Kıbrıs Rum yönetimi 50. yılını kutladı

Yıl 1960 Kıbrıs’ta uzun yıllar süren çatışma ve savaşlardan sonra Londra’da Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında Kıbrıs Türk ve Rumlardan oluşan yeni bir ortaklık devleti kuruldu.
Yıl 1960 Kıbrıs’ta uzun yıllar süren çatışma ve savaşlardan sonra Londra’da Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında Kıbrıs Türk ve Rumlardan oluşan yeni bir ortaklık devleti kuruldu. Üç yıl gibi kısa bir zaman da son buldu, Rum siyasi yöneticileri başta Makarios olmak üzere Türk toplumunu temsil eden yöneticileri özellikle meclisten kovdu. Bu günlerde KC kuruluşunu haksızca kutlayan Rum tarafı yine farklı mesajlar veriyor. Geçen hafta izlediğim siyasi tartışma programında 1960’lı yıllar da KC meclisinde vekil görevini ifa eden Hacı Dimitriadis o yıllara ilişkin çok ilginç tarihi gerçekleri söyledi.

1967 yılında bir gurup Kıbrıslı Türk milletvekili KC meclisine geri dönmek istedi ancak biz izin vermedik. Hatta o dönemde Türk vekillerin Denktaş-Küçük gurupları olarak bölünmüş olduğunu ifade etti ve meclise görevlerine dönmek isteyenlerin Dr. Küçük gurubu olduğunu da ifade etti, netice izin verilmedi.

Gerekçeleri de bu vekillerimiz o zaman ki Avrupa Parlamentosun da konuşma ve temsil hakkı elde edecekler ve bu hakkı Türkiye lehine AP konuşma ve gündeme taşıma ile” bize (Rumlara) zarar verecekleri için biz onları meclise kabul etmedik” ve böylece Türk toplumunun haklarını ortak KC meclisinde savunma hakkı da ortadan kalktı.
Buradaki gerçek beni bu günde çok düşündürüyor çünkü bu zamanda 1960 anayasasına göre KC deki sandalye hakkımızı talep edelim oraya geri dönelim diyen KKTC siyasetçileri ve sivil toplum örgütleri var demek ki gerçekleri görmekten rahatsız olanlar var tarih gerçeklerle doğrulanır ve yazılır işte eski Rum vekilde bu gerçeği vurguladı.

Aslında Rum yöneticileri bizleri KC tinde hiç ortak olarak görmediler benimsemediler tarih bu örneklerle doludur. Hristofyas konuşmasında da KC’nin varlığının güçlü olmasından bahsetti ve Kıbrıs Türk’lerine federasyon temelinde KC ne katılmaları yönünde mesaj verdi bu model herhalde bizim beklentilerimizi giderecek bir model olmasa gerek çünkü bizler iki yeni devletin oluşturacağı yeni bir ortaklıktan yana bir görüş savunuyoruz, neticede iki taraf temelde ciddi farklı görüşlere sahip. En çarpıcı Dışişleri eski bakanlarından Nikos Rolandis oldu biz hiçbir zaman Türk’leri ortak olarak görmedik ve samimi olarak ta anlaşma istemedik bunu inkar edemeyiz bu gün geldiğimiz noktada ya anlaşmaya ciddiyetle yaklaşır anlaşma yaparız yada Kıbrıs’ın kalıcı bölünmesini onaylarız.

Kiliridis döneminin hükümet sözcüsü Mihayil Papabetru da esas anlaşma istemeyen taraf biz olurduk ancak ret cephesi olan Denktaş’ın arkasına gizlenirdik ve kendimizi kandırırdık, bu gün paravan çekildi ve dünya bizim anlaşma istemediğimizi anlamaya başladı, yapmamız Derviş Eroğlu’nun sunduğu mülkiyetle ilgili önerilerini iyi değerlendirip fırsatı kaçırmadan bir anlaşmaya varmak en akıllıca siyaset olacak.

Rum siyasetçileri özetle bu görüşleri savunuyorlar, ancak Rum halkı farklı düşünüyor. Son günlerde yapılan bir ankette Rum hükümetinin Kıbrıs politikası soruldu cevaplar çarpıcı

AKEL % 20 destekler
DİSİ % 17 “
HALKIN % 63 ‘Ü cevap vermedi

Halkın ne düşündüğü ortaya çıkmıyor mu değerli okurlar başımızı ellerimizi arasına koyalım ve iyi düşünelim doğru çözüm için gelecek nesillere borçluyuz kalıcı barış Türk ve Rum halklarının hakkı.
Bu haber 369 defa okunmuştur

:

:

:

: