13. Maaş ve içte birliktelik

Rahmetli babam her zaman anlatırdı. 1974 sonrası kuzey Kıbrıs’ta yeni yeni oluşan yapı ve kamusal düzeni verimli hale getirmek için, devlet bizzat insanlara, istihdam etme adına davet gönderirmiş.
Rahmetli babam her zaman anlatırdı. 1974 sonrası kuzey Kıbrıs’ta yeni yeni oluşan yapı ve kamusal düzeni verimli hale getirmek için, devlet bizzat insanlara, istihdam etme adına davet gönderirmiş. Sanatkar insanlar devlet dairesinde çalışmak yerine kendi işlerini yapmayı ve ekmek paralarını bu şekilde kazanmayı tercih ederlermiş. O dönemlerde devlete istihdam, işlerin yürütülmesi için bir yerde mecburiymiş. Şoförler, dülgerler, inşaatçılar, demirciler devlette en çok ihtiyaç duyulan çalışanlarmış. Ve tabi ki polisler. Kısacası devlete istihdam, daha önceleri ihtiyaçtan dolayı yapılıyormuş. Yani bu günün tam tersi “Bizler sizlere nazaran bu yönden şanslıyız, sizin çocuklarınız hiç bir şey bulmayacak” Bu cümlede rahmetli babama ait. Ne kadarda doğru söylemiş. Bizim çocuklarımız, kendi ülkelerinde barınmak için hiçbir şey bulamayacak. İnsanlar ekmek parasını kazandığı, kendine ait bir parça toprağı olduğu, hastanesinde ücretsiz tedavi olduğu, okuluna gittiği ve çocuklarına bir şeyler bırakabileceği toprağı vatan bilir. Bizim büyüklerimiz bize bunları az da olsa bırakabildi. Peki bizler, bu gün otuzlu yaşlarını yaşayanlar ve tabi ki arkadan gelen nesiller, bir sonraki nesillere neler bırakabileceğiz. Düşünülmesi gereken esas nokta bu. Bu gün devlet çalışanlarının her şeyi tartışılıyor. Maaşları, çalışma saatleri, izinleri, özlük hakları, bağlı oldukları sendikalar. Hem de sadece ülkemizde değil, bu konu Türkiye de bile tartışılıyor. Fakat özel sektöre, piyasaya para akışının önemli bir kısmının kamu çalışanları tarafından sağlandığı göz ardı ediliyor. Örneğin; Bu ülkede insanlar çoğunlukla beyaz eşyasını, mobilyasını, hatta arabasını aralık, ocak ayları arasında değiştiriyor. Neden? Çünkü her zaman için tartışılan 13. Maaş insanların bu harcamalarını yapmalarını tetikliyor, cesaretlendiriyor. 13.Maaş verilmesi doğrudur veya değildir. Devlet vermiştir, kaldırabilir. O ayrı bir tartışma konusu ama genel olarak ülke ekonomisine verdiği katkıda küçümsenemez. 13.Maaş örneğini, uygulanmak istenen kararların sonuçlarının, genelleme yapılarak değerlendirilmesine inandığım için verdim. Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanlar için ekonomik sıkıntılar, bu gün itibarı ile her şeyin önündedir. Kıbrıs sorunu toplum nazarında olması gereken yerde değildir. Kıbrıs sorunun çözümü beraberinde birçok yenilik getirecek. Kıbrıs konusunun çözümü düşüncesinin altında, elbette her iki toplumunda kabulleneceği bir metin üzerinde anlaşılması esası ilk hedeftir. Fakat yılsonuna doğru görüşmeleri sürdüren, Türk ve Rum lider ve heyetleri ortak bir noktada buluşmazsa yine, BM meşeli bir plan ortaya çıkabilir. Veya son günlerde iddia edildiği gibi BM bu işten vazgeçebilir. Kıbrıs konusunda bir ilerleme olmazsa muhtemeldir ki AB ülkeleri, Kuzey Kıbrıs’la ticari anlamda ilişki kurma yolunu deneyebilir. Rum basınına göre AB Doğrudan Ticaret Tüzüğünü onaylama eğiliminde. AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Stefan Fule’nin sözcüsü Angela Filote, Rum basınına yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ın kuzeyinde Türk yönetiminin kontrolünde bulunan Mağusa, Girne ve Gemikonağı limanlarından uluslar arası hukuk açısından bir giriş-çıkış yasağı yok. Her ne kadar, AB bu konularda Kıbrıslı Türklerin güvenini kaybetmişse de, toplum olarak bu tür gelişmeleri, girişim de bulunma adına dikkate almamız gerekli. Ekonomimize en büyük darbeyi vuran ticari izolasyonların kalkması ya da hafiflemesi demek, istihdamdan üretime, birçok konuda rahatlama anlamına gelir. Son günlerde ülkede yaşanan kötü olayların bir an önce yerini sükunete bırakması ve ilgili tarafların bu yönde çaba göstermesi gerekmektedir. Kıbrıs sorununun çözümü için toplumsal birliktelik mecburidir. Kıbrıs Rum yönetimi dün “İç cephede birlik” gündemiyle bir toplantı yaptı. Toplantıda mutabakat sağlanamadı, ama hükümet sözcüsü Stefanou’nun görüşme öncesi “İçte birliktelik müzakere masasında Cumhurbaşkanının elini güçlendirecek” Açıklaması da bize ders olmalıdır.

Bu haber 537 defa okunmuştur

:

:

:

: