“Süper Emekliler”in vay haline!..

Bilindiği gibi bozulan mali disiplini yeniden tesis edip bütçe açıklarını makul seviyelere çekmek ve yatırıma yöneltilecek kaynakları artırmak için bir sürü mali ve yapısal önlem hükümet tarafından alınmaktadır.

Bilindiği gibi bozulan mali disiplini yeniden tesis edip bütçe açıklarını makul seviyelere çekmek ve yatırıma yöneltilecek kaynakları artırmak için bir sürü mali ve yapısal önlem hükümet tarafından alınmaktadır. Bu tedbirler alınırken ise olabildiğince rasyonel davranılarak “sosyal adalet” ilkesine bağlı kalınmaktadır.

Yani çok kazanandan çok, az kazanandan az almayı hedefleyerek kamu maliyesi konseptine göre yatay ve dikey adaleti gözetmektedir. Bu çerçevede, hükümet emekliler için de aynı yaklaşımı sergileyerek neredeyse asgari ücretin (net) üç katı olan bir rakamı (3000 TL) vergiden veya kesintiden muaf tutmuştur. Bu paralelde, sosyal adalete uygun bir şekilde 3000’den fazla emeklilik alan insanımıza artan oranlı olarak kesinti uygulamayı hedeflemiştir. 3000 TL’den fazla emeklilik alan kişi sayısı ise 37000 emekliden sadece 7000’dir. Başka bir ifade ile geriye kalan 30000 kişi 3000 TL’nin altında maaş almaktadır. Aslında, sözkonusu 7000 kişi ya birden fazla emekli maaşı alıp 3000 TL sınırını aşan ya da üs düzey devlet makamların emekli olan kişilerden oluşmaktadır. Her ne kadar da üst düzey pozisyona gelmede nepotizm ve populizm etkili olsa dahi bizler bu makamlardan emekli olanları potansiyel ve normatif olarak aydın kişiler olarak görmekteyiz. Dolayısıyla, “süper emekli” pozisyonunda olan bu değerli kişilerin dünya uygulamaları ışığında hükümetin almış olduğu kararların gerekliliğini ortalama vatandaştan çok daha iyi anlamaları ve desteklemeleri beklenmektedir. Ancak, maalesef beklenenin aksine temel amacın mevcut alım güçlerinden taviz vermemek olduğu makyevalist bir yaklaşımla 3000–7000 TL arası maaş alan ve aile geçindirme yükümlülüğü olmayan bu kişiler, ajitasyon yaparak maaşlarından yapılacak cüzzi kesintiler sonrası neredeyse maf olacaklarını iddia etmektedirler. Bu durum karşısında söylenebilecek iki kelime “el insaf” olacaktır.

KKTC’de halen asgari ücret bin 237 TL olarak uygulanıyor. Yaklaşık 1000 TL net maaşla evin tüm masrafları yanında halk tabiriyle çoluk-çocuğun eğitim ve sağlık masraflarını da karşılamak için dövünen çalışan kesim varken bu masrafların neredeyse % 90’nından yoksun olup 3000 TL’den 7000 TL’ye kadar maaş alan ülkemizdeki süper emeklilere salık verilebilecek en önemli şey empati yapmalarıdır. Emeklilerden yapılacak kesintiler aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

KKTC’de 2010 Eylül Ayı İtibariyle Emeklilerin Vergilendirilme Tablosu
Brüt maaş (TL) Vergi (TL) Vergi Sonrası Emekli Maaşı
(TL)
2000 muaf 2000
2500 muaf 2500
3000 42 2958
3500 147 3353
4000 269 3731
4500 404 4096
5000 560 4440
6000 893 5107
Not: Çocuklu emeklilerin vergilendirilmeleri daha az olacak.

Yukarıda yapılan kesintiler sonrası süper emekliler ilaç masraflarını ve bakıcılarını ödeyemez duruma gelebileceklerini iddia etmektedirler. Tabii ki, Ülkemizde bilinen diğer gerçekler de vardır. Süper emeklilerin bakıcısı kadar emekli maaşı alan insanımız ve bakıcının maaşı kadar bir miktarla 4-5 kişilik bir ailenin tüm masraflarını karşılamak için dövünen aile reisleri de bulunmaktadır. Durum böyle iken, reel sektörün rekabet edebilirliğini olumsuz etkileyecek gerekçesiyle bin 237 TL olan asgari ücretin günümüz itibariyle artırılması dahi düşünülmemektedir.

Netice itibariyle, kesinti sonrası dahi asgari ücretliden ve İngiltere’deki emekli maaşlarından dahi 3-5 kat fazla alacak olan ülkemizdeki süper emeklilere uzun ömürler ve mutluluklar diliyorum.

Bu haber 440 defa okunmuştur

:

:

:

: