Londra’da son bir hafta

Geçen Pazar’dan bu Pazar’a kadar, Londra, öylesine yoğun, öylesine hızlı bir hafta yaşadı ki..

 

 

Geçen Pazar’dan bu Pazar’a kadar, Londra, öylesine yoğun, öylesine hızlı bir hafta yaşadı ki..

Yazdıkça anlayacak,

Okuduğunuz gazetelerin nasıl hazırlandığını,

Büyükelçilik, Konsolosluk, Temsilciliklerimizin nasıl çalıştığını kavrayacak,

Belki de biraz bizlere hak verip, daha anlayış göstereceksiniz..

Gazetecilerin neden diğer mesleklere göre ölüm sırasında başlarda yer aldığını daha iyi öğreneceksiniz..

Ancak size bir haftalık Londra gündemini yazmam için, kocaman acendamı alıp, bakmam gerekiyor..
Akıldan yazmak olanaksız çünkü..

Geçen Pazar 11 Kasımdı..

Ve Ulu Önder Atamızı anmak için çeşitli okul, sivil toplum örgütlerinde törenler, konferans, konuşmalar hazırlanmıştı..

Bunlardan en önemlisi, Atatürk uzmanı Prof. İlknur Güntürkün Kalıpçı’nın, İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği adına verdiği konferanstı.. 3 saatlik son derece keyifli, zaman zaman ağlatan konferans , hareketli haftamızın başlangıcı oldu..

Pazartesi, hafta tatili ardından pek sevilmeyen bir gündür..

İşin, gücün başladığı..

Yollara döküldüğümüz..

12 Kasım, Londra’da Dünyanın en büyük 3’üncü Seyahat Fuarının da açılış günüydü..

Türkiye’den Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Bakanlık yetkilileri, yine KKTC’den Ekonomi ve Turizm Bakanı erdoğan Şanlıdağ,  turizm acentaları, sektör temsilcileri fuara gelip, ülkelerinin tanıtımına katkıda bulundular..

Dünyanın dört bir yanından gelen ülkeler arasında yerlerini aldılar..

Londra’yı bilenler bilirl.

Yeni Londra’da, Dockland denilen Thames nehrinin denize döküldüğü yere yakın yeni yerleşim merkezindeki EXCEL, son yılların en fazla kullanılan sergi alanı..

Ulaşım yer altı, yer üstü trenle son derece rahat ve kolay..

Ancak, biraz zaman alıcı..

Arabayla ise , şansınız Allaha kalmış... Girne-Magosa kadar bir zaman diliminde de gidebilirsiniz..

Lefkoşa-Girne kadar da..

Sabah Günay’ın basın toplantısı, Türkiye ve KKTC standlarını ziyaret..

Bu arada sergi salonuna yakın bir yerde patlama.. Haber ve fotolarin  yazılıp geçilmesi..

Saat olur 4..

Akşama, Turizm Fuarı için Türkiye’den gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile  diğer 2 bakan , Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan, Elçi Müsteşar Atılay Ersan, KKTC Temsilcisi Dilek Yavuz Yanık  ile katıldığı Tower Bridge’e yakın yerdeki turizmcilere yemeği.. EXCEL’den buraya gelmek en az yarım saat.. Törenin bitmesi gece yarısı..Haberin yazılıp, fotoların geçilmesini siz hesaplayın...

Ertesi sabaha gelince..

Fuar 4 gün.. Bakanlar, resmi heyetler, sektör temsilcileri fuardalar..

Akşama TBCCI’ın ( Türk – İngiliz Ticaret ve Sanayi Odası) Sağlık Bakanı için düzenlediği toplantısı..

Yine aynı akşam ve saatlerde KKTC Ekonomi-Turizm Bakanının bir başka toplantısı..

Çarşambaya gelince...
Sabah Büyükelçilik rezidansında Sağlık Bakanı’nın basın mensuplarıyla toplantısı..

Yine aynı saatte bu kez KKTC Ekonomi-Turizm Bakanının, kaldığı otelde Türk basınına kahvaltılı basın toplantısı..

Kimimiz Büyükelçiliğe, kimimiz otele..

Aynı akşam, TBCCI’ın bu kez Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek için işadamlarıyla buluşmasını sağlayan başka bir toplantı..

Aynı saatlerde,bir üstteki toplantının yapıldığı restoranın yolunun karşısındaki, başka bir restoranda KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanının,  turizmcilere daveti..

