Sadece biz fark edemedik gitti

Tüm Global dünyayı etkisi altına alan kriz KKTC’de nedense inatla hala algılanmıyor daha doğrusu pek çoğunun işine gelmediği için bunu da öncekiler gibi geçiştirebileceklerini sanıyorlar.

Tüm Global dünyayı etkisi altına alan kriz KKTC’de nedense inatla hala algılanmıyor daha doğrusu pek çoğunun işine gelmediği için bunu da öncekiler gibi geçiştirebileceklerini sanıyorlar. Aslında insanlarımız biraz da haklı, zira başka hiçbir ülkenin KKTC gibi bir Anavatanları yok (Anavatanın pek çok hata ve sevaplarına rağmen). KKTC’nin her zaman, her sorunda yanına gittiği veya gelin dediği, her sorununu paylaştığı ve geçmişin hesaplarına pek bakmadan sorunlarını canla başla çözümlenmeye çalışan bir Anavatanı var. İki ülke arasında yapılan ortak anlaşmaların neredeyse tamamında katkı koyan tarafın sadece Anavatan Türkiye olduğunu halk bilmekte ya da tahmin etmektedir. Buna rağmen aynı insanların aklına geldikçe hatta her gün bir sebepten Türkiye’yi diline doladığı, hakaret ettiği bir tablo yaşanmaktadır, daha da ilerisi KKTC halkı Türkî Cumhuriyetlerini de pek kabul etmemektedir. Halbuki Türkiye’de diğer ülkeler gibi son iki yıldır dünyayı saran ve devam eden krizden etkileniyor, ihracatı düşüyor, Milli varlıklarını elden çıkararak kazandığı paraların bir kısmını KKTC ekonomisine pompalıyor. Yani KKTC halkı ve yöneticileri anlamalıdır ki bu durum geçmişteki yaşananlarla aynı değildir. Üstelik toplumda (KKTC) bir ölçüde de olsa sözü dinlenen bir kesim var ki kim doğruyu söylerse o satılmış yakıştırmasını hemen yapabiliyorlar. Son günlerde Memleketi için yazılar yazan Sayın Metin Münir içinde aynı sözleri hayret ve ibretle dinledim hem de toplumda kabul gören bazı insanlardan. Bu durum gerçekten bir klinik vaka gibidir. Üstelik bu insanların önemli bir bölümü birkaç eleman çalıştırarak ahbap çavuş ilişkisi ile devlete veya devlete bağlı KİT’lere mal satmakta, öte yandan her yıl T.C. üzerinden yaptığı ithalatlar ve ticaret ile KKTC halkının ve Türkiye halkının sırtından büyük paralar kazanmakta ancak vergi verip vermedikleri ise bilinmemektedir. Bu düzenin böyle gitmeyeceğini KKTC ile teması olan Türkiyeli yöneticiler 2-3 yıldır yüksek sesle dillendirmekte önlem almakta gecikiyorsunuz biran önce başlamanız gerekmektedir şeklinde uyarmaktaydılar. Bu uyarıları hükümet yetkilileri, muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri, DAÜ ve KTHY yetkilileri başta olmak üzere bütün KİT’lerin yetkileri ve hatta sendika yöneticileri duyuyor biliyordu. Yapılan uyarılar zamanında politika malzemesi olmayıp doğru algılanabilseydi bugünkü sorunlar asgari düzeyde kalabilecekti. Bunu en iyi açıklayan örnek KTHY’dir, CTP döneminde THY’den ayrılan KTHY’nin bankada 26 Milyon doları parası olduğu ve gecikmiş hiç borcunun olmadığı bilinmekteyken böyle bir kurum 3 ay önce yaklaşık 120 milyon dolar ile battı, bu rakama bazı ülkelerdeki çeşitli ceza vs gibi ticari davalar dahil mi o da tam belli değildir. Ama bugün KKTC’de bir istatistik yapılsa ve KTHY’yi kimler batırdı şeklinde bir soru sorulsa % 60-70 oranında Türkiye batırdı diyeceklerdir. Halkın bu cevabı vermesi kimse için sürpriz olmamalıdır, halk gelinen noktada bu cevabı iki sebepten böyle verecektir, bir tanesi Türkiye’nin KKTC’de bilerek yada bilmeyerek yapmış olduğu bitmez tükenmez hatalarından dolayı kırgınlık ve kızgınlığından, bir diğeri ise öteden beri edinilen tecrübelerden böyle bir cevap vermenin işine daha çok yarayacağını düşündüğü için. Dünya’da bugün ikinci bir kriz dalgası olabileceği konuşulmaktadır, 16 Trilyon dolar civarında olan dünya ticaret hacmi bugün hala 12.5 trilyon dolar civarında seyretmekte ve hatta bu rakamın yaz döneminde daha da aşağılarda olabileceği tahmin edilmektedir. Bunu görmezden gelmek mümkün değildir, Sadece Türkiye’den bir örnek vermek gerekirse Herkesçe bilinen dünyaca önemli bir tesis olan Karadeniz Ereğli ilçesinde kurulu Erdemir Demir Çelik fabrikasında işçi maaşlarının % 40 lara varan bir oranda düşürüldüğünü görmek bile krizin hangi boyutlarda olduğunu anlamamıza yeterli olmalıdır. KKTC’de artık her şeyi Anavatandan beklemenin mümkün olmadığını ve herkesin bir şeyler yapmasının gerekliliği vardır. Bir başka örnek vermek gerekirse pastayı büyütmek için ön plandaki eğitim ve turizm (Gazino Turizmi bu haliyle kapsama girmez) sektöründe bile ülkede ciddi bir potansiyel olmasına rağmen yerli iş gücü ile istihdam sorunu çözümlenememektedir. Öte yandan adeta yatırımcı (yerli/yabancı) çalışma izinleri ile canından bezdirilmekte sadece bu sorun için bile kayda değer hiçbir çözüm üretilememektedir. Saygılarımla.
Bu haber 100 defa okunmuştur

:

:

:

: