Milletvekili transferlerinin kaçı ideolojik olarak etik dışı

Bugünkü yazımda halen yoğun olarak gündemi meşgul eden Demokrat Partiden istifalar ve UBP’ye geçme ihtimaline karşı etik dışılık iddiaları ve suçlamalar üzerinde durmak istiyorum.
Bugünkü yazımda halen yoğun olarak gündemi meşgul eden Demokrat Partiden istifalar ve UBP’ye geçme ihtimaline karşı etik dışılık iddiaları ve suçlamalar üzerinde durmak istiyorum. Tabii ki, bu konuyla ilgili son derece enteresan çelişkilere de tanık olmaktayız. Şöyle ki, bugün bu istifalara en ağır eleştirileri yapanlar değerli arkadaşım Sayın Ali Baturay’ın da ifade ettiği gibi ya başka bir partiden istifa etmiş ya da böylesi istifalara çanak tutmuşturlar. Bundan ötürü aşağıdaki atasözlerini bu kişi veya kişilere hatırlatmakta yarar görüyorum:

1-Dinime Söven Müslüman Olsa
2-Tencere Dibin Kara Benimki senden Kara

Elbette ki, bu makalede amacım parti liderleri gibi muhalefet yapmak değil. Murat ettiğimiz siyasi parti tanımından hareketle etik dışılığa farklı bir bakış açısı getirmektir. Türkiye’nin en ünlü anayasa profesörlerinden Prof.Dr. Erdoğan Teziç ve Prof.Dr. Ergun Özbudun’un üzerinde mutabık kaldıkları siyasi parti tanımına göre: ““Siyasi partiler, Belli siyasi düşünceler çevresinde birleşen yurttaşların özgürce kurdukları ve özgürce katılıp ayrıldıkları, belli bir ideolojiyi ya da programı yaşama geçirebilmek ve yasal yollardan iktidari elde etmek amacıyla örgütlenmiş süreklilik ve istikrar arzeden kuruşlardır.” Bu tanımdan anlaşılan “özgürce katılıp ayrılmak yanında belli bir ideolojiyi veya programı yaşama geçirmek” siyasi partilerin temel unsurlarını oluşturmaktır. Bu bağlamda, bir partiye katılmanın temel dayanağı kişinin partiyle örtüşen ideolojisi veya siyasi düşüncesidir. Bu noktadan hareketle ideoloji kavramına da atıf yapmakta yarar görmekteyim.

İdeolojiler din, milliyetçilik, liberalizm, sosyalizm gibi ana gruplar halinde sınıflandırılır. Bu ana gruplara dâhil olan çeşitli ideolojiler vardır. Din ana grubu altında totemizm, Şamanizm gibi ilkel dinler, paganizm ve Hinduizm gibi çok tanrılı dinler, Yahudilik ve İslamiyet gibi tek tanrılı dinler yer alır. Milliyetçilik ana grubu altında liberal milliyetçilik, faşist milliyetçilik, etnik-kültürel milliyetçilik gibi milliyetçilik türleri bulunur. Liberalizm ana grubu altındaysa klasik liberalizm, modern liberalizm, sosyal demokratik liberalizm, neo-liberalizm vb. vardır. Bu noktadan yola çıkılarak ideolojiler, genel olarak ilki “tür” adı, ikincisi “cins” adı olmak üzere ikili bir adlandırmaya tabi tutulmuştur. İslamiyet dini, sosyal demokratik liberalizm, Fabian “sosyalizm”i gibi… Aynı cinsten ideolojilerin farklı türleri arasında, temel ilke, inanç ya da yaklaşımları yönünden benzerlikler bulunur

Netice itibariyle, siyasi partilere katılımlar (üye olma) ve ayrılmalar (üyelikten çıkma) siyasi partilerin doğasında bulunmaktadır. Benzer şekilde, belli bir siyasi düşünce, ideoloji veya programa bağlılığı nedeniyle bir partiye katılan bir kişinin ayrıldığı zaman bu inancı doğrultusunda ayni ideoloji veya programı taşıyan başka bir siyasi partiye geçmesi rasyonel olarak değerlendirilebilir ve ideolojik olarak etik dışı sayılamaz. Yani farklı yöne giden otobüsler arası yolcu aktarma misali milletvekili transferi ideolojik veya siyasi düşünce temelli olamaz ve dolayısıyla ideolojik olarak ahlak dışılıktır. Ancak, ayni yöne giden iki otobüs ile ilgili birinden inip diğerine binmek gibi milletvekili transferi ideolojik olarak değil yolcular arası çekişmenin ürünü (liderlik ve kurumsal sorunlar) şeklinde açıklanabilir. Yanlış anlaşılmaya fırsat vermemek için ifade etmek zorundayım ki ideolojik olarak etik dışı olmamak salt makam ve çıkar için gerçekleşebilecek transferleri haklı ve ahlaki duruma getirmemektedir.

Yukarıdaki açıklamalardan özetle vurgulamak istediğim milletvekili transferleri ile ilgili sağdan sağa veya soldan sola geçişlerin ideolojik olarak etik dışı sayılamayacağı ve siyasi partilerin de ruhuna ters düşmediğidir. Ancak, farklı ideolojik yapıya sahip siyasi partiler arası milletvekili transferleri ideolojik olarak etik sayılamayacağı gibi söz konusu milletvekillerinin siyasi duruşunu ve saygınlığını da ayaklar altına almaktadır. Bu bağlamda, hiç kimseyi rencide etme niyetimiz olmamakla birlikte tarihimizde böylesi tek bir milletvekili transferi olduğunu hatırlatmakta yarar vardır. Şöyle ki, UBP-TKP koalisyonu sırasında TKP kanadından Sağlık Bakanı olan siyasetçi bilahare TKP’den istifa edip UBP’ye geçmiş ve kabinede Sağlık Bakanı olmaya devam etmiştir.


Bu haber 215 defa okunmuştur

:

:

:

: