Girne’de hem özel hem de Belediyenin farklı farklı park yerleri var. Özellerden sadace bir tanesini kullandım. Ücret 3 TL. Belediyenin ise 2 TL. Özel olanın alanı toprak. Belediyeninkiler genelde asfalt ve arabanızı nereye park edeceğiniz belirtilmiştir. Özelde arabaların parkını kolaylaştıracak çizgiler yok ama orada çalışan adam oldukça yardımcı.
Kısacası, her ikisinin de farklı avantajları ve dezavantajları var. Ayrıca, araba park yerlerinin artmış olması da güzel bir gelişme. Hatta daha da artmalı.
Bu yazımda, yaz boyunca sık sık kullandığım belediyeye ait bir park alanından söz etmek istiyorum. Burası Rocks Hotel yanındaki denize karşı olan park alanıdır. Giriş ve çıkışların otomatik olması gerekiyor. Öyle yapılmış yani. Girerken arabanın camını açıp yandaki düğmeye basıyorsunuz bilet alıyorsunuz. Çıkarken de yine otomatik açılacak olan barikatın yanına sürüyorsunuz kutuya 2 TL attığınızda açılıyor ve çıkıyorsunuz.
Ancak yaz mevsimi boyunca işler hiç de böyle çalışmadı. Tüm barikatlar açık. Park yerine öylece giriyorsunuz. Taman bunda rahatsız eden bir durum yok da, çıkış oldukça zahmetli. Neden mi? Şöyle özetleyim: Barikatlar bozuk ya kutuya para atamıyorsunuz.
E ücreti vermeden de kaçıp gitmek istemiyorsanız Çıkışta olan ödeme kulübesindeki görevliye gereken miktarı ödemeniz lazım.
Tabii hava sıcak, o görevlinin de özelde olduğu gibi park alanında dolaşıp para toplamasını bekleyemeyiz. Yerinde kulübede oturuyor. Oradaki küçücük pencereden parayı uzatmanız için illerde arabadan çıkmanız gerekiyor. Direksiyon hangi taraftan olursa olsun arabadan inmeden o kulübeye ulaşmak imkânsız. Arabadan inmek gerekiyor, sonra çevresinde dolaş, minik kulübe penceresine eğil....sonra yine geri dön. Kapıyı aç, bin.... !
Hele Eve dönme zamanı ellerim çanta dolu. Başım ağrıyor ve artık iyice yorulmuşum.
Hemen arabama biniyorum ve artık çıkıp gitmek istiyorum. Çıkışa sürüyorum. Hay Allah! Bu sistem hala tamir edilmemiş. Görevli orada ama ulaşılmıyor. TV izliyor. Esas sinir olduğumda parayı almak için hiç bir uğraşı yok. Yani kulübeden çıkmasa bile en azından çıkacakmış gibi hamle yapsa içim daha rahat edecek.
Bir servisin ücretini ödemek için müşterinin zahmete girmesini anlayamıyorum. Çok basit esasında, bir sistem, düzen kurmuşsunuz, tamam iyi, güzel ama bozulmuş. Çalışmıyor, işte!
O zaman oradaki işleyiş en azından sistem tekrar düzelene kadar farklılaşmalı. Bunun acısı müşteriden çıkarılmamalı. Bir keresinde arabayı park eder etmez ücreti ödemek istedim. Arabamı kulübeye uzak bir yere park etmeme rağmen oraya yürüdüm.
Çıkışta yorulmamak için ödemeyi hemen yapmak istedim.
“hayır, olmazzz!” dediler. Çıkışta ödeyeceksin. Hayda !! Öyle bir tepki ile karşılaştım ki böyle bir teklifte bulunduğum için mahcup oldum. Boynumu büktüm çıktım! Geçen gün ise sonunda güzel bir cevap aldım. Salı veya Çarşamba günü gerekli tamirat yapılacakmış, dediler. Bakalım!!Umarım olur. O zaman müşteriyi yoran durum ve onu sinir edecek cevaplar, tavırlar da ortadan kalkar, belki.
Bu park yerinde dikkatimi çeken bir diğer şeyde, park alanının arkasında kocaman bir açık hava reklamı var. Reklamda buzlar, naneler, iki hoş görünümlü adam ve en önemlisi, alkollü içki var. Bu bir içki reklamı! Ama gerçekten güzel bir reklam.
Daha da ilginci reklamda (zorunlu olduğunu sanıyorum, ama emin değilim) yasal uyarı yok.
Tam da arabaya binerken, inerken, belediyenin park yerinde alkollü içki reklamının olması...
bilemiyorum. Belki azcık çakırkeyf olursak park yerindeki aksaklıklara daha rahat tahammül ederiz, gülüp geçeriz diye mi düşündüler! İyi pazarlar..