikaya alet edilmemesi gerektiğini kaydeden Avcı, sendikaların da daha dikkatli olmasının şart olduğunu kaydetti.
Turgay Avcı, Meksika’da yapılacak toplantıya katılmak gerektiğini belirtti.
ALBAYRAK
CTP Milletvekili Arif Albayrak ise, uluslararası temasların önemine işaret ederek “Sarayönü politikasıyla yönetilen bir ülkede lobicilik faaliyetlerinin önemli olduğunu” söyledi.
İcraatları da eleştiren Albayrak, hükümete “pinokyo” benzetmesi yaptı ve “her konuştuğunda burnunun büyüdüğünü” kaydetti.
Arif Albayrak, emekli ve çalışanın maaşından kesinti yapan hükümetin ekonomik tedbirler alırken, bakanların da bazı ayrıcalıklarından vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Ekonomik krizin hakim olduğu günlerde tören düzenlerken daha dikkatli davranmak gerektiğini kaydeden Albayrak, “Dar boğazdan geçiliyorsa, halktan taviz isteyebilmek için önce yöneticiler bazı şeylerden vazgeçip, tavizler vermek zorunda” dedi.
Albayrak, “gündem dışı konuşma başlığının sakıncalı bulunup Meclis Başkanlığı tarafından değiştirilmesini” de eleştirdi.
“En iyiler” ödül töreninde yaşananlar ve Kıbrıslı sanatçıların tepkisine de değinen Albayrak, hükümet yetkililerinin sanatçılarına sahip çıkması gerektiğini söyledi.
Kürsüden bir çok konuya değinen, zaman zaman şiir okuyan, gazetelerden alıntı yapan CTP Milletvekili Albayrak, Karpaz’da yapılan yeni yolla bölgede büyük bir doğa katliamı yaşandığını da söyledi ve “Ceket yanlış iliklendi diyorlar. İşte örneği” ifadelerini kullandı.
Arif Albayrak’ın konuşmasını Nazım Hikmet’in bir şiiriyle tamalmasının ardından TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı söz aldı.
SENDİKACILAR GERİ GELDİ
Bu arada, izleyici locasına sivil polislerin yerleştirildiği gerekçesiyle protesto olarak sabah saatlerinde Meclis’i terk eden sendikacıların bir bölümü, saat 15.30 sıralarında yeniden Meclis’e geldi. Aralarında KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan ve KTOEÖS Başkanı Adnan Eraslan’ın bulunduğu sendikacılar, vergi ve emeklilikle ilgili tasarıları görüşmesi beklenen Meclis Genel Kurulu’nu izleyici locasından takip etti..
Meclis gündemindeki yasa tasarıları protesto için siyahlar giyerek Meclis’e giden CTP Kadın Kolları da, dünkü genel kurul çalışmalarını aynı kıyafetlerle izledi.
ÇAKICI
Birleştirilmiş Gelir Vergisi (Değişiklik No:2) Yasa Tasarısı’nın görüşülmesine geçilmeden önce sunuşlar bölümünde son konuşmaları TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı ile Bağımsız Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu tarafından yapıldı.
TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı, konudan sapmadan, emeklilerle ilgili yasa hakkında konuşmak gerektiğini söyledi. Avrupa Konseyi temsiliyetinin önemine vurgu yapan Çakıcı, bu toplantıya gitmek gerektiğini söyledi.
Çakıcı, ekonomik tedbir alırken, toplumsal adaleti gözetmek gerektiğini belirterek, tedbir alırken elmayla armudu ayırt etmek gerektiğini kaydetti.
Mehmet Çakıcı, tören ve benzeri şeylerin şatafatının kısıtlanabileceğini, gezi amaçlı yurt dışı temaslarının kısıtlanabileceğini ancak bir bakanın makam aracını özel değil görevi için kullanabileceğine işaret etti.
Çakıcı, AKPA’da şu anda Kıbrıs Türklerin temsiliyet hakkı bulunduğunu belirterek, temsiliyet hakkının KKTC tanındığı için değil referanduma evet denmesi ile elde edildiğini kaydetti.
Çakıcı, Meksika’da yapılacak toplantıda Kıbrıs Türklerinin temsil edileceğini, bunun basit bir gezi gibi algılanmasının yanlış olduğunu vurguladı.
ERTUĞRULOĞLU
Bağımsız Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu da, tartışmanın çok uzamasına rağmen Avrupa Konseyi faaliyetlerinin anlaşılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Avrupa Konseyi’ndeki temsiliyetin ne olduğunun net olmadığına işaret eden Ertuğruloğlu, giden milletvekilleri için değil “milletvekili”, “delegasyon temsilcisi” dahi denmediğine dikkat çekti.
Ertuğruloğlu, her şeye rağmen dünyayla barışık olmak ve temsiliyetin devam etmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Ertuğruloğlu, korumacı zihniyetle devlet yönetme zamanının geçtiğini belirtti.
Tahsin Ertuğruloğlu’nun konuşmasının ardından Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı, Başkanlık Divanı’nın oylama yapılmaması ve aynı konunun kısa sürede yeniden genel kurula getirilmesi kararını okudu.
Genel Kurul, Cumhuriyet Meclisi komitelerinin, meclis tatili sırasında çalışmalarına devam etmesini oyladı ve oy birliğiyle kabul etti.
TASARILAR GÜNDEMDE
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu daha sonra pazartesi günkü toplantısında görüşülemeyen Birleştirilmiş Gelir Vergisi (Değişiklik No:2) Yasa Tasarısı’nı görüşmeye başladı ve ilk sözü CTP Milletvekili Özkan Yorgancıoğlu söz aldı.
Hükümetin icraatlarını eleştirerek başladığı konuşmasında kötü yönetimden dolayı halkın sokaklara döküldüğünü kaydeden Yorgancıoğlu, ülke insanının gelirini daha fazla vergilendirerek bir yere varmanın mümkün olmadığını söyledi.
Yorgancıoğlu, özel sektörün geliştirilmesi gereğine işaret ederek, amaç ekonomiyi geliştirmekse mali tedbir yerine ekonomik tedbir almak gerektiğini savundu.
Özkan Yorgancıoğlu, bu yasa tasarısına olumlu oy vermelerinin mümkün olmadığını söyledi.
ANGOLEMLİ
TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de, memleketin emekliden medet umar hala getirildiğini ileri sürerek, en kolaya kaçan hükümetin elini grev dahi yapamayacak emeklilerin cebine attığını savundu.
Vergi toplamada adaletsizlik bulunduğunu kaydeden Angolemli, vergi kaçıranlara göz yumulduğu için bütçenin açık verdiğini ileri sürdü.
Angolemli, verilen sözlerin yerine getirilmediğini, tam tersi icraatlarda bulunulduğunu iddia ederek, sendikaların eylemlerinin dozunu artırması gerektiğini belirtti. Muhalefete de büyük görev düştüğünü söyleyen Angolemli, muhalefete rağmen azınlık hükümetinin istediği yasayı geçirmesi halinde büyük görev düşecek olan yargıyı sağlam tutmak gerektiğini belirtti.
Hükümetin kredi ve faizlere el atması gerektiğini kaydeden Angolemli, önlemler alırken de Kuzey Kıbrıs’ı Anavatan Türkiye ile değil Güney Kıbrıs ile karşılaştırmak gerektiğini savundu. Türkiye ile ilişkide yaşanan son gelişmelerin sadece sol kesimleri değil, sağ kesimleri de çileden çıkarttığını kaydeden Angolemli, öncelikle nüfus ve kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınması gerektiğini söyledi.
Hüseyin Angolemli, emekliden vergi alınmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, yasanın iddia edildiği gibi sadece bir kesimi değil tüm emeklileri kapsayacağını savundu. Angolemli, meclisten geçmesi halinde yasanın Anayasa’dan geri geleceğini savundu.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu da eleştiren Angolemli, “Ulusal Konsey” sözü veren Eroğlu’nun halkı, “Halk konseyi” kurarak kandırmaya çalıştığını iddia etti. Angolemli, Ulusal Konsey’in Kıbrıs Türkü’nün hakkı olduğunu ve bu hakkın verilmesi gerektiğini kaydetti.
Angolemli, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun Kıbrıs sorununun çözümüne odaklanması gerektiğini belirterek, “Düğünlere çiçek yollamayı bıraksın ve Kıbrıs sorununu çözsün. Önceliği bu olmalı” dedi.
Ülkedeki güven bunalımının bir an evvel aşılması gerektiğini kaydeden Angolemli, UBP’nin azınlık hükümetiyle geçiremeyeceği bu yasaları ancak ÖRP’nin desteğiyle geçirebileceğini belirterek, ÖRP’yi bir daha düşünmeye davet etti.