Medyamızın büyük bölümünün, gazeteci geçinenlerin ve milletvekillerinin çoğunun gözlerine perde mi indi, indirildi mi? Görmüyorlar. Anladık. Ama sağır da mı oldular? İşitmiyorlar mı? Ülkemizde nizam, asayiş, adalet, hak, hukuk kalmadı diyenler haklı çıkıyor.
Alkışlanması, desteklenmesi gereken yayın organı, medya çalışanı, tehditlerle, saldırılarla karşılaşırken sormak lazım. Nerede emniyet güçleri, polis, savcılar, bakanlar, milletvekilleri?
Soygunlar, haraç toplayanlar, dolandırıcılar, adam kaçıranlar, kurşunlayanlar, darbedenler, ırza tecavüz edenler, fuhuş, uyuşturucu, kumar dünya aleminde her geçen gün artarken ve bunlara önemli haber değeri vermeyenler, önlemler almayanlar, acaba, ne işlerle uğraşıyorlar?
Vatan, millet, bayrak, iktidar, koalisyon edebiyatından başka gündeme getirecekleri kalmadı mı?
Yarım asırlık gazeteci olarak geçmişte yaşananları hatırlıyor, şimdiki durumla ve olaylarla kıyaslıyor ve irkiliyorum.
Bir darp, bıçaklama, ölümle sonuçlanan trafik kazası oldu muydu, medyamız için
çoook böööyyük haberler olarak ele alınır ve günlerce işlenirdi. Şimdi bu gibi olaylarla her gün karşılaşıldığı halde sıradan haberlermiş gibi geçiştiriliyor. Yadırgıyorum, anlayamıyorum. Ne oldu, bu kadar umursamaz, görmez, işitmez mi oldu bizi yönetenler, asayişi, insanların, mallarının güvenliğini sağlamakla görevli birimler.
İhbar kabul edilerek üzerine yürünmesi gereken ciddi usulsüzlükler, cürümler kimler tarafından önlenecek diye sormaktan kendimi alamıyorum.
Kadınlara, erkek çocuklarına (hayvanlara bile) tecavüz, insanları tehdit ve şantaj ile para toplamak, darp etmek, kurşunlamak, baskınlar yapmak, insan kaçırmak, uyuşturucu ticareti yapmak günlük, sıradan olaylar olarak mı kabul ediliyor?
On binlerce asker, çevik kuvvetler, polisler, zabıtalar, mahkemeler, yargıçlar toplumun yaşamını tehdit eden bu kanunsuzluklar karşısında aciz mi kalıyor?
Hadi mahkemeleri, yargıçları anladık. Onlar, önlerine getirilen davalara, bulgulara, ithamlara, savunmalara, delillere, avukatlardan duruşma sırasında işittiklerine bakarak, değerlendirerek karar vermek mecburiyetindeler. Onlar da, bazı davalarda, suçluların da suçsuzların da kimler olduklarını anlayıp bilmektedirler, ama dediğim gibi duruşmalar sırasında önlerine konanlara göre, yasaların kendilerine verdiği yetkiler çerçevesinde hareket etmek, karar üretmek durumundalar.
Ya polisler, savcılar? İhbar kabul edip de medyanın yayınladıklarını değerlendiriyorlar mı? Hiç sanmam.
Bunca yıldır, Meclis kürsüsünden hangi Bakan, milletvekili çıkıp da tırmanmakta olan cürüm, kanunsuzluk, kurşunlama, cinayet, öldürme, kaçırma, haraç, tecavüz, fuhuş, uyuşturucu konularını gündeme getirip, polisimizi, emniyet güçlerini, yargıçları, kararlarını, adaleti konuşmuştur.
Bazan, eski doğu bloğu ülkelerden getirilip gece kulüplerinde çalıştırılan kadınların durumunu gündeme getiren olmuştur. Ama hepsi, lafta kalmıştır.
İşte o nedenledir ki, kanun tanımazlar, voyvodalar, uyuşturucu ve kadın tacirleri, senet tahsildarları! İnanılmaz cüretle, korkusuzca hareket edebilmektedirler.
Ülke bataklığa doğru sürüklenmektedir. Halkımızın huzuru kalmamıştır. İş adamları, aileler gece gündüz korku ve endişe içinde kıvranmaktadır.
Bu muydu halkımıza vaat edilen güzel, güvenli, müreffeh günler?
Uyanınız beyler, bayanlar.
Yarınlar çok daha kötü olabilir. Kıpırdamak zamanıdır. Sormak, yetkilileri sorgulamak zamanıdır.
Bizler, kimlere güveneceğiz, canımızı, malımızı, yarınlarımızı, evlatlarımızı, torunlarımızı kimlere emanet edeceğiz?
Yok mudur kanunsuzların ve kanunsuzlukların üzerine ciddiyetle, cesurca yürüyebilecek yetkililer, makamlar, bakanlar, milletvekilleri, polisler, emniyet görevlileri?
Fotoğraf karelerinde, yanlarına aldıklarına çok dikkat etmemekle, kanun tanımazları, sakın ola, koyucu durumuna düşürülmesinler. Bu gibilerden uzak dursunlar, onları teşhir etsinler, örnek-caydırıcı cezalara çarptırılmalarına önayak olsunlar. Aksi takdirde, çok gitmez, kendileri de nasiplerini alacaklar, canları yanacaktır. O zaman mı harekete geçeceklerdir?
TDP Genel Başkanı Çakıcının öne çıkmış olması beni ve halkımızı ümitlendirmiştir. Haydi görelim, sonuçları bekleyelim.