Yine aynı akşam ve saatlerde, Ali Rıza Değirmencioğlu  Okulu Aile Birliği yararına düzenlenen “Hanımlar Gecesi”

Perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur derler..

Perşembe sabahı saat 9’da, Hazineden Sorumlu Devlet  Bakanın, Financial Times ve DEİK’in düzenlediği “Türkiye’de Bankacılık “ konulu konferanstaki konuşması..

Tüm gün süren bu konferansta, basın mensupları olarak, ilk konuşmacı Sayın Bakanın ardından bizler de salondan ayrılıp, haberimizi yetiştirmeye çalışıyoruz..

Allahtan imdadımıza Büyükelçiliğmizin Basın Müşavirliği yetişiyor.

Orada kendi evimizdeki gibi laptoplarımızı çıkartıp, istediğimizi yazıp, geçiyoruz..

Bir nefes alalım derken, bu kez saat 14.30’da, Konsolosluk’ta Devlet Bakanının, İngiltere’deki Türk Sivil Toplum Örgütleri ile “Sohbet” toplantısı..

Buradan çıkış .. Kimimiz haber yazıp yetiştirmeye, kimimiz 15 Kasım KKTC’nin 24. yıldönümü nedeniyle Büyükelçiliğimiz önünde Rumların , mutad gösterilerini izlemeye koşuyoruz..

Bazılarımız gösteriyi kaçırıp, KKTC Kutlama resepsiyonunun yolunu tutuyoruz..

Davetin bitişiyle herkes, haberlerini yetiştirme telaşıyla evlerinin yolunu tutuyor..

Haber, elektronik haberleşme, iletişim çağında en kolay eriştirilecek unsur..

Digital kameralarla, fotoğraf da öyle..

Ne film bitti derdi var..

Ne de filmi bastırıp, eski usullerle geçme..

Cuma’ya biraz rahatlayıp, nefes alacağız derken..

Bu kez hepimizi içten sarsan bir haberle güne başlıyoruz..

Annesi Kıbrıslı, babası Türkiyeli 17 yaşındaki Londra doğumlu Etem Çelebi’nin korkunç bir cinayete kurban gittiğini öğreniyoruz..

Yolumuz, acılı ailenin Kuzey Londra’daki evi..

En acı, en güç yapılan vazifelerden biri..

Ayaklarımızın geri geri gittiği, sözlerin, tesellinin bittiği anları yaşıyoruz..

Gazeteciliği bir kenara bırakıp, evlatlarını , canlarını yitiren, ciğerleri kan ağlayan anne-babayı teselli etmeye çabalıyoruz.. Ama herşey boş...Çaresisiz..

Gözyaşlarımız, yanaklarımızdan akıyor da akıyor..

Ateş de düştüğü yeri yakıyor...

Onları acıtmayacak, incitmeyecek dikkatle bilgilerimizi alıp, haberi yetiştirmek için yine koşturuyoruz..

Cumartesi günü ise Atatürk’ün silah arkadaşı Mareşal Fevzi Çakmak’ın kızı Timsal Çakmak’ın Britanya Türk Kadınları için vereceği konferansa katılıyor..Onu da yazıyor, gonderiyor, bir habere daha noktayı koyuyoruz..

Pazar günü ise öğlen saatlerinde Londra’lı Türkler olarak, terörün her türüne, her yerdekine “Hayır” diye bağırmak için Trafalgar’ın yolunu tutanları görüntüleyip, izlemek üzere yola çıkıyoruz.. Tabii haber beklemez..

Tüm bu saydıklarımı,bitiminde hemen yazıp, bağlı olduğumuz kurumlara geçip, bir sonrakine konsantre oluyoruz.

Noktayı koyduğumuzda, başka bir sayfa açıyoruz..

Tüm bu yoğun programları biz izleyip, yazıp, koşturuyoruz..

Ya bu gezileri, programları aylar önceden hazırlayan diplomatlarımız, elçilik görevlilerimize ne demeli..

Onların görevi bizden de ağır..

Bunları yazış nedenim, medyaya çatmadan önce bu işin emekçilerinin ne şartlarda çalıştığını, elinizdeki gazetenin nasıl hazırlandığını  birkaç kez düşünmeniz..

Diplomatlarımıza, devlet memurlarımıza daha anlayışlı, nazik olmanız..

Pazartesi yepyeni bir hafta başlıyor..

Bakalım bu hafta bizleri neler, hangi haberler bekliyor ??

Bu haber 146 defa okunmuştur

:

:

:

: