Rum siyasi liderlerin hem de Rum medyasının iddialarına, savunduklarına şaşarım.
Kıbrıs adası birleşik olacak, “özgür bölgeler” dedikleri Güney Kıbrıs ile, “işgal altında” dedikleri Kuzey Kıbrıs, bir uzlaşma, anlaşma-çözüm!! çerçevesinde birleştirilecek ve Rumların denetimi, yönetimi altına girecek!!
Kuzeyde, onca can ve mal kaybı pahasına kurulan Türk yönetimi- hade KKTC demeyelim- ortadan kalkacak.
Aklı başında hangi Rum, böylesi bir rüyanın gerçekleşebileceğine inanıyor, dua ediyor?
Olmayacak duaya nasıl da “amin” diyebiliyorlar.
Bir yandan “Kıbrısı birleştirmek” istediklerini iddia ediyorlar, bir yandan da bölünmüşlüğün sonsuzlaştırılması için yardımcı oluyorlar. Müzakere masasında süratle, adil ve onurlu bir çözüm bulunmasına katkı koymuyorlar. Hristofyas’ın da uyardığı gibi, bu tutumları ile, taksimi ebedileştirmiş oluyorlar, çünkü çözüm geciktikçe, bölünmüşlük kemikleşiyor, ebedileşiyor. En yüksek tirajı olan FİLELEFTHEROS gazetesi, sanki de, çok büyük bir gazetecilik yaptı, böbürleniyor. Araştırmış ve ortaya çıkartmış. Yüzlerce Rum, ERCAN hava limanımızdan İstanbul’a ve Antalya’ya uçuyormuş. En son örneği de, İstanbul’daki Basketbol şampiyonasını, Yunan takımını izlemek için, yüzlercesi İstanbul’a gitmiş. ERCAN’dan. Eee, ne olmuş yani? Yüzlerce Kıbrıslı Türk Larnaka’dan, Baf’tan uçmuyor mu?
Yüzlerce Rum, Kuzey’deki casinolarda kumar oynuyor para harcıyormuş. Ne olmuş. Parası olan istediği gibi harcama özgürlüğüne sahip değil mi? Yüzlerce Kıbrıslı Türk Güney Kıbrıs’tan alış veriş yapmıyor mu, Rum doktorlara, Kliniklerine başvurmuyorlar, para harcamıyorlar mı?
İşte Kıbrıs adasının fiziki ve coğrafi birleştirilmesi gerçekleşmese de, karşılıklı ziyaretler, ticaret, temaslar, alışverişler, hava ve deniz limanlarından gidişler-gelişlerle mümkün olmuş görülmüyor mu? Yıllardan beridir, FİLELEFTHEROS, işitmemiş, görmemiş midir Rum komşularımızın deniz ve hava yolları ile Kuzeydeki limanlardan yurt dışına gittiklerini. Hatta Türkiye ile ticari ilişkileri olduğunu.
Bunun desteklenmesi daha yararlı değil midir? Buna karşı çıkmak, yasaklamak, ayrılığı, taksimi kökleştirmek değil de nedir? Hem birleşik Kıbrıs diyorlar, hem de Kuzeyi ayrı bir coğrafya olarak görüyorlar, tamamıyla tecrit edilmesini izole edilmesini, ambargolar altında inlemesini, çökmesini, Kıbrıslı Türklerin kendilerine teslim olmasını arzulamakta, rüyasını görmektedirler. Çok büyük hata yapıyorlar.
Kırk yıla yakın süredir, işgal ve istila edebiyatı ile Rum halkını, sıradan insanlarını uyutmayı başarmış olabilirler. Ama, öyle anlaşılıyor ki bu propagandaları eskisi kadar destekçi bulamıyor. Rum halkının büyük çoğunluğu, sürer durumu, De Facto- statükoyu kabullenmişe benziyor. Adanın kuzeyini ve orda yaşayan nüfusu izole etmekle, ambargolar uygulamakla sonuç alınamayacağını anlamışlardır. Siyasi liderlikleri, Ortodoks kilisesi ve eski EOKA cılar bundan rahatsız oluyorlarsa, tekrardan geçiş kapılarını kapatsınlar ve Kuzeydeki yaşamı bitirmeye çalışsınlar. Ben, kendilerine diyorum ki iki halkı birbirinden uzaklaştırmakla, uzaklaştırmaya çalışmakla, TAKSİMİN temellerini betonlaştırmış daha da kökleştirmiş olacaklardır. Ha gayret. Rum halkının Kuzeye geçmesini, limanlarını, casinolarını kullanmasını yasaklayın ve de sonuçlarına katlanmaya hazır olun.
DIKO, DİSİ, EDEK, ve diğer siyasi partileri, Ulusal Konseylerinde ve dışında Hristofyas’ın ellerini kollarını bağlayın, müzakere masasında “al-ver” yerine katı tutum izlemesini sağlayın, uzlaşmaya yaklaşmasını engelleyin ve Kuzey Kıbrıs’ı Güney’le birleştirmek, bütünleştirmek rüyaları görmeye devam edin.
Biliniz ki, Kuzey Kıbrıs ve halkı yaşanmakta olan ekonomik sıkıntıları aşacaktır ve asla Ruma-Yunana teslim olmayacaktır.
Bunu bile bile, diğer yandan da Rusyadan yeni, modern tanklar almaya destek verin. Verin ki, milyarlar, trilyonlar da boşa gitsin, gün geldiğinde 24 saatta berhava edilsin, Türkün ezici gücü karşısında hurda demir yığınlarına dönsün. Kıbrıs ve halkları birleştirilmek isteniyorsa, Rumlara ve medya organlarına tavsiyem, izlemekte oldukları düşmanca politikaları bir kenara atarak, gerçekçi çözüm, barış ve anlaşma stratejileri belirlesinler. Kıbrıs Rum halkının da, Türk halkının da barış, huzur, güven ve istikrar içinde yaşamalarına katkı koysunlar .