Tek mesai Mayıs 2011’de

KKTC’de artık deniz bitti. Hatta artık karaya vurmuş durumdayız. Siyasilerin dolayısı ile devletin yarattığı kamu düzeni, şimdi kendi kendisi ile çelişiyor.
KKTC’de artık deniz bitti. Hatta artık karaya vurmuş durumdayız. Siyasilerin
dolayısı ile devletin yarattığı kamu düzeni, şimdi kendi kendisi ile çelişiyor. Özel
sektör kendi haline kendi ektiğini biçerken, büyük patronlar asgari ücretin
artmasını, yanında çalıştırdıkları insanların kaderlerini tamamen kendi ellerinde
tutmak için sendikal örgütlenmeyi istemezken, her zaman göz önünde olan kamu
çalışanları yani moda deyimle “MEMUR” suçlu sandalyesinde. Herkes onların,
maaşlarını, sendikalarını, çalışma saatlerini tartışıyor. Sanki kamu çalışanlarına
zaman içerisinde tanınan ve “Kazanılmışı haklar” kapsamına giren haklar havadan
geldi. Bu hakları bu insanlara bu devlet vermedi m?. Düzenleme yapılsın, yenilenme
yapılsın, bu devletin ve kamu verimliliğinin sağlanması için bir gerekliliktir. Ama
bu insanları herkesin gözünde küçük düşürmek, özel sektör çalışanı devlet çalışanı
diye bir ayırım yaratmak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Ülke ekonomisinin büyümesi, devletin ekonomik faaliyetlerdeki yükünün azalması için
özel sektörün büyümesi ve verimliliğinin artırılması gerek. Bunun için en başta
devlet, özel sektörle rekabet halinde olmamalı. Bu konu her zaman için üzerinde
durduğum bir durumdur. Şimdi bu nasıl olacak, öncelikle özel sektörün, konu hiç fark
etmez hangi alanda hizmet veriyorsa versin, önü açılmalı. Bu sözde kalmamalı. Yerli
istihdam teşvik edilmeli, kaçak iş gücü önlenmeli. Buların gerçekleşmesi için
öncelikle yardımcı olacaksınız, gerekli kolaylıkları sağlayacaksınız. Daha sonrada
denetleyeceksiniz. Denetleme mekanizmasının çalışması hatır gönül ilişkileri
çerçevesinde takılıp kalırsa kaybeden devlet kasası ve sonuçta toplum olur. Eşit
vergi yükü, çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınması mantığı gerçek
anlamda hayata geçirilmezse bu adaletsizlik kavramının güçlenmesine sebep olur.
Geçtiğimiz cuma günü sizlere ulaşan “İki seçeneğimiz kaldı” başlıklı yazımda
Lefkoşa ve Haspolat sanayi bölgelerinde esnafla yaptığım sohbet konuşmalarından bir kısmını sizlere aktarmıştım. Ama inanın bu aktardığım konuların dahası var ki sayfalara sığmaz.

Yirmi beş yıldır matbaacılık sektöründe çalışan bir esnaf, ülkedeki vergi
adaletsizliğine dikkat çekerek şöyle diyor “Araştırdım, benim bir yılda devlete
ödediğimi verginin yarısını dahi ödemeyen büyük oteller var”. Bu benim iddiam
değil. Ama bu insanların yerleri ve sıkıntıları bellidir. Ve ulaşmak da zor değil.

KKTC hükümeti ile Türkiye hükümeti arasında imzalanan ve sadece KKTC’nin kamu
sektörüne yönelik, değişiklikleri içeren protokol gereği, kamu çalışanlarından ve
emeklilerden vergi kesilmesi uygulamasına bu ay başlandı. Böylesi zor bir dönemde bu uygulamalara tabi ki olumsuz tepkiler var. Kimse cebine giren paradan, mutfağına
giren aştan mahrum olmak istemez. Hiç kimse kendisine yasalar ve emeği karşılığında verilen hakların bir anda geriye götürülmesini kabul edemez. Ama iş bununla
bitmemeli bu ülkede yaşayan, bu ülkede okuyan, bu ülkenin hastanesinde tedavi olan, bu ülkede ekmek parası kazanan herkes, bu ülke için elini taşın altına koymalı. Eğer ki amaç, devletin ve ülkenin ileriye dönük devamlılığını sağlamaksa tabi, yok sadece günü kurtarmak ve Türkiye hükümetine iyi görünmek bu noktada amaç ise hep göz önünde olan kamu çalışanlarının ve emeklilerin haklarını kısıtlarsınız ve işin kolayına kaçarsınız. 5 Kasım 2009 tarihinde imzalanan KKTC ve Türkiye hükümetleri arasındaki protokolde sadece mali konular yok. En fazla tartışılan “Yaz mesaisi” uygulaması da kaldırılması gündemde olan uygulamalardan biri. Bilindiği gibi, KKTC de kamu çalışanları mayıs ayının ilk haftası başlayan ve ekim ayının ilk haftası sona eren yaz mesaisi çerçevesinde haftada 35 saat çalışıyor. Bu sistemin değiştirilerek tek
mesaiye geçilmesi için hükümet bir karar aldı. Fakat uygulama yapılması gereken kış
mesaisinin ilk günü, yani bu gün, bu uygulama yasal düzenleme yapılamadığı için
uygulanamıyor. Konu ile ilgili yapılan açıklama bu yönde. Tek mesainin uygulanma
tarihi şimdilik kasım ayı olarak açıklandı. Bu gün itibarı ile başlanacak olan ve
yedi ay sürecek kış mesaisi uygulamasının kaldırılarak, daha fazla olan çalışma
saatinin, tek mesai uygulamasına göre azaltılması bana göre biraz zor. Bu
uygulamanın, normal durumda yaz mesaisinin başlama tarihi olan mayıs 2011’de olması daha ağır basan bir olasılıktır. Bu düşüncelerimin ne kadarının haklı ne kadarının haksız olduğu ileriki dönemlerde daha net ortaya çıkacak.
Bu haber 635 defa okunmuştur

:

:

:

: