Humus Çorbası’ndan çıkartılacak ders

Gece hayatını seven ve gündüz ağır işlerde çalışan Kıbrıslılara en çok sevdiği çorbayı sorsanız, size ilk olarak ‘Humus Çorbası’nın’ adını verir. Tahinle yapılan Humus Çorbası’nın ağır bir yiyecek olduğu akla gelebilir, ancak limonlu tadı çok hoştur.

Gece hayatını seven ve gündüz ağır işlerde çalışan Kıbrıslılara en çok sevdiği çorbayı sorsanız, size ilk olarak ‘Humus Çorbası’nın’ adını verir. Tahinle yapılan Humus Çorbası’nın ağır bir yiyecek olduğu akla gelebilir, ancak limonlu tadı çok hoştur. Her kesim ve sınıftan insan, ezilmiş nohut, sarımsak, limon, tahin ve kara yağ ile yapılan, içine yuvarlak Kıbrıs Ekmeği’nden kesilerek zeytin ve maydanozla servis edilen bu çorbayı çok sever. Gece aşırı alkol alıp, mide ağrısı çekenler, bu çorbayı içince kısa sürede kendine gelir. Uzun ve ağır işlerde çalışanlar, uzunca bir süre tok tuttuğu için Humus Çorbası’nı tercih eder.

Özel haber ve köşe yazılarımı genelde evde yapmaya özen gösteririm. Gerek daha rahat olmam gerekse etrafta dikkatimi dağıtacak gürültünün olmaması, ortaya daha iyi bir yazı çıkarmak için beni gece yarısından sabaha doğru çalışmaya iter. Herkes uyurken ben, gün boyu tuttuğum notlarla edindiğim bilgileri yazıya dökmek için güneş doğana kadar çalışırım. Hal böyle olunca da karnım acıkır. Gazete ve televizyonlarda yer almayan gelişmeleri öğrenmek ve okuyucularla paylaşmak için Humus Çorbası ve sandviç yapan tanıdıklarıma uğrarım. Genelde bikla ve bolibifli sandviç yerim.

Geçtiğimiz günlerde yine bir haber üzerinde araştırma yaparken, güneşin doğduğunu fark ettim. Karnım çok acıkınca da evde bireyler atıştırmak istedim. Tam mutfağa gidecekken, televizyonda çok güzel bir film dikkatimi çekti ve onu izlemeye başladım. Film bitince evde yemek yerine, dışarıya gitmeye karar verdim. Canım Humus Çorbası çekti. Kendimi bu güzelim çorbayı içmeye hazırlarken, hevesim kursağımda kaldı. Çünkü Humus Çorbası kalmamıştı. Sandviç istedim ancak o da bitti. Her zaman öğlene kadar bulunan yiyecekler, sabahın erken saatlerinde tükenmişti.

En yakın zamanda takviye yapılıp tekrar servise başlanacağını düşünerek bir süre boşu boşuna bekledim. Dükkân her zamanki saatine kadar açık kalacaktı ancak o gün yiyecek servisi yapılmayacaktı. Nedeni ise çok basitti. Gün boyunca yapılması beklenen satış iki saat içinde gerçekleşmişti. Aslında o gün yapılan satışlar sürpriz değildi, son bir haftadır aynı seviyede gidiyordu. Bunu öğrenince, ‘Neden daha çok malzeme hazırlanmadığını’ sordum, kalitenin düşeceği cevabını alınca şaşırdım. ‘Nasıl yani’ demeye hazırlanırken, devamı da gelmeye başladı.

Daha çok malzeme, daha çok satış demekti. Kâr oranının artmasıyla beraber yorgunlukta artacaktı. İşin paylaşılarak hafifletilmesi için fazladan adam gerekliydi. Etraftaki kafeteryalar, satışları artırmak için fazladan adam çalıştırmaya başladılar. İşin ehli olmayanlar ve ‘Ne iş olursa yaparım abi’ diyenler önce kar oranını artırdı, ancak kısa süre içinde mevcut satışların ve kalitenin altına inildi. Bu durum benim çorbacının lehine görünüyordu. Fırsattan istifade ederek, satışlar ve kâr katlanılabilirdi. Ancak onun için müşteri memnuniyeti önemliydi. Çok para kazanmak için kaliteden ödün vererek yıllarca ekmeğini yediği müşterilerini kaybedebilirdi. O yüzden bana dönerek ‘Aza tamah etmeyen, çoğu bulamaz’ dedi.

Bahsedilenleri okuyunca akıllara, ‘Ne tembel adam’ diye gelebilir ancak adam önce kendisine sonra karşısındakine saygı duyuyor. Düzgün bir şekilde rahat bir ortamda çalışınca, ortaya kaliteli işlerin çıktığını anlatmak istiyor. Gelip geçici ve ne iş olursa yaparım abilerle iş yapmanın bir getirisi olmadığını belirterek, işin ehli olanlarla çalışılması gerektiğine vurgu yapıyor. Kıbrıs’ı ve insanını tanımayanlar ‘Kıbrıslılar tembeldir’ diye bir süredir ahkâm kesiyor. Bu hafta en beğenerek okuduğum yazıyı gazetemizden Ayşemden Akın yazdı. Kıbrıslıların tembel olduğu söylemini, bir değil bir kaç işte çalışanları örnek göstererek yok etti. Yıllık iznimi kullanacağımdan, gelecek hafta sizlerle olamayacağım, bir sonraki hafta görüşmek dileğiyle.
Bu haber 704 defa okunmuştur

:

:

:

: