Çok şey söylendi ve yazıldı 19 Nisan 2009’da yapılan erken genel seçimler ve UBP hakkında; UBP eski UBP gibi ve hatta eskiye kıyasla daha da halktan kopuk davranımlar sergiledikçe; UBP’nin gerek erken genel seçimler öncesi gerekse CB seçimleri süresince halka söyledikleri ve vaad ettikleri her türlü adımın tersi yaşandıkça daha çok şeyler yazılıp çizilecek ve söylenecek UBP’ye dair…
Nasıl ki atı arabanın önüne koyarsanız terslik hemen anlaşılır ve iaraba sağlıklı bir biçimde gitmez ve itilip kakılarak sürüklenir, UBP de partisel ve bireysel çıkarları toplumsal çıkarların önüne koyduğundan ve bu da gün gibi aşikar olduğundan dolayı; işlerin yürümesi, halkın siyasal, ekonomik ve toplumsal beklentilerinin karşılanması, eşitlik ilkeleri temelinde adaletli olunması, insan sevgisine dayalı ve insanın özne olduğu bir toplumsal yapı kurularak insan yaşamının daha kaliteli olunmasına çalışılması, partizanlıkların ortadan kaldırılması, kamu yararının gözetilmesi vb konularda UBP hükümetinin doğru işler yapması çok da beklenemez bir boyuta ulaşmıştır.
Bir kere, UBP’nin paylaşımcılık ilkesi veya farklı düşünenlerin görüşlerinden de yararlanarak toplumsal menfaatlerimiz açısından farklılıkları zenginlik kabul etmesi gibi bir anlayışı tarihsel süreçlerinde hiç içselleştirmemiş olmalarından dolayı büyük bir fakirlik, kısırlık ve açmaz içerisinde oldukları yadsınamaz bir gerçeklik olarak karşımızdadır.
Baksanıza, KTHY olayında neler söylediler neler yaptılar! KTHY şöyle ya da böyle ortadan yok edildi! KTHY çalışanları aylardır mağdur… Yalnız onlar mı? Halk da mağdur… Bilet fiyatları tavan yapmış… Beklenen turist ülkeye gelmemiş… Oteller zarar üstüne zarar etmiş… İnsanlarımız moralsiz ve huzursuz bir konuma itilmiş… Ya Üniversiteler? Onlar da etkilenmiş bu KTHY olayından… Kim bilir kaç kişi sırf bu durumdan ötürü bile ülkemiz üniversitelerini tercih etmemiştir? CB seçim sürecinden beridir bir keşmekeştir yaşanıyor KTHY ile ilgili. ATLAS Jet’e verildi KTHY de ne oldu? Özelleştirme mi yapıldı? Hadi canım! Çalışanların mağduriyeti önlendi mi? Nerde! … Şimdilerde KTHY yeniden canlandırılacak diyor UBP’li bakanların bir kısmı! Peki bu arada ne oldu da daha dün uçakları geri gönderilen, içi boşaltılan, ATLAS Jet’e sözde devredilen, slotları kaybedilen ve prestij sıfırla çarpılan KTHY bugün yeniden kurulmaya çalışılıyor, hem de THY ile belli ortaklıklar çerçevesinde? ATLAS Jet’e ve hala daha toplumla paylaşılmayan protokole ne oldu? Sevgili okurlarım acaba “biz nerde hata yaptık?” diye soruyorlar mı UBP hükümet yetkilileri? Hükümetin bu kararsızlıkları sürdükçe insanlarımızın aklına “yandı gülüm keten helva” deyişi gelmesin de ne gelsin?!
Mali tedbirler almış UBP ve gerek çalışanlardan gerekse emeklilerden ek vergi alarak bütçe açıklarını kapatacakmış! Allah aşkına, yaratılan bu kötü algı ile insanlar çarşıya bile çıkmaz oldular… Daha bu ek vergi kesilmeden bile ne olur ne olmaz diyerek her türlü alış verişe kapattı kendini hemen herkes… Büyük bir ÇARPAN ETKİSİ yarattı UBP’nin bu mali (kendilerine göre ekonomik) önlemleri… Aslında mali açıdan almaya çalıştıkları bu önlemlerle ekonomiye darbe vurduklarını ne zaman anlayacaklar merak ediyorum…
Son olarak da UBP’nin bir taraftan kendileri ile çelişkiye düştüklerini sandığımız bazı üst düzey yöneticileri görevden almaları-örneğin Din İşleri Dairesi Müdürü Sayın Dr.Yusuf Suiçmez’in görevden alınış biçimi ve ardından aralarında yaşanan polemikler- oldukça dikkat çekmekte ama esas vicdanları sızlatan ve “bu kadarı da yeter” artık dedirten, TÜK çalışanlarından 4 gencimizin geçtiğimiz gün işlerine son verilmesi ve yerlerine partizanca UBP’li diye nitelendirdikleri başka 4 genci işe alma durumudur ki bu ne insan sevgisine ne de içinde olduğumuz bu mübarek Ramazan ayında kendilerini “dini bütün” olarak yansıtan bazı bakanlara ve UBP hükümet yetkililerine yakışmamakta ve aslında onlar için varsa yoksa kendileri, partileri ve partilileri olduğunu bir kez daha kamuoyunun gözleri önüne sermektedir… İşte UBP işte Fark budur sevgili okurlarım…
Eskiden yani çocukken “bugün arife yarın bayram” diyerek coşku içerisinde karşılardık bayramlarımızı ancak özellikle bu yıl içerisine sürüklendiğimiz koşullardan dolayı bu duyguyu tadınca yaşayamıyoruz fakat yine de bayramı sevdiklerimizle bir arada geçirmek ve dayanışma içerisinde olmak en büyük temennimizdir. Halkımız bu günleri bu dayanışma ruhu içerisinde, birlik olarak ve ülkemiz insanlarının barış içerisinde yaşayacağı, ekonomik olarak üreterek kalkınacağı yarınları düşünerek mücadele edeceği ve gerek ülke insanlarımızın gerekse de ülkemizin normalize olacağı federal bir çözüm için umudunu kaybetmeyeceği şekilde yaşayacaktır inancımla tüm Müslüman insanların ve Müslüman vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını kutlarım…