KKTC’ye sürülmüş iki leke

Şu veya bu şekilde KKTC’nin en dinamik sektörüne, üniversitelerimize bir leke sürülmüştür. İddia, malumunuz para karşılığı diploma. Bu konu Türkiye basınında günlerdir çarşaf, çarşaf sayfa, sayfa işleniyor.
Şu veya bu şekilde KKTC’nin en dinamik sektörüne, üniversitelerimize bir leke sürülmüştür. İddia, malumunuz para karşılığı diploma. Bu konu Türkiye basınında günlerdir çarşaf, çarşaf sayfa, sayfa işleniyor. Hem Türkiye’de hem de KKTC de birçok görüş ve yorum, konuya farklı yaklaşımlar getiriyor. Olaya benim bakış açımsa şu yöndedir. Eğer ki ortada bir iddia varsa belgesi de olmalıdır. Yine eğer bir iddia varsa mutlaka araştırılmalıdır. Hiçbir olay kendiliğinden çözülmez, elde olan verilerle olayların üstüne gideceksiniz. Bu mutlaka bir şey olduğundan değil, olmadığını ispatlamak için yapmanız gerekendir. Bu konu hepimizin saygınlığı, hepimizin imajıdır. Öncelikle iddianın kaynağına yani önemine ve saygınlığına bakalım. Bu memlekette yaşayan bir avuç insan için söylenmedik. Yazılıp çizilmedik şey kalmadı. Ama biz her eleştirinin her uyarının hakkını verip ilk önce kendi hatalarımız var mı? Yok mu? Onu sorgulayalım. Zaman zaman üniversitelerimizle ilgili çeşitli iddialar var. Hemen bu noktada kendime ait bir yaklaşımı seslendirecek olursam; Eğitimin bu denli maddiyata bağlanması beni rahatsız ediyor. Belki bu durum normal ve dünyanın her yerinde var. Ama bu konuyu sektörleşme anlamda değil de öncelikle eğitimde kalite anlamında tartışsak ve bu zeminde bir yapı oluştursak, üniversitelerimiz ücretleri ile değil eğitim anlamında kalite ile gündeme gelse bence kazancımız daha fazla olur. Şimdi iddia ile ilgili açıklama şu; “Sahte diploma ile odamıza kayıt yaptıran şahısların hepsinin ortak özelliği ellerindeki diplomanın, Kıbrıs’ta bulunan üniversitelere ait olmasıdır. Bunlardan bir kısmının söz konusu üniversitelere kayıt yaptırdığını ancak eğitimini tamamlamadan ayrılmış olduğu, bir kısmının ise hiç kayıt yaptırmadığı görülmektedir. Söz konusu 30 kişinin Kıbrıs ile bağlantılı olması düşündürücü ve yetkili makamlarca özellikle araştırılması gereken bir husustur. Şahısların, Kıbrıs’ta bulunan üniversitelerden diploma satın alınmasını mutat bir uygulamaymış gibi yansıtması bu üniversitelerin eğitim vermekten çok, ticari birer kuruma dönüştüklerinin bir göstergesidir. Bu konudaki endişemizi şahısların savcılık soruşturmasında verdikleri ifadelerle de desteklemektedir”. Üniversitelerin ek kontenjan kaydı kabul ettiği dönemde, bu iddiayı ortaya atan ve bu tartışmanın fitilini ateşleyen sıradan bir kurum değil. Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği. Fakat birliğin, Kıbrıs’taki üniversitelerle ilgili iddiasını sahte diploma ve ifadelere dayandırması düşündürücü. Tabi ki 30 ayrı kişinin ayni şeyleri söylemsi ve ayni isimleri telaffuz etmesi de ayrı bir nokta. Bana göre daha elle tutulur, ön yargısız ve ilk önce ilgili kurumlarla işbirliğine gidilmiş olsa idi istenilen sonuç daha sağlıklı bir şekilde elde edilebilirdi. Bu noktada akıllara takılan nokta şu; Bu kurum, KKTC’deki üniversiteleri karalayarak ne kazanacak. KKTC’deki üniversiteleri tercih eden, Türkiyeli öğrenci sayısı patlamam mı yaptı. Okulların önünde kayıt kuyrukları mı oluştu. Yanlış anlaşılmasın bu iddiayı illaki desteklemiyorum. Ama bu üzerinde durulması gereken, derhal araştırılması gereken bir iddiadır. Bunun bedeli ileriki dönemlerde daha acı olacaktır. Ve söz konusu üniversitelerin sessizliklerini bozmaları artık elzemdir. KKTC ile ilgili bir başka iddia daha son günlerde gündemde. Türkiye de yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı yani kamuoyunda bilindiği adıyla, KPSS ile ilgili yolsuzluk araştırmaları yapılırken bir başka olayın daha izine rastlandı. Olay yine KKTC ile ilgili. Ama KKTC kullanılarak yapıldığı iddia edilen bir vurgun olayı bu. KKTC de yapılan ÖSS sınavı gelirlerinin ilgili kurum, ÖSYM bütçesine aktarılmadığı tespit edilmiş ve Sayıştay denetçileri harekete geçmiş. ÖSYM de görevli üst düzey bürokratların ayrı bir hesapta toplanan sınav ve harç paraları ile KKTC de mülk alıp tatil yaptıkları iddiaları var. Bu iddialar şu an araştırma aşamasında, yani ispatlanmış bir şey yok. Ateş olmayan yerden duman çıkamaz deyimi tam bu olaya göre. Gerçekten insanın aklı almıyor. Bu küçücük memleket kimlere neler sağlıyor. Bu nasıl bir kaynaktır ki bir şekilde tükenmiyor. Demek ki bu ülkede yaşamanın kurallarını bizden başka herkes biliyor.
Bu haber 752 defa okunmuştur

:

:

:

: