Bravo Ersin TATAR

Ben de bu yazımda Hürriyet gazetesi yazarı Tufan TÜRENÇ’in kullanmış olduğu başlığı kullanmak istiyorum. Sayın Türenç, bir politikacı değil uzman gibi davranan Sayın Tatar’ı takdir etmekte ve aşağıdaki ifadelerine yer vermektedir.
Ben de bu yazımda Hürriyet gazetesi yazarı Tufan TÜRENÇ’in kullanmış olduğu başlığı kullanmak istiyorum. Sayın Türenç, bir politikacı değil uzman gibi davranan Sayın Tatar’ı takdir etmekte ve aşağıdaki ifadelerine yer vermektedir.

• “Teslim olmayacağız ve hükümet olarak ülke ekonomisini düzlüğe çıkartacağız. Daha atılacak çok adım var'
• 'Bizim yardım alabileceğimiz tek yer Türkiye. Türkiye bizim IMF’miz. Bu yüzden de ilk adım olarak devlette tasarruf tedbiri aldım. Bundan sonra yeni istihdam yapmayacağız. Gereksiz yurtdışı geziler ve harcamalar olmayacak. Türkiye’den iste, al, sonra da dağıt dönemi bitti'.
• 'Vergi adaleti getireceğiz ve ülke ekonomisinin kayıt dışılığına son vereceğiz. KKTC’de kayıtdışı ekonomi en az yüzde 30' diyor.

Sayın Tatar için bravo dedirtecek diğer bir husus, mali önlemlere karşı çıkış bahanesi olarak devamlı kayıt dışılığı öne süren sendikalara karşı Sayın Tatar’ın hodri meydan deyişidir. Şöyle ki, kayıt dışı ekonomiyi önlemeye dönük vergi denetimlerinin artırılması, çağdaş vergi sistemi hazırlıkları, kamu reformu yasası ve “Avrupa Birliği (AB) Müktesebatına Uyum Programı” çerçevesinde başta kamu verimliliğini artırmak amacıyla hazırlanan ve çeşitli alanlarda çağdaş düzenlemeler içeren 8 yasa tasarısının, tatil sonrası Meclis gündemine girmeye hazırlanması Sayın Tatar önderliğindeki Maliye Bakanlığının ve İrsen Küçük hükümetinin eseri olacaktır. Ülkemizde de kayıt dışı ekonominin önlenmesi gerektiğinin neredeyse tüm kesimler tarafından dillendirilmeye başlanması fevkalade sevindiricidir. Bu olgunun kavramsal temellerle de örtüştüğünü aşağıdaki gibi açıklamakta yarar vardır. Belgeye hiç bağlanmamış ya da içeriği gerçeği yansıtmayan belgelerle gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin devletin bilgisi dışına taşınması şeklinde tanımlanan kayıt dışı ekonomi kamunun denetimi dışındaki ekonomik faaliyetler olarak da tanımlanabilir. Kayıt dışı ekonomiye kayarak ekonomik faaliyet ve işlemlerini kamunun denetimi dışında tutmalarının en önemli nedenini vergi kaçırma arzusu oluşturmaktadır. Bu olgu tüm kesimler tarafından bilindiği için mali tedbirlerin alınması noktasında sendikalar ile hükümet/işveren arasında çıkar çatışmasının kırılma noktası olmaktadır. Şöyle ki, kamu giderlerinde tasarruf adı altında fedakarlık talep edilirken sendikalar da “bizden önce kayıt dışılığı önleyip vergi gelirlerini artırın” savunması yapmaktadırlar. Ancak, bugün itibariyle hem teorik hem uygulama açısından gelinen nokta olumlu yönlerine rağmen kayıt dışılığın olumsuz yönlerinin tüm kesimler açısından daha ağır bastığı gerçeğidir. Kayıt dışılığın en olumlu etkileri düşük girdi maliyeti nedeniyle ekonomik faaliyetlerin artarak istihdam ve milli gelire katkı yapması ve aşırı vergi yükünün yaratabileceği sosyal patlamaları önlemesidir. Ancak, öte yandan kayıt dışılık kayıtlı işletmelerle kayıtlılar arasında haksız rekabet yaratmakta, kayıt dışılığa kaymaya neden olmakta, vergi ödemeye dönük kültürel ve ahlaki değerlerde yozlaşma gerçekleşmekte, günümüzde ve gelecekte sosyal güvenlik problemi ile karşılaşacak çalışan bir kesim yaratmakta, kayıt dışı istihdam kayıtlı istihdamın pazarlık gücünü azaltmakta, devlete olan güven ve saygınlık azalmakta, ekonomik ve sosyal hedeflerin belirlenmesi ve uygulanması güçlenmekte, vergi kaçaklarından dolayı kamu finansman gereksinimi artmakta ve kamu borçlarını artırmakta, artan kamu borçları finansman maliyetlerini artırmakta ve nihayetinde yatırım, üretim, istihdam ve milli geliri olumsuz etkilemektedir.Dolayısıyla, kayıt dışılığın bu olumsuz yönleri olumlu yönlerini bertaraf edebilmektedir.
Bu haber 382 defa okunmuştur

:

:

:

: