Bilişim de neymiş!!

Bilişim hayatıma okul yılları ile girdi. Okul yıllarında, IT sektöründe nasıl başarılı olacağımızı, büyük firmaların IT departmanlarında fiyakalı görevlerle nasıl teknolojiyi yakından takip edeceğimizi, süper hızlı network ile donanmış sistemlerde çalışacağımızı düşlerdik.

Bilişim hayatıma okul yılları ile girdi. Okul yıllarında, IT sektöründe nasıl başarılı olacağımızı, büyük firmaların IT departmanlarında fiyakalı görevlerle nasıl teknolojiyi yakından takip edeceğimizi, süper hızlı network ile donanmış sistemlerde çalışacağımızı düşlerdik. Tabii bu düşlerin mimarları hocalarımıza teşekkür ediyorum. Yurt dışında edindikleri birikimleri ve iş hayatındaki bilişim teknolojisindeki gelişmelerden bahsetmeleri, hayallerimize büyük etkisi vardı. Hocalarımızın çoğu yurtdışında çalışmış ya da öğrenimi yurtdışında tamamlamış donanımlı insanlardı. Bunun zamanla değiştiğini düşünmemdeki nedense, tanıştığım yeni mezunların bilişim hakkında maalesef giderek daha az bilgi ve deneyimle mezun olmalarıdır.
Öğrenci değişim organizasyonlarında çalışsam da, ya da çeşitli seminer ve programlara dahil olsam da; mezuniyet sonrası Kıbrıs’ta bilişim sektörünün iş hayatındaki yerini görünce, hayallerimizi gerçekleştirecek yerin ülkemiz olamayacağını üzülerek öğrenmiştim.

Bunun bir nedeni, ülkemizdeki okullarla iş camiasının birbirinden kopuk oluşunun bir sonucudur diye düşünüyorum. Bu durum halen aynı mı bilemiyorum ama gelişmeleri takip ettiğimde durum pek de iç açıcı değil. Zira adamız küçük olsa da, bu iki sektör iki ayrı gezegendenmiş imajı veriyor. Teori ve pratik bir anlaşmaya varırsa teknolojiyi uzaktan izleyenlerden değil, yaratıcılarından oluruz.
Ada insanı oluşumuz mu bilmem yeniliklere, teknolojiye alışmamız kabullenmemiz çok zaman alıyor. Örneğin, çalışma hayatımın ilk zamanlarında internet, web sayfası, alan adı (domain), alan barındırma (hosting) gibi konularda hizmet verirken aynı zamanda firmalara terimlerin anlamını ne işe yaradıkları konusunda adeta eğitim veriyorduk. Web sayfasına neden ihtiyacımız olduğunu, neden illaki bir firmanın veya organizasyonun web sayfası olması gerektiğinin önemini anlatmaya çalışıyorduk. Gerçi halen firmalar, web sayfalarının kendilerini tanıtmanın önemli bir kanalı olduğunu, bir şube görevi gördüğünün farkında varamadılar. Veyahut bu önemli hizmetin karşılığını en düşük maliyetlerle karşılamayı tercih ediyorlar. Firmaları temsil eden, ürünlerini, hizmetlerini anlatan bir mecranın kalitesine önem vermemek ancak verdiği ürün ve hizmetlerin kalitesine de önem vermediğiyle eş anlam taşımaktadır. Diğer yandan en çok karşılaştığım sorunlardan biri; ucuza mal etmek adına, firmayı temsil eden web sayfasının ve alan adının ( ki alan adı alındıktan sonra devamlığı önemlidir) kayıt, şifre bilgilerini adresi belli olmayan kişilerde olmasıdır. Bu kişilere ulaşamayınca doğal olarak firmalar parasını ödedikleri hizmeti alamamaktadırlar.
Genç iş adamları, Kıbrıs Türk işadamları ve Kıbrıs Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği gibi derneklerin dahi web sitelerinin ya son 2 yıldır güncellenmediğini ya da sitelerinin aktif olmamasından, Kıbrıs’ta bilişime verilen önemi bir kez daha anlıyorum. Hatta ve hatta “Kıbrıs’ta bilişim habercisi !!” olduğunu iddia eden derginin dahi web sitesi bugün çalışmamaktadır.
‘Ambargo, izolasyon vs.’ der dururuz işte… Bize en güzel tanıtım sahası, internet. Bu konunun öneminin ne hükümet, ne de sivil toplum örgütleri ne de özel firmalar farkında. Sanal alemin geliri eski yöntemleri çoktan solladığına dair her gün yeni haberler okuyoruz.

***
Ehh-devlet
Kıbrıs e-Devlet protokolü 23 Ağustos 2010 tarihinde imzalandı.
“Bu itibarla 23 Ağustos 2010 tarihinde TC Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Cemil Çiçek ile TC Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım arasında imzalanan protokol, tamamen Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının iç işleriyle ilgili bir görevlendirme protokolüdür” deniyor.
Biz de başlamıştık ‘e-devlet’e ne oldu? Bu protokolün bizim yapmaya çalıştığımız ‘e-devlet’ten ne farkı var? Yoksa biz yapamadık yine TC Devleti işi ele mi aldı?
Diğer işler gibi teknoloji uygulama konusunda da partizanlık meseleleri yüzünden ‘e-devlet’ projesinde başarısız mı olduk? Onlarca projeyi takip ettim.
Kimi AB olsun kimi TC kaynaklı… Devlet sorumlulara ve memurlara iş aktarılınca aynen aktarıldığı gibi kalmakta. Yapılan onca çaba ve eğitim emek zaman havaya uçup gidiyor. Sonra neden ilerleyemiyoruz sorusuna cevapsa “ee izolasyonlar var ya” deyiveriyoruz.
Yağımız var, unumuz var ne duruyoruz helva yapalım !!

Bu haber 185 defa okunmuştur

:

:

:

: