Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir

Bu yazıyı okurken, bir taraftan da düşünün. Zaman hayatınızdan neleri alıp götürdü. Mesela; on yıl öncesinden bu güne fiziksel anlamda, maddi anlamda, konum olarak hayatınızda neler değişti. Bu değişimler sizin arzunuzla mı oldu, yoksa iradeniz dışında mı gelişti.
Bu yazıyı okurken, bir taraftan da düşünün. Zaman hayatınızdan neleri alıp götürdü.
Mesela; on yıl öncesinden bu güne fiziksel anlamda, maddi anlamda, konum olarak hayatınızda neler değişti. Bu değişimler sizin arzunuzla mı oldu, yoksa iradeniz dışında mı gelişti. Hayatınızı kolaylaştıracak, değişiklikleri yapabildiniz mi? Yani hayatınızda meydana gelen değişimler olumlu yönde ve ileriye dönük mü ortaya çıktı.

Aslında “Değişim” kavramı ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkan ve mevcut durumu daha iyiye götürmeyi sağlayan bir olaydır. Nasıl ki bireylerin zaman içerisinde ihtiyaçlarının artması, değişmesi, sonucunda zorunlu veya istem dışı değişime tabi olması doğalsa, değişime karşı direnmek, değişmemek ve değiştirmemek de o derece normal dışıdır. İnsanların, toplumların zaman içerisinde kalıplaşmış, gelenekselleşmiş, alışkanlık haline gelmiş ve toplumsal kültürü yansıtan değerlere bağlı kalarak değişmesi, toplumsal faydayı artıracak değişimlerin önünü de açması gereklidir. Devletler, hükümetler değişime açık olmalımıdır? Elbette olmalıdır. Toplum değişime olan gereksinimi zorladıkça devlet yönetimleri ve de devleti yönetenler değişmeye ve değiştirmeye mecburdur. Mesela çok basit bir örnek; Günümüzde, teknolojinin yükselişi göz ardı edilemez bir gerçek. Kamu veya özel kurumlarda, kuruluşlarda teknolojik ekipmanları kullanılması hem zaman kazanma, hem de daha etkin ve en üst düzeyde fayda elde etme imkânı sunmaktadır. Ama yıllar öncesinde bu gelişmeler olmadığı için, yapılacak her iş daha uzun sürede tamamlanıp, daha az verim sağlıyordu ve tabi ki işin birde kaybedilen zaman kısmı vardı. Zaman içerisinde artan ihtiyaçlar, teknolojik olarak bu günkü gelişmelerin yaşanmasına sebep olmuştur.

Her şeyi, her olayı siyasete ve siyasetçilere bağlamak, sözü hep siyasi mekanizmaya getirmek istemem ama ülkemizde genel olarak değişmeye direnen bir siyasi yapının var olduğuna dair bir öngörüm vardır. İktidar kim olursa olsun, sistem ayni ve kimse değiştirmiyor belki de değiştiremiyor. Meclis tatilinin ardından, Demokrat Parti tarafından gündeme getirilmesi beklenen siyasi partiler yasasındaki değişiklik eğer istenilen şeklide ve sağlanacak konsensüsle hayat bulursa siyasi alanda değişiklik için önemli bir adım atılacaktır. Bu yasanın değişmesi halinde her zaman tartışılan vekillerin transfer olayı ya da seçildiği partiden istifa hareketi engellenmiş olacak. Değişim ihtiyacımız sadece siyasi alanda değildir. Günün şartlarına uygun hale getirilmesi zorunlu olan başka konularımızda vardır. Tamamen yenilenmiş bir yargı reformu ve bu alanda önemli değişiklikler yapılması zorunludur. Ve bu zorunlu ihtiyaç bizzat bu alanda görev yapan insanlar tarafından dile getirilmektedir. Kamu reformu da önemli bir konudur. Ve bu konuda da AB müktesebatına uyum çalışmaları çerçevesinde hazırlanan yeni kamu görevlileri yasası ile özellikle üçlü kararnamenin sadece müsteşar ve özel kalem müdürü atamaları ile sınırlandırılması hedefleniyor. Yani değişim sınırı olmayan, hayatın tüm alanında istem dışı veya isteme bağlı bir yenilenmedir. Bu yenilikler hayatın kolaylaştırılması adına yapılırsa bundan tüm toplum faydalanacaktır.
Bu haber 490 defa okunmuştur

:

:

:

: