Saat farkı ile yeni bir yeniliğin hayatımıza girdiği, hızla uçup giden bilişim dünyasında geçmişin teknolojinden bahsetmek, bize bir şey katmak yerine sadece “nerdeydik nereye geldik” dedirtiyor.
Her alanda yenilikler insanı heyecanlandırıyor. Geçenlerde bir telefon almak için araştırma yaptığımda, mobil telefonların süper özeliklerle donatılığını ve mobilitenin çapının ne kadar genişlediğini öğrendim. Mobil cihazlara meraklı insanlar için çok farklı bir tutkudur mobil telefonların teknolojik özellikleri.
Teknolojik bir ürünü almadan önce kesinlikle kısaca bir araştırma yapılmalı. Dikkat edilmesi gereken bir konuda, alacağımız üründe ihtiyacımız olan özelliğin yanı sıra extra birçok özelliğinde mevcut olduğu unutulmamalıdır. Örneğin telefon alırken, ister istemez aynı zamanda bir kamera yada mini notebook alıyoruz. Bu yüzden şiddetle tavsiyem o dur ki, alınacak ürün hakkında kısaca internette bir araştırmak yapmaktır. Burada alacağımız ürünün bize uyması dışında öğreneceğimiz başka bir detay da, daha önce ürünü alıp ta hoş olmayan özeliklerini öğrenen kişilerin çeşitli sitelerde ki yorumları. Tıpkı Iphone 4 ‘nün başına gelenler gibi… Dünyanın farklı yerlerinde insanlar iphone 4 almak için mağazalarda kuyruklar oluşturmuştu. Kısa zaman sonra, ürünün bazı kullanıcıların internette paylaştığı bilgilere göre, cihaz elle kavranıp görüşme yapılırken GSM sinyali kademeli olarak düşüyor ve kesiliyormuş. Konu basına yansıyana kadar sadece internet kullanıcıları kendi aralarında forumlarda konuyu dile getirdiler. Sonrasında Iphone bu konuda açıklama yapma gereği duydu.
Telefon alırken çeşitlilik karşısında zor durumda kalıyoruz ve diğer yandan aldığımız ürünün yeni bir özeliği eklenerek, yeni modeliyle piyasaya çıkınca, henüz dumanı tüten telefonumuz eskiyor. Bununda cevabı yine, alınacak ürünün kendi web sayfasındaki duyurularından, yeni üretilen modeller hakkında bildi edinip, eğer işimize yarıyor ve hoşumuza gidiyorsa biraz daha bekleyip öyle satın almaktır.
Neyse ki Kıbrıs’a gelen telefon modelleri, bilgisayarlar gibi yıllarca aynılarını raflarda barındırmıyor. Yazık ki bilgisayar alırken alıcıya güvendiğimizden mecburen buraya ulaşabilen stoktaki modellerden seçmek zorunda bırakılıyoruz.
Yeni telefon modelleri ve teknolojileri özelikle GSM operatörleri tarafından hızlı bir biçimde bize ulaşıyor. Bunun bir başka nedeniyse arz talep meselesi tabii ki.
Telefonlardaki yazılım tabanları çeşitlendi. Bazı markalar kendi yazılımlarını çıkarırken, bazılarıysa Windows, Androit, gibi mevcut yazılım tabanlarını tercih ediyor. Çoğumuz elimizdeki telefonların ne tür yazılım kullandığını bilmiyoruz. Aslında gerek de yok gibi, ama zamanla bunu öğrenme ihtiyacı duyacağız. Zira gerek oyunlar, gerekse farklı ihtiyaçlara cevap veren programlar bu telefon yazılım tabanlarına göre üretilmekte.
Bir habere göre, ilk çeyrekte 54,7 milyon adetlik satış hacmine ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %56,7 oranında büyüyen akıllı telefon pazarı, pek çok firmanın iştahını kabartmaya devam ediyor. Piyasaya girmeye hazırlananlardan biride daha önce denediği şansını bir kez daha denemeye karar veren intel. Intel tabanlı akıllı telefonların 2011’de çıkaracağı söyleniyor.
Kısacası piyasada ki rekabet ve çeşitlilik artmaya devam ederken, bu işten cep telefonu kullanıcıları karlı çıkacak gibi görünüyor.
Son olarak, teknoloji kurbanı olmak istemiyorsanız ürün satın almadan önce ihtiyacınızı, bütçenizi ve beklentilerinizi değerlendirmenizde fayda var. Aksi halde başınıza geleceklerden bazıları; aylar önce bir kenara attığınız ürünün taksitlerini ödemek, serviste onarım bekleyen bir cihazın sahibi olmak ya da kötü bir ürüne sahip olduğunuzu bilerek bununla yaşmayı öğrenmek…