I-phone maceram

Sonunda ben de IPhone’uma kavuştum. Sakın aylarca bekleyip, cep telefonlarının en şah’ı diye tanıtılan son modele sahip olduğumu sanmayın.
Sonunda ben de IPhone’uma kavuştum.
Sakın aylarca bekleyip, cep telefonlarının en şah’ı diye tanıtılan son modele sahip olduğumu sanmayın. Sonunda binden fazla telefon numaram eski mobil yani sizin dilinizle cep telefonumdan, IPhone’uma geçebildi. Bu yazın büyük çılgınlığı temmuz sonunda İngiltere ve tüm dünyada satışa çıkan en son model Apple’ın cep telefonu IPhone’lar oldu. IPhone 4 bu son modelin adı. Ve ben bu telefonun satışa çıktığı ilk gün Londra’da, Apple Mağazasının Regent Street’deki mağazasının bulunduğu yere gitme şansızlığını yaşadım. Aman tanrım, o ne kuyruk, o ne kargaşaydı. Yüzlerce insan ve çoğu uzak doğulu. Polis kuyruktakilerle sohbet ediyor. İnsanlar sohbet sırasında arkadaşlıklar kuruyor, telefon numaraları, adres değiş tokuş ediyordu. Apple’cılar, kuyruktakileri mutlu etmek için, allah için ellerinden geleni yapıyordu. Hava sıcaktı ve herkese su dağıtılıyordu. Ayrıca şekerler, bisküviler. Satışa çıkan cep telefonu, söylendiğine göre her şeyi “yeniden” değiştirecek özelliklere sahip, son model bir aygıttı. Teknolojiden pek anladığımı söyleyemem. Bugüne kadar hemen hemen hep işimi görecek, basit fazla karışık olmayan telefonları tercih ettim… Ta ki artık benim telefonlarım demode olup, işlerini tam yapamayana kadar. Yeni telefonları öğrenmek bir yana, bir telefondan diğerine numaraları, kontakları aktarmak bile benim için büyük işti. Yıllar içinde yüzlerle başlayan kontaklarım, binlerceyi bulmuştu. Tatile gitmeden önce bağlı olduğum telefon şebekemden bir satıcı, ısrarla arayıp, yeni telefon alma zamanı geldiğini, bana piyasanın en son modeli IPhone-4’ü satmak istediğini söyledi. Evet dokunmatik telefonları duymuştum, isterdim ama. Tatile gidecektim, onu öğrenecek zamanım olmayacaktı. Satış elemanlarını bilirsiniz.. Nuh der, peygamber demezler. Üç gün üst üste, atlatmama rağmen arayıp, beni sonunda ikna etmeyi başardı. Tabi kontratsız 480, kontratlı ise en ucuzundan 120 sterline satılan telefonu, ücretsiz verirse alacağımı söyleyince işler değişiverdi. Sonunda satıcıyı ben ikna etmiş, beni yeni bir telefon almaya, tek bu şartla inandırabileceğini söylemiştim. Yılların müşterisiydim. Bir sürü hattımız vardı ve avuç dolusu para ödüyorduk. Sonunda adam pes etti, ben de bedava aldığım yeni telefonumu göremeden tatile gittim. Eski telefonumu kullanmayı nede olsa biliyordum. Kullanmaktan öte, tüm telefonlar, özel numaralar burada yazılıydı.
Tatil dönüşü koşturmaca derken, herkesin dört gözle kapılarda kuyruk olup, almayı beklediği telefonumu ancak geçen hafta açabildim. Minicik bir kutu, içinde bir charger, bir USB kablosu ve incecik , şık bir telefon.. O bana bakıyor, ben ona. Ne kullanma katalogu var, ne de CD.. Diğerleri gibi değil.. Kızım telefonun pilini charge etti. Ve ilk fırsatta Hampstead’deki şebekemin bulunduğu telefon firmasının yolunu tuttum.
Ve benim IPHone maceram da böyle başladı. Önce telefonu aktive etmem gerekti. Ancak aksilik ya, benim ve eşimin cep telefonlarının aynı sim karta bağlı olduğu ortaya çıktı. Bu arada eşimi arayanlar, benim telefonuma bağlanıyor. Beni arayanlara ise telefonumun kapalı olduğu mesajı çıkıyordu. Telefon mağazasındakiler çıldırmak üzereydi.. Benim daha IPhone’u öğrenmem şöyle dursun, eski telefonumun sim kartı da iptal edilmişti.. Sim kartdaki aksaklık düzeltilmiş, ancak benim yeni telefonu kullanmam için binlerce kontağımın aktarılması tam bir cehennem azabı olmuştu.
İlk gün, yardımcı genç eski usul ilk 250 numarayı sim karta kopya edip, Iphone’a taşıdı.. Ancak bulunduğum dükkan, Sirkeci’den beterdi. Biri giriyor, üçü çıkıyor.. Dükkanda çalışan iki kişi kime bakacağını şaşırıyordu..Eskisini kullanayım desem, sim iptal edilmişti.. İPhone’un sim kartı, normal, bildiğinizin telefonların yarısı kadar, minicik bir şey.. Başka bir kartla çalışması olanaksız. Bugün git, yarın gel deyip, beni kibarca ertesi güne gelmem konusunda ikna ettiler…Biz bu arada çalışanlarla ahbaplığı ilerletmiş, çay-kahve ile sohbetimizi pekiştirmiştik. Bu işin yarını da vardı..
Ertesi gün bu kez laptop’umla dükkândaydım. Eskideki telefonlar bilgisayarıma nakledilecek, oradan da iphone’a transfer edilecekti.. Edilecekti de. Keşke her şey böylesine kolay olsaydı. Ne zormuş, bir sistemden diğerine telefon nakletmek. Sonra da iphone’a. Dükkanda çalışan iki kişiyle bu arada dostluğu daha da ilerletmiştim.. Gelen müşteriler tezgâh arkasında beni görünce çalışan zannedip, benimle konuşmaya başlamıştı. Kahve sohbetlerimiz de koyulaşıyordu.. İkinci günün sonunda bu sefer 3 saatimiz geride kalıyordu.. Ancak ilk gün tek tek elle geçirilen numaralardan başka bir tek numara yeni telefona kaydolmamıştı. İki gün, üçer saatten 6 saat bir yerde boşa gidiyordu. Telefon firmasının merkezindekilerin verdiği akıl, bilgisayarcıları bile delirtecek cinstendi. Ve hiçbir şekilde yol gösterici değildi. Artık işimiz Google’da, Nokia97’den İPhone-4’e kontak nasıl transfer edilir sorusunun yanıtlarına kalmıştı. Yüzbinlerce yanıt vardı. Ancak ne benim, ne çalışanların hem vakti, hem sabrı yoktu. Üçüncü gün elimde lap top yine Hampstead’in yolunu tuttum. Bugün son gündü.. Kendimce öyle karar vermiştim. Hem daha üst pozisyondaki kişi, bana hemen yapabileceğini söylemişti. Ah keşke öyle olsaydı. Sil baştan, ne google’u kaldı, ne bluetooth’u, ne itune’u, inatla telefonlar, iphone 4 ‘e gitmek istemiyordu. Bilen varsa, bu işin kolayca, anlaşılır şekilde nasıl yapıldığını lütfen yazsın.Üçüncü günün, 4’üncü saatine girerken, üst düzeydeki menecer, tüm müşterileri bırakıp, benim kontaklarımı tek tek kopya edip, iphone’a geçiriyordu.. Ne benim bağlı olduğum şebeke, ne müşteri hizmetleri teknik destek bölümü sorunumuza çare bulamamıştı. Üç günde toplam 10 saatlik süre, sayısız çay-kahve, bir sürü park parasından sonra binden fazla numaram eski usul elle yeni telefonuma kaydolabiliyordu. Evet, telefonu ne kuyruğa girip almış, ne de avuç dolusu para ödemiştim. Ancak en basit işlemi çözememiştik. Ve sanki herkesin almak için birbirini çiğnediği telefonu kolayca almanın bedelini ödüyordum. Evet, şimdi sıra dokunmatik bu telefonun marifetlerini öğrenmede. Siz siz olun, her telefonu eski usul bir yere kaydedin. Ne olur ne olmaz. Bir de İphone’a, bir başka cep telefonundan numaralar kolayca nasıl aktarılır, biliyorsanız bizimle paylaşın. Şimdilik bye bye.. Yeni telefonum çalıyor. Kaçırmayayım.
Bu haber 770 defa okunmuştur

:

:

:

: